rümeysa

rümeysa
@espritetmoi
Eskiden bir yıldızmış. Göğünü yitirmiş.
“Sevgi, edilgin bir duygu değildir; sevgi, bir şeyin içinde kaybolmak değildir. Sevgi, etkin bir uğraştır; sevgi, ‘bir şeyin içinde olmak’ değil, ‘bir şeyin içinde gelişmektir’.” Güzellik, onu görebilen gözlere muhtaçtır. Bir şeyin güzel olup olmadığı, yalnızca onun doğasında mı saklıdır, yoksa onu görenin bakışında mı? İşte asıl soru bu. Ben diyorum ki, güzel gördüğüm için güzeldir. Çünkü görmek, yalnızca gözle değil, ruhla olur. Dünyada nice çiçek açar, nice melodi yankılanır, nice sanat eseri sergilenir ama onu görecek, duyacak, hissedecek biri yoksa, güzellik yalnızca bir ihtimal olarak kalır. Erich Fromm, sevgiyi bir sanat olarak ele alırken, onun edilgen bir duygu değil, bilinçli bir eylem olduğunu söyler. İnsan sevdiği için sever, sevginin nesnesi onu hak ettiği için değil. O halde, güzellik de aynı şekilde işlemiyor mu? Ben bir manzaraya baktığımda, bir insanın gözlerine daldığımda, bir melodiyi dinlediğimde ona güzelliğini veren şey, onun özünden çok, benim onu nasıl gördüğüm olabilir mi? Eğer güzel olduğu için güzel deseydim, güzelliği benim dışımda, değişmez ve mutlak bir şey olarak kabul etmiş olurdum. Oysa ki, güzellik bana dokunduğu ölçüde vardır. Bu yüzden, ben güzel gördüğüm için güzeldir. Tıpkı sevginin, sevmeyi bilenin ellerinde anlam kazanması gibi… #k:414187
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Onur Özdemir/ Kurtlu Kuyu
Kurtlu Kuyu, yalnızca bir şarkı değil, aynı zamanda bir yüzleşme. Kaçtığımız, gözümüzü kapattığımız o karanlık gerçeklikle yüzleşme cesareti… Ve belki de bu yüzden, ne kadar huzursuz edici olursa olsun, tekrar tekrar dinlemek istiyorum. Çünkü bazen karanlıkta kalmış seslere kulak vermek, onları unutulmaya terk etmemek gerekir.
“Yalnız, benim omuzlarımın bunca ağır bir yükü kaldıracak kadar geniş olmadığını vurgulamam gerek.”
Düşündüklerimiz ve yaptıklarımızın kapsamı fark edemediklerimizle sınırlıdır. Ve fark edemediğimizi fark etmediğimiz için fark edemememizin düşünce ve eylemlerimizi nasıl şekillendirdiğini fark edene kadar değiştirebileceğimiz çok az şey vardır.
"... yalnızlıkta, insanların ve nesnelerin dünyasına açık olunur, hatta başkalarıyla ilişki içinde olma arzusu ve özlemi de vardır; bunun karşı savı olan tecrit, daha iyi bir tabirle, insanın kendi içine kapanma, dünyadan ve dünyadaki aşkınlıktan elini ayağını çekme haki olan olumsuz yalnızlıktır..."