Düşündüklerimiz ve yaptıklarımızın kapsamı fark edemediklerimizle sınırlıdır.
Ve fark edemediğimizi
fark etmediğimiz için
fark edemememizin
düşünce ve eylemlerimizi nasıl şekillendirdiğini
fark edene kadar
değiştirebileceğimiz
çok az şey vardır.
"... yalnızlıkta, insanların ve nesnelerin dünyasına açık olunur, hatta başkalarıyla ilişki içinde olma arzusu ve özlemi de vardır; bunun karşı savı olan tecrit, daha iyi bir tabirle, insanın kendi içine kapanma, dünyadan ve dünyadaki aşkınlıktan elini ayağını çekme haki olan olumsuz yalnızlıktır..."
“Bilince çıkarmadığımız şey hayatta kader olarak karşımıza çıkar” sözü aslında insanın kendini tanımasıyla ilgili derin bir gerçeği anlatıyor. Bastırdığımız duygular, yüzleşmekten kaçtığımız korkular ya da farkında olmadan içimizde taşıdığımız inançlar, hayatımızda dönüp dolaşıp
tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Sanki bilinçaltımız, bizi bu konularla yüzleşmeye zorlamak için hayatımızı şekillendiriyor gibi. Yani bazen “neden hep aynı şeyleri yaşıyorum?” diye düşünüyorsak, belki de cevap içimizde saklıdır.
Gölgeyle Buluşma
Yıllardır içimde yankılanan bir ses vardı, ama hep susturdum. Görmezden gelmek daha kolaydı belki de. Kendi içimde açmaya cesaret edemediğim kapılar, yüzleşmekten kaçındığım odalar vardı. Meğer bunlar benim gölgemmiş…
Carl Gustav Jung’un “gölge” kavramı üzerine inşa edilen Gölgeyle Buluşma, insanın en çok kaçtığı, en derine gömdüğü yanlarıyla yüzleşmesi gerektiğini hatırlatan bir kitap. Farklı Jungiyen terapistlerin makalelerinden oluşan bu eser, insanın bilinçdışındaki karanlık dehlizlere bir yolculuk niteliğinde. Çünkü gölge, sadece korkularımız, öfkelerimiz ya da bastırdığımız arzularımız değil; aynı zamanda potansiyelimizin de bir parçası. Ne kadar bastırırsak, o kadar güçlenerek geri döner. İşte bu yüzden onunla yüzleşmek, onu kabul etmek gerekiyor.
Okudukça, gölgemin izini sürdüğümü fark ettim. O karanlık koridorlarda yürürken artık korkmuyorum. Çünkü belki de en çok kaçtığımız şey, en büyük gücümüzdür. (korkuyorum ve hayatım boyunca bu ikilem arasında yaşayacağım)
Eğer kendinizle derin bir yüzleşmeye hazırsanız, bu kitap sadece bir metin değil, bir rehber olacak. Çünkü insan, belki de en çok karanlığında kendini keşfeder.