Buralara gelmekte kişisel amaçları ne olursa olsun onların hayranlık duyulacak bir yanları vardı. Kendini bir amaca adamak, onun gerçekleşebilmesi için sıkıntı ve zorlukları göze alıp, güleryüzle katlanmak tüm gerçek yurtseverlerin temel niteliği olmak gerekirdi. Yurt ve milletseverliği, sözlü kasideler dizip haykırmaktan öteye götüremeyenlerin tutumu karşısında başka ne söylenebilir? Yurtseverliği, onun taşını, toprağını evinin bahçesi gibi benimseyip, donatıp bakacak, olduğundan daha görkemli ve verimli duruma getirmek için güç ve yeteneklerini harcamaktan kaçınmayan bir aydın kuşağı yetiştirmeyi başardığımız zaman uygarlığın gerçek yolunu bulmuş olacağımıza inanıyorum.