Esra

10/10
·132 syf.·
Beğendi
·
2022 5. kitabı
Elime ilk kez alıp da içindekiler kısmında şiirlerin isimlerini görünce çok şaşırmıştım. Bu şiirler kime yazıldıysa o kişinin dedelerinden arkadaşlarına, uyuduğu beşikten atladığı eşiğe kadar kendisiyle bağı olan birçok kişi ve eşyaya seslenişlerden alıyor şiirler adlarını. Sevginin farklı bir boyutunu gördüm okurken ve elbette yine merak ettim nasıl bir ruh hâliyle böylesine dizelerin yazıldığını. Nurullah Genç'in kalemiyle kelimeler ona özgü bir ahenkle şekilleniyor, bu kitapta da bunu açıkça görmek mümkün. Değeri bilinmesi gereken bir şair, herkesin en az bir şiirini bilmesini isterdim.
Şiir
Hüznün Lalesidir DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20161,067 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·247 syf.·
Beğendi
·
2020 20. kitabı
“Her aya bir Jane Austen kitabı” etkinliğimde kasım için Northanger Manastırı’nı seçtim. Yine ne ara başlayıp bitirdiğimi anlamadığım bir okuma oldu. Hem sakin, tatlı hem de belli bir merak uyandırıp yer yer gerilim yaratan bir havası var. Romanda bizi karşılayan başkarakterler ise ne birbirlerine karşı olumsuz duygu ve düşünceler içerisindeler ne de ilgisizlikten sonra büyük bir duygunun içerisine giriyorlar. Başından sonuna kadar sevgi ve ilgiyle birbirine çekilen iki insan… Kavga, gürültü, nefret yok. Bu yüzden sayfalar ilerledikçe insanın huzur bulabileceği bir roman. Başkarakterimiz Catherine, çocukluğunda ailesinin beklentisini karşılayamasa da büyüdükçe daha bir hanımefendi olmaya başlayan bir genç kız. Öyle saf, iyi kalpli ki… Roman okumaktan zevk alıyor ve okudukları onu; kendi hayatında da macera, gizem kovalamaya sürüklüyor. Kalabalık ve iyi huylu ailesiyle yaşadığı küçük yerden, tandıklarının eşliğinde büyük bir yere götürülmesiyle başlıyor macerası. Mr. Tilney’nin dahil olması olaylara renk katıyor. Catherine’e karşı tutumu, onunla sohbetleri çok hoş. Tüm meziyetlerinin üzerine bir de -“bazılarının” aksine- erkeklerin de roman okuyabileceğini ve hatta iyi romanlardan zevk alması gerektiğini düşünmesi eklenince gözümde değeri iyice arttı. Eğlenceli ve ince bir karakter. Yazar, bu eserinde de şaşırtmacalara yer veriyor. Bunlardan öğrendim ki kişilerin kendi karakterleri, duyguları ve ilkelerine dair insanlara gösterdikleri pekâlâ yanıltıcı ve sahte olabilir. Kimi davranışlarının oluşturduğu çelişkiyle kendini ele verirken kimi gerçekte olduğu kişiyi saklayabilir. Dikkat etmek gerek. Bu güzel kitabı Jane Austen okumayı seviyorsanız tavsiye ederim, keyifli okumalar. •Bunu eklemeden edemeyeceğim, okurken karşılacağınız bir karakter var ki ne dese, ne yapsa
Edebiyat
Northanger ManastırıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,732 okunma
9/10
·153 syf.·
Beğendi
·
2020 19. kitabı
Bu kitabı “kafamı zonklatan kitap” olarak anımsayacağım çünkü daha önce zihnimi böyle harekete geçiren bir eser okuduğumu hatırlamıyorum. Mola verip biraz dinlenerek okumak benim için akllıca bir seçim oldu; aksi hâlde, anlatılanları kavrayamayabilirdim. Virginia Woolf’un değindiği dönemlerin üzerinden epey zaman geçti. O zamanlar, dünya batıda kadınlar için öyle karanlıkmış ki... Bu konu bana ütopik gelse de uzun süre kadınlar, edebiyat ışığına güç katarak kendi içlerini de aydınlatmaktan mahrum bırakılmışlar. Aslında hâlâ bunun için çabalayan insanlar var ve yüzyıllar aşılsa da dar görüşlülük varlığını sürdürebiliyor. Çok üzücü... Avrupa’da kadının; kocasının malı olarak görülmesi, onun için eğitimin söz konusu olmaması, edebiyat ve sanata konu edilip içlerinde yer almaması hiç adil değil. Öyle bir zihniyet ki yazsa ortaya koyabileceği çok şeyi olan kadınları bile ele geçirmiş ve “kadının yazması” delilik seviyesinde bir eylemmiş gibi görülmüş. Dolayısıyla edebî ürün veren çok az kadın yazar var geçmişte. Maddi bağımlılık, evdeki sorumluluklar, çocuk büyütme derken kadına yüklenen yüklerin üzerine bir de dünyanın onu alaya alması ve değersizleştirmesi ekleniyor. Bu yüzden Virginia Woolf bize, “kendimize ait bir oda” edinmek ve maddi bağımsızlığımızı elde etmemiz için sesleniyor. Bu çağrıya kulak vermeli. Okurken üç ay önce tanıştığım Jane Austen ve Charlotte Brontë’ye yer verilmesi beni hoşnut etti. Çünkü henüz tanışmadığım birçok yazarın da bahsi geçiyordu ve bu iki yazara denk gelmek; kalabalık, yabancı bir ortamda tanıdık yüzler görmek gibiydi. Bu kitabı ilerleyen zamanlarda tekrar ve daha iyi anlayarak okumak istiyorum. Tabii önce bahsi geçen yazarları daha iyi tanımalıyım.
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İndigo Kitap · 201748,3bin okunma
9/10
·321 syf.·
Beğendi
·
2023 3. kitabı
Küçük Kadınlar; dilinin akıcılığı, karakterleri ve onların bulunduğu sıcak ortamın hissettirdikleriyle kendini çabucak okutturan bir eser. Sona erdiğinde ise bende bir eksiklik hissi uyandırdı, sonradan öğrendim ki bunun nedeni Louisa May Alcott’un “İyi Hanımlar” diye bu kitabın devam niteliğinde bir kitabının daha olması. Belki bir gün onu da okumayı düşünürüm. Amerikan İç Savaşı’nda görev yapan babalarının yokluğunda kendilerince yaşayıp giden dört kızı ve annelerini anlatan kitap, bana kendimi o kardeşlerden biriymişim gibi hissettirdi yaşadıkları anlatılırken. Evin iki büyük kızının işten ve bir diğerinin ise okuldan kalan zamanıyla yaptıkları tiyatro eğlenceleri, yazı kulübü etkinlikleri aralarına yeni bir üye katılmasıyla daha renkli bir hâl alıyor. Sevecen annelerinin yol göstermesiyle kusurlarını düzeltmeye çalışıyor, bir süre sonra yine hataya düşüyor ve başlarına gelen bir olayla hatalarını fark edip yeniden deniyorlar ki bunu okumak çok hoştu. Hayatın özü bu döngüde sanırım. Jo ve Laurie’nin dostluğu okuyucuyu hoşnut edecek türden. Beni etkileyen başka bir durum ise Mr. Laurence’ın küçük Beth’le kurduğu bağ idi, yaşlı adamın onu kaybettiği torununa benzetmesi dokunaklı ama Beth’e davranışı da bir o kadar güzeldi. Lükse ve rahatlığa düşkün olan Meg’in seçimi ise şaşırtıcıydı, beni sevindirdi. Bu detayların hepsi iyi bir bütün oluşturdu.Keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,6bin okunma
10/10
·392 syf.·
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Gurur ve Ön Yargı’dan sonra Akıl ve Tutku’yla Jane Austen’ın kalemine bir kez daha tanıklık etmiş olmaktan duyduğum memnuniyetle hislerimi tazeyken ifade etmek istedim. Yazarın, şu ana dek okuduğum iki eseri tuhaf bir benzerlik hissi uyandırdı bende. Aynı çerçeveye sahip iki farklı ve etkileyici tablo gibi... Kitaba ismini veren kelimeler, bu kez iki kız kardeşi temsil ediyor. Bir yanda, şartlar ne olursa olsun sağduyusuna sımsıkı sarılan Elinor; diğerinde, yaşadığı her şeye tutkuyla bakmak isteyen Marianne. Kitap daha çok Elinor üzerinden ve daha sakince bir merak uyandırarak ilerliyor. Nedenini kavrayamadığım bir şekilde başından sonuna kadar genel bir hüzün hakim romana, tabii bu benden kaynaklanıyor da olabilir. Yazar, bu romanında da sağ gösterip sol vurmalara yer vermiş. Okudukça tahminlerimi harekete geçirdi ama yine de şaşırmaktan geri kalmadım. Mevki ve servet farkının ikili ilişkilerin önüne koyduğu taşlar, yanlış anlaşılmalar, keder ve sevinçler, gelişen karakterler karşılıyor bizi bu kitapta. Severek okudum. İyi ki bu dünyadan bir Jane Austen geçmiş.
Edebiyat
Akıl ve TutkuJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma