Beklentilerin aksine, tıpkı ürkek ve kolayca korkan insanlar nasıl şiddetli bir fırtınanın daha da güçlenmesini daha çok arzularsa, insanlardan tam bir korku içinde yaşayanlar her zamankinden daha korkutucu ve korkunç canavarları kendi gözleriyle açıkça görmek için psikolojik bir ihtiyaç geliştirirler ama ne yazık ki insanlık denen canavar tarafından fazlaca yaralanan bu sanatçılar o kadar dehşete kapılmışlar ki sonunda görülere inanırlar ve canavarlar, doğanın öğle güneşinin acımasız parıltısı altında gözlerinin önünde canlı bir şekilde beliriverir.
...' Fakat şöyle de bir şey var; edebiyatta kullandığımız şeyler, gerçek hayatta kullanmaktan vazgeçtiklerimizdir. İnan bana, medeni bir insan aldığı hiçbir hazdan pişmanlık duymaz; medeni olmayan insan zaten haz nedir bilmez.'
Modern çağın ideali iyi eğitimli insandır. İyi eğitim görmüş insanın zihniyse korkunçtur; her şeyin ederinin üzerinde satıldığı canavarlarla dolu, tozlu bir çıfıt çarşısı gibidir.
"Bu bir anlamda, gerçek ya da hayalî dertlerin sıkıntısını çeken erkeklerle kadınların o yaygın alışkanlığına, uzun, ıstıraplı sessizliklerini düzenli aralıklarla, hızlı hızlı konuşarak bozma ve son söz söylenene dek 'içlerini dökme' alışkanlığına benziyordu."