15. yüzyıl sûfi şairlerinden olan Eşrefoğlu Rûmî "Eşrefoğlu", "Eşref-zâde", "Eşref-i Rûmî" diye meşhurdur. Kaynaklarda ismi ve tam künyesi Abdullah Rûmî b. Seyyid Ahmed Eşref b. Seyyid Muhammed Süyûfî (Mısrî) şeklinde geçmektedir.
Eşrefoğlu Rûmî, Kadirî tarikatının kollarından Eşrefiyye şubesinin kurucusu olan, Allah’ın velî ve âşık kullarından bir zâttır. İrşatlarının başlangıcı kayınpederi Hacı Bayram-ı Velî’dendir. Feyizlerini ise Abdülkadir Geylânî’nin torunlarından Hüseyin Hamevî Hazretleri’nden tamamlamıştır. Tasavvuf yoluna girme arzusu ile önce Bursa’da ‘Abdal Muhammed’ adıyla bilinen zât ile tanışmıştır. Onun işareti üzerine Emir Sultan Hazretleri’ne, onların vasıtasıyla da Hacı Bayram-ı Velî Hazretleri’ne ulaşmıştır. Ona bağlanarak on bir yıl boyunca imamlık görevinde bulunmuş ve tasavvufî eğitimini sürdürmüştür. Manevî yolculuğunu tamamladıktan sonra, halifelik verilerek İznik şehrine gönderilmiştir. Böylelikle Hacı Bayram-ı Velî’nin postunda seyr ü sülûku başlamıştır. Eşrefoğlu Rûmî, Hacı Bayram-ı Velî’nin kızı Hayrunnisâ Hanım ile evlenmek suretiyle onun damadı da olmuştur.
Eşrefoğlu Rûmî’nin şairliği yanında sûfî özelliği de baskındır. Özellikle seyr ü sülûkta daha ileriye gitme arzusu, onun Anadolu’dan Hama’ya varan uzun ve çileli bir yolculuğa çıkmasına sebep olur. Eşrefoğlu Rûmî Hazretleri, mertebelerde daha da yükselme arzusuyla niyazda bulununca, özel bir işaret üzerine Hama’da bulunan Kadiriyye şeyhlerinden Şeyh Hüseyin-i Hamavî Hazretleri’ne yönlendirilir. Hanımıyla birlikte Hama’ya doğru yolculuğa çıkar. Oraya varır varmaz kırk günlük halvete (erbain) alınır. Otuz birinci günün akşamı, hizmet etmekle görevli derviş yanında bulamaç yemeği olduğu hâlde hücreye geldiğinde, Eşrefoğlu’nu hücrenin bir duvarına dayanmış, hareketsiz durur hâlde bulur.