"Bir haftaya kalmaz, unutur gidersin beni."
"Unutup gitmek mi? Ah, Estella, benim varlığımın, ön belleğimin bir parçasısın sen. Yontulmamış bir köy çocuğu olarak buraya ilk geldiğim günden beri, yüreğimi yaraladığın o ilk günden beri okuduğum her satır yazıda, görüp baktığım her manzarada sen varsın; ırmakta, karanlıkta, rüzgarda, korularda, denizde, sokaklarda. Okuyup duyduğum, kafamda canlandırdığım tüm tatlı düşlerin, güzelliklerin canlı simgesi sensin. Estella, istesen de istemesen de son nefesime dek kişiliğimin bir parçası olarak kalacaksın; içimdeki iyilik kadar kötülüğün de bir parçası. Ama bu ayrımı yaparken seni hep iyilikten yana görüyorum. Son nefesime dek de öyle göreceğim, çünkü şu sırada duyduğum acı ne denli keskin olursa olsun, senin bana ettiğin iyilik sanırım kötülükten daha fazladır."
Estella, hiçbir şeye ihtiyacımız olmadığını, her zaman kendi başımızın çaresine bakabileceğimizi söylüyor. Ama biliyor musun, ben biraz yardımın işime yarayacağını düşünüyorum.