Puan vermedi·208 syf.··
2026 418. kitabı
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe, İtalyan yazar Paola Peretti’nin kendi yaşam öyküsünden de izler taşıyan, kalbe dokunan, umut ve cesaret dolu ödüllü bir ilk romanıdır. Görme yetisini yavaş yavaş kaybeden küçük bir kız çocuğunun dünyayı algılama biçimini ve hayata tutunma mücadelesini son derece naif bir dille anlatır. Romanın başkahramanı Mafalda, dokuz yaşında, Stargardt hastalığı nedeniyle birkaç ay içinde tamamen kör olacağını öğrenen sıra dışı bir kız çocuğudur. Mafalda, karanlığın adım adım yaklaşmakta olduğunu bildiği için, şu an görebildiği şeylerin (okul bahçesindeki o çok sevdiği kiraz ağacının, gökyüzünün, kedisinin) kendisinden ne kadar uzakta olduğunu ölçerek bir "mesafe günlüğü" tutmaya başlar. Görme yetisi azaldıkça, kiraz ağacına daha da yaklaşması gerekir. Karanlık tamamen çöktüğünde ne yapacağını, nasıl yaşayacağını sorgulayan Mafalda; ailesinin, okul bekçisi Estella'nın ve sıra dışı arkadaşı Filippo'nun desteğiyle hayata farklı bir pencereden bakmayı öğrenir. Gözleriyle göremediği dünyayı kalbiyle, dokunarak ve hissederek yeniden keşfeder. Paola Peretti’nin duygu sömürüsünden uzak, çocuksu bir saflıkla ama bir o kadar da olgun bir dille kaleme aldığı bu eser, trajik bir konuyu muazzam bir yaşam sevincine dönüştürür. Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe, sadece çocuklara ya da gençlere değil, hayatın getirdiği zorluklar karşısında yönünü kaybetmiş her yaştan okura karanlığın içinde bile bir ışık bulunabileceğini hatırlatan sıcacık ve ilham verici bir başyapıttır.
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki MesafePaola Peretti ·  Genç Timaş Yayınları · 202015,7bin okunma
Spoilersız
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 23:43
KONUSU Mafalda 9 yaşındaki bir çocuk ve küçüklüğünden beri gözlük takan bir kız. Ve kendisinin stargadt hastalığına yakalanan bir çocuk olduğunu öğreniyor. Yani her geçen gün görme menzili düşüyor. Bu kadarını anlatıcağım, Mafalda'nın nasıl bu hastalıkla hayatına devam ettiğini alın kendiniz okuyun derim. DÜŞÜNCELERİM yazım dili; basit, hızlı okunuyor. Mafalda'nın ağzından okuduğumuz için ayrı bir keyfi var çünkü kendisi bir çocuk ve bazı şeyleri yanlış anlıyor. Karakterleri; nedense bu kitapta en çok sevdiğim iki şey var. Bir Mafalda'nın ağzından okumamız, iki karakterleri. Bence bu kitaptaki herkesin hataları var yani mükemmel değiller bu sayede benim çok hoşuma gidiyor. Halâ favori karakterlerim Ottimo ve Estella Kurgusu; bence kitaptaki o atmosfer çok huzur verici. Kurgusunda özel bir şey yok. Ben bu kitabı her sene okuyorum, bu üçüncü okuyuşum. Her seferinde de ağlıyorum. Ve hep aynı sahnede BURASI BİRAZ SPOİLER OLACAK( Mafalda'nın kaçtıği sahnede o çaresizliğ beni çok üzüyor yaaa, karanlıkta kaldığında annesine belli etmemesi (T^T) ) Kitabın yaş sınırı yok çocuk kitabı 8,9 yaş üstü. Öneririm okuyun
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki MesafePaola Peretti ·  Genç Timaş Yayınları · 202015,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·221 syf.··
2026 5. kitabı
Charles Dickens, Büyük Umutlar ile bize sadece bir yetimin büyüme hikayesini değil, insanın kendi içindeki "sahte beyefendiyle" olan savaşını anlatıyor. Kitabı bitirdiğimde zihnimde asılı kalan tek bir soru oldu: Yükselmek uğruna neleri feda etmeye değer? ​Pip, bir bataklık çocuğuyken gizemli bir el tarafından Londra’nın ışıltılı hayatına fırlatılıyor. Biz de onunla birlikte Joe’nun demirhanesindeki o samimi sıcaklığı arkamızda bırakıp, sınıf atlamanın, şık kıyafetlerin ve ulaşılmaz bir aşkın (Estella) peşine düşüyoruz. Ancak Dickens, kitabın ortasında öyle bir tokat atıyor ki; Pip’in o "beyefendi" kulesinin temelinde ya bir intikam ateşi (Bayan Havisham) ya da bir suçlunun minneti (Magwitch) olduğunu görüyoruz.
Duygular
Büyük UmutlarCharles Dickens · Ema Kitap · 201618,5bin okunma
Umut Ettikçe Kaybettiklerimiz!
9/10
·528 syf.··
2026 70. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 15:53
Charles Dickens Büyük Umutlar kitabında sadece bir yetim çocuğun yükseliş hikâyesini anlatmıyor; "sınıf atlayınca gerçekten değişiyor musun?" sorusunu soruyor. Günümüz insanları mal mülk edinince ya da masanın öteki tarafına geçince nasıl da huyu suyu değişiyor. Okurken düşünmemek elde değil. Pip başta saf, temiz biri. Ama Estella'nın ona "köylü" gibi davranmasıyla kendi hayatından utanmaya başlıyor. Romanın en vurucu tarafı da tam bu: İnsan bazen fakir olduğu için değil, başkasının gözünde değersiz hissettiği için değişmek istiyor. "Benim kaba ellerim vardı, kalın ayakkabılarım vardı." Bir cümle. Pip'in içindeki her şeyin çöküşü bence. Miss Havisham ayrı bir hikâye. Düğün günü terk edilmiş, o andan itibaren hayatı dondurmuş. Çürüyen pasta, sararmış gelinlik, karanlık ev… Dickens burada psikolojik bir yıkımı ustalıkla çiziyor. Estella ise bu yıkımın eseri; sevmeyi hiç öğrenmemiş, öğrenmesine izin verilmemiş biri. Pip'e zarar veriyor ama kendisi de zaten paramparça. En güçlü darbe Magwitch'ten geliyor. Pip'e gerçek anlamda iyilik eden tek kişinin bir mahkûm olduğu ortaya çıkıyor. Kitap zaman zaman yavaş akıyor, bazı bölümler fazla uzuyor. Ama sorduğu sorular hiç eskimiyor, düşündürücü. Ben köylülüğümden neden utanayım? Biri daha fazla kazanıyor diye ben neden küçüleyim? Para insanı gerçekten "üst" yapar mı? İnsan kendini kaybetmeden yükselebilir mi? İnsanın bu sınıfsal farklar üzerine düşündürüyor. Romanın sonunda anlıyorsun: Pip'in "büyük umutları" aslında onun en büyük yanılgısıymış. Belki de bizimkiler de. İyi okumalar dilerim..
Büyük UmutlarCharles Dickens · Timaş Yayınları · 018,5bin okunma
Puan vermedi·656 syf.··
Beğendi
·
2026 144. kitabı
Büyük beklentilerin hayal kırıklıklıkları da büyük ve yıkıcı olur,romanı okuduktan sonra aklıma gelen ilk cümle bu oldu. Charles Dickens büyük umutlar isimli bu klasikleşen romanında,okurlarına ;para hırsının insanı körleştirici özelliğine, daha iyi bir yaşantıya kavuşunca, eski kötü günlerinde kendisine destek olup bağrına basanları görmezden gelmelerini, köylü ile kentli, cahil ile okumuş arasındaki uçuruma ve bundan kaynaklanan insanlar arasındaki ayrımcılığa ve de buna olanak sağlayan sosyal düzene dair sakınmadan söyleyeceklerini ana karakter pip in ağzından okurlara lanse ediyor.küçük yaştan itibaren,zengin bir ailenin kızına aşık olan, ama ona erişme umudunun olmadığını bilen pipin ,anlatımıyla başarılar kazanmasını ,nevrotik bunalımlarını,1800 lü yıllar ingilteresini bir solukta okuyoruz. misal: "Onu sevmenin yıkım olduğunu biliyordum ama bunu bilmek ona duyduğum sevgiyi azaltmıyordu. Onun kusursuz biri olduğuna inansam ancak bu kadar ona bağlanırdım." yazar pip karakterini,zannımca kendinden esinlenerek yaratmış,çünkü yaşam öyküsü,çocukluğundan itibaren benzerlikler gösteriyor.Memur bir babanın oğlu olarak 1812 yılında doğan Dickens'ın ilk yılları refah içinde geçse de babasının borçları yüzünden hapse girmesiyle sefaletle tanıştı. Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.büyük umutlar da ise pip ,11 yaşlarında demirci çıraklığı, demirciliğe başlamadan önce ise,zengin bir ev de hanımefendiye hizmet yapıyor.basit bir iş,onu yürüttme ve sohbet etme gibi haftalık ,bir sene kadar süren,ritüel haline gelen bir iş.fakat bu evde estalla yı görüyor.karakterini,hayatını değiştiren adımları,kararları o ev ve estalla dan sonra atıyor.ablasının zulmü,eniştesinin çocuksu saflığı,eşraftan bıktırıcı yavan tipler,hapishaneden kaçan gizemli
Büyük UmutlarCharles Dickens · Can Yayınları · 201718,5bin okunma
Büyük Umutlar
9/10
·542 syf.··
2026 6. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 15:45
Büyük Umutlar'ı 3. kez bitirdim. İlk okuduğumda 14 yaşındaydım ve pek beğenmemiştim. İkinci okuduğumda 21 yaşındaydım Estella'yı hiç anlamamıştım. Ve nihayet 35 yaşında 3. kez okuduğumda Joe'ya çok üzüldüm. Öyle bir eser ki, hayatın hangi döneminde okunursa ona göre başka tat veriyor. İnsan doğasının hangi yılda ve coğrafyada yaşarsak yaşayalım hiç değişmediğini, insanın insanın sınavı olduğunu gösteriyor. Büyük Umutlar, aynı zamanda büyük hayal kırıklıkları ve büyük nankörlükler barındıran bir kitap. Her ne kadar kitabı Pip 'in ağzından okusak da, diğer karakterlerin derinlemesine çözümlemesinin yapıldığı bu kitapta her bir kahramanla empati kurabilmek çok kolay. Estella'nın aslında kötü olmadığını, sadece yetiştirenin onu bir intikam aracına dönüştürdüğünü; Pip'in Estella yüzünden çok farklı bir karaktere büründüğünü aynı zamanda ne kadar parası olursa olsun üzerindeki aşağılık kompleksini bir kenara bırakamadığını gördüm. Kim bilir belki ablası ona sürekli şiddet uygulamasa veya azarlamasa bambaşka bir Pip karakteri ortaya çıkardı. Öte yandan Pip'i koşulsuz şartsız seven Joe, bu nankörlüğü hak ediyor muydu? Onun yerinde bir başkası olsa Pip düştüğünde yine yanında olur muydu? Peki ya Provis? İyi miydi, yoksa kötü mü? Suç makinası mıydı yoksa hayat mı onu bu yola itmişti? Gibi birçok düşünce ile bitirdim kitabı. Kimbilir belki kitabı 50 yaşımda okusam, bu defa da bambaşka düşünceler aklıma gelecek... Derin ve okunması gereken bir eser. İzlemek isteyenler için, kitabın filmi de bulunuyor.
1000Kitap
Büyük UmutlarCharles Dickens · Oda Yayınları · 199918,5bin okunma