Montaigne'nin duygulardan, düşüncelerden, devletlerden birçok farklı temadan düşüncelerini anlattığı bu eseri ben çok beğendim ve keyifle okudum. Birçok yerini çizdim, hemen hemen her sayfası alınta olacak şekildeydi. Bazı katılmadığı düşünceler olsa da hala zamanımıza hitap eden yerleri vardı.
Kitapta en cok beğendiğim diğer tarafta insanın kendine ve bireyselligine olan deginmeleriydi bununla ilgili en çok beğendiğim kısım;
İnsan Hali
Benim tek düşüncem, kendimi incelemek. Başka işim de yok zaten Oturaklı neyim var? Her an sendeleyip düşebilirim. Gözlerim bir şöyle Bakıyorum da öyle zayıf yanlarım var ki, dilim söylemeye zor varıyor. Oturaklı neyim var? Gözlerim bir öyle görüyor, bir böyle. Aç olduğumda başka biri oluyorum, yemekten sonra başka. Keyfim yerindeyse, hava da güzelse, kötü kişi değilim. Ama bir şey canımı yakmasın, asık yüzlü, sinirli, yanına yaklaşılmaz bir adam olurum. Aynı atın yürüyüşü bir rahat gelir bana, bir rahatsız. Aynı yolu bir uzun bulurum, bir kısa. Aynı biçim bir hoşuma gider, bir gitmez. Bir gün her işe yatkınım, bir başka gün hiçbir şey gelmez elimden. Bugün sevindiğim şeye, yarın üzülebilirim. İçimde durmadan değişen, bir yerlere sığamayan bir sürü duygu... Kara kara düşünceler, derken bir öfke; ağlamaklı bir hâldeyken, birden bire coşkulu bir sevinç...
Kitapları karıştırırken, birden durup bakarım. Dün içinde güzellikler bulduğum, etkilendiğim bir yer, bugün bir şey söylemez olmuş bana. Eviririm, çeviririm, orasını burasını okurum boşuna. O sayfalar boşalmış, yabancılaşmıştır artık benim için.
Kendi yazdıklarımda bile, her zaman ilk hissettiğim, düşündüğüm şeyleri bulamam. Burada ne demek istemişim, derim. Değiştiririm çoğu kez ve yitirdiğim ilk anlamın yerine, ondan değersiz bir yenisini koyduğum olur. Aynı yolda bir gider, bir