Ağustos 2020de açmışım bu hesabı, ne de çabuk gecip gidiyor yıllar. Aktif olarak kullanmadım burayı. Daha doğrusu aktif olarak düzenli okuma da yapmadım. Yıllık oluşturduğum hedeflere bile ulaşamadım, her yıl düşürmeme rağmen xd. Şimdi bir pazartesi sabahı istemediğim bir işte yanlış tercih ettiğim bir üniversite bölümünün mezunu olarak bulduğum bir arada bunları yazıyorum. Hayata karşı umarsız bir tavırda oldum çoğu zaman, gelismem yavaş ve kısıtlı ilerledi sanki. Hangisi hangisini tetikledi bilmiyorum. Umarsız olduğum için mi istemediğim yerdeyim, istemediğim yerde olduğum için mi umarsız? bilmiyorum... son okuduğum kitap bana biraz süreci ve eylemi aşıladı sanki. Rağmenlere rağmen sürecin içinde eylem halinde olmak. Bugün diğerlerinden sanırım farklı olarak yaptığım bu, hep duyguyu yaşamak söylendi bize.. üzülelim kirilalim, bağırıp çağırıp akitalim duyguları ya peki sonunda nereye varıyor bu? Deneyimledigim kadarıyla hiçbir yere varamadi bunca yıldır. Burada yapmak gereken o duyguyu işlevsel hale getirmekmis sanırım. Bir üzüntü, bir kırgınlık, bir hata tohum olmalı belki de insanın kendini açması için. Ve son olarak bir yerden sonra belki oldurmamaya çalışmak, yani bir yerde vazgecmek ve salmak; istediğimiz şeyin olmasına giden yol için ilk adımdır.