Her gittiği yerde bir adama tutuluyor, çokluk tek taraflı, alevi arşa çıkan aşklar yaşıyor; hinterlandına giren erkekler etrafında pervane kesilseler de, o hiçbirine yüz vermeyip "taktığı" adama koşuyor. Garip ama gerçek!
Efendim, sen düzeltme, ben düzeltmeyeyim, nasıl düzelecek bu memleket, diye sesini yükseltince.
Usta onu durdurup:
Önce kendimizi düzeltelim Fikri abi. Birinciye bunu koy, dedi.
Yerli kıçını kaldırmadan, o çoktan fırlamış, dükkânı açmış olur.
Ayrıca muhacir dediğin kök salmak ister, fethetmek ister, yabancıyken yerli olmak ister.
Bu sebeple cırnağını kayaya geçirse bırakmaz. Bir kez tutunmaya görsün, onu oradan dozerle sökemezsin. Kapıyı kapatsan; pencereden, bacadan girer.