Fabrika işçilerinin ya da genel olarak şehir emekçilerinin mutsuzluğu,uzun mesai saatleri veya düşük maaşlardan dolayı değil de, hayatın doğal koşullarından uzak kalmaları, doğayla temas halinde olmamaları,özgürlükten mahrum olmaları ve başka insanların iradesinde zorunlu ve monoton işlerde çalışmaya mecbur olmaları yüzündendir.
O halde zaaf ve güçsüzlüğün sırı,dünyayı sevmek ve ölümden nefret etmektir.ümmet içindekini değiştirdiğinde,dünyayı da en büyük derdi ve gayesi olmaktan çıkarıp ölüme aldırış etmediğinde, yüce Allah onu değiştirecek ve ona zayıflık yerine güç ve izzet, hezimet yerine de zafer ve otorite ihsan edecektir.
Felsefe aklın, kendi hükümdarlığını göstermek için kurduğu müessise... Ve doğruyu bulmanın değil de yanlışı düzeltmenin müessisesi... Felsefede her mektep, öbürünün yanlışını gösterirken doğruyu gösterir.