_Sık ve çok gülmek, zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini kazanmak, dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek, güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki en iyiyi bulabilmek, sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi duruma getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek, bir tek yaşamın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat soluk almış olduğunu bilmek. İşte "başarmış olmak" budur.
_İnsanın gözü de en az dili kadar konuşur, hatta göz dili dünyanın her yerinde sözlüğe başvurmaya gerek kalmadan anlaşıldığı için daha avantajlıdır. Gözler başka, dil başka söylerse, tecrübeli birisi gözlere inanır.
_Hiç tanımadığımız birisiyle daha açık ve daha rahat konuşuruz her şeyi. Çünkü onlar bizi yadırgamazlar, hesap sormazlar, kırmazlar. Oysa bizi tanıyanlardan saklarız kendimizi, birkaç kelimemizi. Biliriz ki konuştukça söylediğimiz her şey, günü geldikçe aleyhimizde delil olarak kullanılacaktır.
_Beni eleştirmek ve yüceltmek isteyenlerin, benden daha yüksek olmaları gerekir.
_Yamyamların tanrısı bir yamyam. Savaşçıların tanrısı bir savaşçı. Tüccarların tanrısı da bir tüccar olacaktır.
_Güzelliği sevmek bir zevk meselesidir; onu yaratmak ise bir sanat. Davranış, güzel sanatların en incesidir.
_Erdemin tek ödülü yine erdemdir. İyi yapılmış bir işin ödülü, onu yapmış olmaktır.
_Dış görünüşün, senin ne olduğunu o kadar yüksek sesle haykırıyor ki, ne dediğini duyamıyorum.
_İdealler, yıldızlara benzer. Onlara ulaşamazsınız ama size yol gösterirler. Yüksek bir amaca bağlanın.
_Gelişen insan, edebiyatta -bütün masallarda ve bütün tarihte- ne kadar derin bir varlığı olduğunu keşfeder. İlk keşişleri ve münzevileri, denizleri ya da çağları aşmadan gördüm. Evrensel akla