“Ethemce”
Yapayanlış örülmüş bir hırka giymişim yıllardır, onunla ısınmaya çalışıyormuşum gibi hiissediyorum kendimi. Babam anlattıklarıyla o hırkanın bütün ilmeklerini söktü. Eline yumağı dolayıp yavaş yavaş söktü üstümdeki hırkayı, çırılçıplak kaldım.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Alıntı
"Yooook! Hoca işini savsama! Hemen şimdi uğra! Camidedir. Çıkıp gitmeden yakala. Akşamüstü evyerine gider temel kazıklarını çakarız. Huyumu bilirsin, Hoca'dan sağlam cevap almadan çakmam kazıkları! Öyle öğüt aldım ustam Ethemce'den. Beytullah Hoca'ya mutlak gideceksin Haceli!.."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Deli Haceli'nin ardında Koca Dumlu Dağı gibi Muhtar vardı!
"Yedi yüz lira verecekmiş! Muhtarla anlaşmış..." diye söylene söylene gidiyordu Karataş'ın kadim hocası. "Ardında Muhtar, Koca Dumlu Dağı gibi destek! Evet, eveeet!..." diyor, Kara Bayram'ın evine doğru bakıyor. Bayram'ın anası filik saçlı Irazca, eşeği, danayı çıkarmış, hergeleye sürüyor. "Deli Haceli'nin ardında Koca Dumlu gibi Muhtar Hüsnü..." Kitabullah'ı açıp bakacaktı... Bakıp da ne diyecekti Beytullah Hoca? Yerlerin, yeraltında yatan eski sahiplerini, yenilerden takan olmadığını çok iyi biliyor. "Allaaah bin bin razı olsun Taşkelle'den! Ustası Ethemce'nin yolundan çıkmıyor. Temel kazıklarını çakmadan bir sorduruyor gene!... Kendi de uygun bir karşılık bulup söylüyor. "Ardında Muhtar!.." "Yok oğlum Haceli, sahipli değil! Yok! Cenaballah, evelinden ahirinden sana uygun görmüş orayı! Çaktır kazıklarını!..." diyecek. Ardında Koca Dumlu gibi Muhtar vardı...
Sayfa 32 - Literatür Yayınları·Kitabı okudu