"Yedi yüz lira verecekmiş! Muhtarla anlaşmış..." diye söylene söylene gidiyordu Karataş'ın kadim hocası. "Ardında Muhtar, Koca Dumlu Dağı gibi destek! Evet, eveeet!..." diyor, Kara Bayram'ın evine doğru bakıyor. Bayram'ın anası filik saçlı Irazca, eşeği, danayı çıkarmış, hergeleye sürüyor. "Deli Haceli'nin ardında Koca Dumlu gibi Muhtar Hüsnü..."
Kitabullah'ı açıp bakacaktı... Bakıp da ne diyecekti Beytullah Hoca? Yerlerin, yeraltında yatan eski sahiplerini, yenilerden takan olmadığını çok iyi biliyor. "Allaaah bin bin razı olsun Taşkelle'den! Ustası Ethemce'nin yolundan çıkmıyor. Temel kazıklarını çakmadan bir sorduruyor gene!... Kendi de uygun bir karşılık bulup söylüyor. "Ardında Muhtar!.."
"Yok oğlum Haceli, sahipli değil! Yok! Cenaballah, evelinden ahirinden sana uygun görmüş orayı! Çaktır kazıklarını!..." diyecek. Ardında Koca Dumlu gibi Muhtar vardı...