Puan vermedi·342 syf.··
2026 169. kitabı
Bunu okuduktan sonra şimdiye kadar hakkında fikrim olan her şeyi yeniden düşünmeye başladım. Tanrıyı bilinmezliklerin içinden çıkarıp baktığınız her yerde onu görmeyi öğretiyor ve daha bir sürü şey…
EtikaBaruch Spinoza · Dost Kitabevi Yayınları · 20192,187 okunma
7/10
··
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:25
Kitap iki kısımdan oluşuyor: spinoza’nın hayatı ve eski ahit felsefesinin kısaca anlatımı. Eski ahit eleştirisi kısmı ona ait olur sanmıştım ama orası da mustafa dinleyicinin yazdığı bilimsel bir araştırma yazısı.
Modern Dönem Kutsal Kitap Eleştirisinin Öncüsü Baruch Spinoza ve Eski Ahit EleştirisiMustafa Furkan Dinleyici · Ayışığı Yayınları · 20208 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
KLASİKLERLE FELSEFE (Felsefi Ünceleme) NIGEL WARBURTON Klasiklerle Felsefe, 1962 doğumlu Britanyalı ünlü felsefeci Nigel Warburton tarafından kaleme alınan ve felsefe tarihinin en önemli yapıtlarını rehber eşliğinde inceleyen popüler bir felsefeye giriş kitabıdır. Eser, akademik jargondan uzak ve son derece anlaşılır bir dille yazılmış. Kitapta, antik çağdan günümüze kadar uzanan süreçte felsefe tarihine yön vermiş tam 32 büyük eseri incelenmiştir. 32 filozof ve 32 eserin tam listesi şöyledir: Platon – Devlet Aristoteles – Nikomakhos'a Etik Boethius – Felsefenin Tesellisi Niccolò Machiavelli – Prens Michel de Montaigne – Denemeler René Descartes – Meditasyonlar Thomas Hobbes – Leviathan Baruch de Spinoza – Etika John Locke – İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme John Locke – Hükümet Üzerine İkinci İnceleme
Klasiklerle FelsefeNigel Warburton · Alfa Yayınları · 2016481 okunma
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:17
Bazı kitaplar vardır; okursunuz, beğenirsiniz ve rafa kaldırırsınız. Bazıları ise bittikten sonra uzun süre zihninizde yaşamaya devam eder. Benim için Spinoza Problemi tam olarak böyle bir kitap oldu. Hatta rahatlıkla söyleyebilirim ki okuduğum en iyi kitaplardan biri. Bu yüzden kitaba puanım hiç düşünmeden 10/10. Irvin D. Yalom’u daha önce Nietzsche Ağladığında ile tanımış ve hayran kalmıştım. O kitapta nasıl ki tarihsel kişiliklerin düşünceleri başarılı bir kurgu içerisinde okuyucuya aktarılıyorsa, Spinoza Problemi de aynı başarının hatta bana göre en güçlü örneklerinden biri olmuş. Nietzsche Ağladığında benim en sevdiğim kitaplardan biridir ve bu eser de rahatlıkla onun seviyesine çıkmayı başardı. Kitabın en etkileyici yanı, Spinoza’nın felsefesini okuyucuya doğrudan bir felsefe kitabı gibi anlatmak yerine güçlü bir roman kurgusunun içerisine yerleştirmesi. Bir tarafta 1600’lü yıllarda yaşayan Baruch Spinoza’nın hayatı, aforoz edilmesi, Tanrı anlayışı ve düşünce özgürlüğü uğruna ödediği bedeller; diğer tarafta ise 1900’lü yıllarda Hitler’e hayranlık duyan ve Nazi ideolojisinin önemli isimlerinden biri olan Alfred Rosenberg’in hikâyesi bulunuyor. Yalom’un kurduğu yapı gerçekten hayranlık uyandırıcı. Bir bölümde Spinoza’yı okurken bir sonraki bölümde Alfred’e geçiyoruz. Sonra tekrar Spinoza, sonra yeniden Alfred… İlk bakışta birbirinden tamamen kopuk görünen iki hayat, iki farklı ideoloji ve iki farklı çağ ilerledikçe aynı sorular etrafında birleşmeye başlıyor. Bu anlatım tekniği kitabı inanılmaz akıcı hâle getiriyor. Sürekli olarak “Bir sonraki bölümde diğer karaktere ne olacak?” merakıyla sayfaları çevirmeye devam ediyorsunuz. Üstelik burada anlatılanlar tamamen hayal ürünü değil. Spinoza da Alfred Rosenberg de tarihsel gerçek kişiler. Yalom, tarihî kaynaklardan
Spinoza ProblemiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20192,699 okunma
Bir kahve içtiler ve…
9/10
·192 syf.·
2020 26. kitabı
- Her şey huzursuzlukla başlıyor. Kitabı bölüm bölüm incelemek istedim. Her hikayede aslında tıpkı vahdeti vücut gibi aynı ana yola ulaşan tali yollar gibi kısa mesajlar var. I. BÖLÜM 1) Aynalı Baba ile Konuşma ilk çatışma: “Kalbimle inkâr ettiğimi aklımla, aklımla inkâr ettiğimi kalbimle kabul ediyordum.” “Yalnızca ben “var”ım. Çünkü “hiç”im ve “yok”um. Varlığım mutlaktır. Yokluk, bağımlı olan için vardır. Mutlak “varlık”tır, “var”dır.” ↳ Vahdet-i Vücud (varlığın birliği) “Ben” insan egosu değil, ilahi varlığın bir yansımasıdır. Tasavvufta insan kendi başına bir varlığa sahip değildir. Bir aynanın içindeki görüntü gibidir. Ayna çekilirse görüntü yok olur. Kişi kendi benliğini yok saydığında geriye kalan tek gerçeklik Allah’tır. - Benliğimden vazgeçtiğim an, gerçek varlığın bir parçası olduğumu anlarım. - Eğer bir şey mutlak ise onun dışında bir varlıktan söz edilemez. Evrende her şey tek bir kaynaktan geliyor. Mutlak varlık için yokluk diye bir kavram yok. Eğer bir şey mutlaksa, onun zıttı yokluk imkânsızdır. Özet: ölmeden önce ölünüz. Benim bu küçük, sınırlı ve aciz benliğim aslında koca bir hiçtir. Ben bu hiçliği kabul ettiğimde aslında her şey olan o Mutlak Varlık ile birleşirim. Gerçekten var olan tek şey O’dur ve ben O’nun bir yansımasıyım. Kitabın ana felsefesi budur. Bu anlayışla yazılan diğer eserleri toparlamak gerekirse en bilinenleri: (1) Muhyiddin İbnü'l Arabî = Fususü'l Hikem (fikir babası - en büyük şeyh) (2) Mevlana = Mesnevi (3) Yunus Emre = Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm (4) Hallac-ı Mansur = “Enel Hak” - Ben Hakk'ım. Canını vermiştir. (5) Spinoza = Etika → Mantıkut Tayr (Kuşların Dili) → Hay Bin Yakzan → Dünyanın ilk felsefi romanı → Siddhartha 2) Yokluk Tepesi Filibe’yi biraz araştırınca– Bulgaristan / Plovdiv (Alimler yatağı) Meriç
A'mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Pozitif Yayınları · 201122,3bin okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 12. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 23:21
Bir Çay Bir Kitap Okuma Grubumuzun bu ayki kitabıydı kendisi. Kapağını ve hacmini görüp Spinoza hakkında biraz araştırma yapınca gözüm korktu açıkçası. Ancak hiç de beklediğim gibi olmadı. Oldukça hızlı okunan kurgu ve gerçeğin başarıyla yedirildiği bir kitap olmuş. Yazarının ünü malum. Benim de kendisinden okuduğum ikinci kitap. İkisi de güzeldi bu arada. Gelelim kitaba, iki katmanlı zaman ile Spinoza (1600'lü yıllar) ve Alfred Rosenberg (1900'lü yıllar) karakterleri üzerinden tarih, inanç, felsefe irdelenmiş. Spinoza ile Franco'nun dostluğu, Alfred'in çaresizce çırpınışları canlı bir anlatımla verilmiş. Salt felsefe olmadığı için, kurgu ağırlıklı olduğu için kendini rahat okutuyor. En sonunda yazar kimin gerçek kimin kurgu olduğunu ve karakterlerin sonraki yaşamlarında neler yaptıklarını da anlatmış. Felsefi konuları roman şekilde okumak isterseniz gönül rahatlığıyla tavsiyemdir.
Spinoza ProblemiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20192,699 okunma