Din, Laiklik ve Tanrı Kavramına Yönelik Eleştirel Bir İnceleme
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:18
Eser, din felsefesi, siyaset felsefesi, hukuk felsefesi ve epistemoloji alanlarının kesişiminde yer alan, laiklik ve ateizm eksenli eleştirel bir dünya görüşünü savunan polemik niteliğinde bir düşünce yazısıdır. Kitabın temel amacı, tektanrılı dinlerin kutsal metinlerinde yer alan bazı hükümlerin modern hukuk, demokrasi, insan hakları ve bilimsel bilgi ile uyumsuz olduğunu ortaya koymak ve bu uyumsuzluğun dinî otoritenin kamusal ve siyasal alandaki meşruiyetini zayıflattığını göstermektir. Yazar, özellikle İslam’ın temel kaynaklarından biri olan Kur’an’da yer alan bazı hukukî düzenlemelerin tarihsel bağlamın ürünü olduğunu, bu nedenle günümüz toplumlarında evrensel ve değişmez normlar olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürmektedir. Hırsızlık, zina, miras ve şahitlik gibi konularda verilen örnekler aracılığıyla, modern hukuk sistemlerinin bireysel haklar, eşitlik ilkesi ve insan onurunu esas alan yapısının kutsal metinlerdeki bazı hükümlerle çeliştiği savunulmaktadır. Metnin ikinci önemli ekseni laiklik ve demokrasi arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Yazar, laikliği yalnızca devlet ile din işlerinin ayrılması şeklinde dar bir çerçevede değil, aynı zamanda demokratik düzenin temel koşullarından biri olarak değerlendirmektedir. Bu bağlamda laiklik; düşünce özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, çoğulculuk ve yurttaşların eşitliği gibi modern demokratik değerlerin güvencesi olarak sunulmaktadır. Kitapta, laikliğe karşı olup aynı zamanda demokrasiyi savunduğunu ileri süren yaklaşımların kendi içinde tutarsız olduğu iddia edilmekte ve bu durum siyaset felsefesi ile hukuk felsefesi açısından eleştirilmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, siyaset bilimi literatüründe laiklik ile demokrasi arasındaki ilişkinin her zaman aynı şekilde yorumlanmadığıdır. Bazı
Tanrı Var mıdır?Örsan K. Öymen · Destek Yayınları · 2018185 okunma
Puan vermedi
Bir garip beste, bir garip hikâyeyle birleşirse ne olur? Ortaya muazzam bir eser çıkar. Hayat bir sestir ve o sesten sayamayacağımız kadar çok melodi doğar. Düşünsenize, toplamda kaç nota vardır ki? Ama o birkaç notadan binlerce şarkı ortaya çıkar. Biraz düşünmek ve kendinizi farklı açılardan sorgulamak isterseniz, bu roman tam size göre. Yazarı çok seviyorum. Dili, üslubu ve olaylara bakış açısı o kadar doyurucu ki onu okumayan çok şey kaçırır. Edebiyatta üçüncü şahıs anlatımı oldukça sık kullanılır. Yazar da bu anlatım biçimini ustalıkla kullanarak anlatmak istediklerini okura daha geniş bir perspektiften ve daha etkili bir şekilde aktarmış. “Tanrı müziği yarattı ve sustu…” Bir baba-oğul hikâyesinden yola çıkan roman, 1930’lardan 1960’lı yıllara uzanan bir zaman diliminde, musiki evreni eşliğinde masallar ve efsanelerle örülü büyülü bir yolculuğa çıkarıyor okurunu. Efsunlu bu hikâyenin içinde Nubar ile ud sanatının inceliklerini keşfederken, Tahir’in gelişimine de tanıklık ediyorsunuz. Kötü bir annenin nelere sebep olabileceğini görürken, aşkın o muhteşem senfonisinin ud sanatına karıştığında nasıl bir büyü yarattığını sayfalar ilerledikçe daha iyi anlıyorsunuz. Çok, çok, çok iyi bir kitaptı. Okursanız asla pişman olmayacağınız kitaplardan biri. Birçok yerde notlar aldım; onları da ayrıca paylaşacağım.
Avucumda Rüzgar Varİsmail Güzelsoy · Doğan Kitap · 2022161 okunma
Reklam
Puan vermedi·404 syf.··
2026 424. kitabı
İyi Hissetmek (Feeling Good), Amerikalı psikiyatrist Dr. David Burns tarafından kaleme alınan, dünya genelinde milyonlarca insana ulaşmış ve depresyon ile anksiyete tedavisinde çığır açmış en önemli popüler bilim ve kişisel gelişim kitaplarından biridir. Kitap, temelleri Dr. Aaron Beck tarafından atılan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yöntemini, klinik duvarlarının dışına çıkararak herkesin kendi kendine uygulayabileceği pratik bir rehber haline getirir. Dr. Burns’ün temel tezi şudur: Duygularınız, olayların kendisinden değil, o olayları nasıl yorumladığınızdan (yani düşüncelerinizden) kaynaklanır. Eğer düşünceleriniz çarpıtılmış, karamsar ve gerçek dışı ise, hissettiğiniz duygular da kaçınılmaz olarak acı verici ve depresif olacaktır. Yazar, kitap boyunca insanların sıkça düştüğü 10 temel bilişsel çarpıtmayı (örneğin; ya hep ya hiç tarzı düşünme, aşırı genelleme, zihin okuma, felaketleştirme) net örneklerle açıklar. Kitap, sadece teorik bilgi vermekle kalmaz; okuyucuya bu olumsuz ve yıkıcı düşünce kalıplarını nasıl yakalayacaklarını, onları mantıklı ve gerçekçi argümanlarla nasıl çürüteceklerini öğreten pratik egzersizler, tablolar ve günlük tutma yöntemleri sunar. İlaçsız bir tedavi alternatifi veya tedaviye destekçi bir rehber olarak sunulan bu metotlar, kişinin kendi kendisinin terapisti olmasını hedefler. İyi Hissetmek; suçluluk duygusu, düşük özgüven, erteleme hastalığı ve eleştirilere karşı aşırı hassasiyet gibi günlük hayatı zorlaştıran pek çok kronik problemle baş etmek için bilimsel olarak kanıtlanmış, anlaşılır ve sarsıcı derecede etkili bir başucu eseridir.
İyi HissetmekDavid Burns · Psikonet Yayınları · 201815,5bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 401. kitabı
Komünist Manifesto, Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından 1848 yılında kaleme alınan, dünya tarihini, siyasetini ve sosyolojik düşünceyi kökten sarsarak değiştiren en etkili politik metinlerden biridir. Sadece bir ideolojinin temel belgesi olmakla kalmayıp, modern dünya düzenine ve kapitalist sisteme yönelik yapılmış en güçlü erken dönem eleştirilerinden birini sunar. Metin, insanlık tarihinin temelde bir sınıf çatışması tarihi olduğu teziyle açılır. Marx ve Engels, feodalizmin yıkılışıyla ortaya çıkan burjuvazi (üretim araçlarına sahip olan zengin sınıf) ile proletarya (emeğinden başka satacak hiçbir şeyi olmayan işçi sınıfı) arasındaki derin uçurumu ve sömürü mekanizmasını inceler. Kapitalizmin kendi iç çelişkileri nedeniyle kaçınılmaz olarak krizlere sürükleneceğini ve bu sistemin, kendi mezar kazıcıları olan işçi sınıfını bizzat yarattığını savunurlar. Eser, felsefi ve ekonomik analizleri son derece çarpıcı, edebi ve ajitatör bir dille sunar. Özel mülkiyetin doğası, aile yapısı, ulus kavramı ve din gibi kurumların egemen sınıfın çıkarlarına nasıl hizmet ettiğini sorgulayan manifesto, işçi sınıfını birleşmeye ve yeni, sınıfsız bir toplum düzeni kurmaya çağırır. Yayımlandığı günden bu yana küresel çapta devrimlere, sendikal hareketlere, siyasi partilere ve akademik tartışmalara yön veren bu kısa ama yoğun metin, günümüzde de küreselleşme, gelir adaletsizliği ve emek sömürüsü gibi konuları anlamak adına temel bir referans kaynağı olma özelliğini korumaktadır.
Komünist ManifestoKarl Marx · Can Yayınları · 202416,4bin okunma
Vaha'msı
Puan vermedi·144 syf.··
2026 13. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 10:58
Aslında bir öğle molasında, bir saatte okunabilecek akıcı bir kitaptı ama ben, günlere yaymayı tercih ettim çünkü okurken cümlelerin akıcı ama anlamların, zihne kazınan ve sindire sindire tüketilecek olduğunu hissedeceksiniz. Hayata dair bir eser okumak istiyorsanız, hayata ve insanlara dair bence okuyabilirsiniz. İçinde bir sürü bölüm var ve her bölümde, kendinizi farklı sorular ve anlamların içinde buluyorsunuz. Eminim en az bir cümlesi, hayatınızda bakış açınızı fena şekilde değiştirecek ve yıllarca unutmayacağınız kadar etkili olabilir çünkü başucu kitabı gibi de aslında ve daha çok romandan vs ziyade, şöyle arada açıp, hayatta daralmıs ya da sorularla boğuşurken, ferahlamak için okuyabileceğiniz bir kitap ve madde dünyasında, vahamsı gelebilir...
Karanlıkta Sabah KuşlarıAhmet Altan · Can Yayınları · 2002834 okunma
İman etmek cesur adamların işidir.
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
Mehmet Salim Öztoksoy’un, İslamiyet’i kabul etme sürecinde yaşadığı tecrübelerden ve hatıralardan oluşan bu eser, yazarın kendi anlatılarına dayanmaktadır. Müslüman bir ülkede, sözde Müslüman bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Öztoksoy, tamamen Batı kültürüyle yetişmiştir. Türkiye’deki Batı hayranı pek çok insan gibi, İslam’a karşı önyargılı bir tavır benimsemiş; onu araştırmayı dahi gerekli görmemiştir. Ancak bir gün, mürtet olmuş eski bir müftünün (Turan Dursun) İslamiyet’i çürüttüğüne dair duyduğu bilgiler üzerine, İslam aleyhine kaleme alınmış bir kitabını okumaya karar verir. Başlangıçta amacı, İslamiyet’in yanlışlığını öğrenmek ve çevresini de bu düşünceden uzaklaştırmaktır. Fakat okudukça, eserde yer alan iddiaların ve iftiraların boyutunun tahmin ettiğinden çok daha ileri seviyede olduğunu fark eder. İslam’a karşı son derece olumsuz duygular besleyen Öztoksoy bile, yazılanların önemli bir kısmının gerçekle bağdaşmadığını kısa sürede anlar. Bununla birlikte, kitapta yer alan bir iddia özellikle dikkatini çeker: Kur’an’ın kendi ayetleriyle çeliştiği ve bu nedenle tutarsız olduğu ileri sürülmektedir. Yazar, bu iddiasını sure ve ayet numaralarıyla desteklemeye çalışmaktadır. Kur’an’a uzun yıllar boyunca mesafeli duran Öztoksoy, ailesini İslamiyet gibi bir düşünceden uzaklaştırmak amacıyla söz konusu ayetleri bizzat incelemeye karar verir. Ancak yaptığı araştırma sonucunda, adı geçen yazarın açıkça çarpıtma ve iftiraya başvurduğunu görür. Daha da dikkat çekici olan ise, bu yazarı referans gösteren pek çok kişinin, Kur’an’da gerçekten böyle bir ifade olup olmadığını araştırma ihtiyacı dahi duymamasıdır. Bu durumun farkına varan Öztoksoy, kendi ifadesiyle, sorgulamadan başkalarının düşüncelerini tekrar edenlerden biri olmak istemez ve okumaya, araştırmaya
1000Kitap
"Ol" Dedi OldumMehmet Salim Öztoksoy · Tin Yayınları · 2025172 okunma
Reklam
Reklam