kuşların barınağıdır,
bir manzaradan oyulmuş
bölük pörçük gövden.
çünkü sen bir çocuğun büyüklüğüsün,
onun her gece düşüne giren.
ve bir tüfek sesi gelir
göğsünün derinliğinden.
ter içinde uyanır çocuk,
siler seni belleğinden.
çünkü sen bir çocuğun büyüklüğüsün,
onun her gece düşüne giren.
eksik, yarım, kusurlu
bu bense ben hiç değilim
durmadan bütünlenmek isteyen.
ama aşkımız zorunlu
seni çok sevdiğimden.
kiminin dikenleri vardır,
katlanamaz üstüne.
hep dikine durur
delmemek için gövdesini.
kiminin yoktur bir tek kemiği,
doğrulamaz ayaklarının üstünde.
ona göre varsa yoksa kendisi,
dürülüdür ütülü bir mendil gibi.
ben eğilmem gündüz ama,
geceleri kanatırım kendimi.
ben bir söz söylediğim zaman,
kendine küçük bir pıtrak edinir.
çok sürmez anlar başına geleceği,
çarşılarda, pazarda ondan selam kesilir.
ben birini sevdiğim zaman,
göğünü durmadan genişletir.
ama herkes rahattır kozasının içinde,
o sevgi artık kimsesizdir.
ölsem ayıptır, sussam tehlikeli;
çok sevmeli öyleyse, çok söylemeli.