neden ibarettir yalnızlığın keskinliği? asla bir başımıza varolmadığımızı söylemek harcıalem bir şeydir. ilişkide olduğumuz varlıklar ve şeylerle kuşatılmış haldeyiz. görerek, dokunarak, duygudaşlık ve birlikte çalışma yoluyla başka olanlarla beraberiz. tüm bu ilişkiler geçişlidir: bir nesneye dokunurum, başka olanı görürüm. ama ben başka değilimdir. ben yapayalnızımdır. demek ki kesinlikle geçişli olmaya ögeyi oluşturan, yönelimsellikten uzak, ilişkisiz olan şey bendeki varlıktır, varolduğum olgusu, varolmamdır. varolma dışında her şey mübadele edilebilir varlıklar arasında. bu anlamda olmak, varolma yoluyla tecrit olmaktır. ben, ben olmaklığımla bir monad'ım. varolmam dolayısıyladır ki kapısız ve penceresizim, yoksa bendeki iletişim kurulamaz herhangi bir içerik dolayısıyla değil. eğer varolma iletilemez bir şeyse, bunun nedeni onun bendeki en özel şey olan şu varlığımda kökleşmiş olmasıdır. öyle ki bilgimdeki, kendimi ifade araçlarımdaki tüm genişleme, şu en ala ilişki olan varolmayla ilişkim üzerinde hiçbir etki yapmaz.