selamm podcast kanalımın kitlesini genişletmeye çalışıyorum iletiyi rtlerseniz ve kanalı kaydederseniz -tabii ki ara sıra da dinlerseniz çok mutlu olurumm
open.spotify.com/show/4zb03fjLGn...
"Apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın Bülent?"
"Hangisini?"
"Otomatik yanan, sensörlu lamba.''
"Hayır."
"Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece."
Önüme baktım.
"Neden kırdın?"
Cevap yok.
"Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle... "
"Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?"
"Lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? Yöneticiye de dedim. Lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. Sen değerlisin benim için."
"Beni görünce yanmıyordu baba."
"Nasıl ya?"
"Görmezden geliyordu, yanmıyordu. Kaç sefer yok saydı beni."
"E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor."
"Hadi ya! Sahiden mi?"
"Evet. Ucuzundan takmışlar. Bizimle bir alakası yok."
Babama sarıldım, yıllar sonra.
"Hayvanlar, yaşadıkları ülke hakkındaki gerçekleri gösterir," dedim. "Hayvanlara olan yaklaşım yani. İnsanlar Hayvanlara vahşice davrandıklarında, hiçbir demokrasi biçimi onlara yardımcı olmaz, aslında hiçbir şey yardımcı olmaz."
Durmadan onların hikâyelerini dinliyorum. O kelimeler, kötü hatıralar kendiliğinden dudaklarından dökülüyor, durduramıyorlar. Hikâyeleri onları canlı canlı yiyip bitiriyor, içlerini dışarıya çıkarıyor. Konuşmadan duramıyorlar.
Ben tüm sözlerimi sakladım. Kalbim onlarla dolup taşıyordu.