Sanki arkasında koca bir ekip varmış da bu kitap tüm o ekibin eseriymiş gibi hissettiren bir kitap (aslında son sözünden de anlaşılıyor bu) Övmekten başka bir söz söylemek ne haddime denilebilecek hem kurgusuyla hem değindiği konularla muhteşem bir eser.
Dan Brown kitaplarında en sevdiğim özellik, boğmadan birçok bilgiye yer vermesi. Tek bir açıdan da yapmıyor bunu, tarihi, kültürel, coğrafi ya da teknolojik birçok konu bulunuyor ve kurguya yedirmek için aşırı uğraşmamış olsa bile sırıtmıyor. Okura bilgi ve açıklama verme ihtiyacı duyduğum kendi hikayelerime benzettiğim için daha da sevdim bu durumu.
Bu kadar bağlanmamın bir diğer sebebi eminim ki kitapta geçen çoğu yeri bilmem ve İspanya kültürüne hakim oluşum. Seyahat öncesi gezilecek yerlerde küçük bir tura çıkmak ve daha geniş anlamda bir bakış açısına sahip olmayı isteyenler için de bulunmaz nimet. “Biblioturismo” gibi bi kavram olsa (belki de zaten vardır ama adı bu değildir) Dan Brown başı çekenlerden olurdu hiç şüphesiz.
Biçimsel olarak da çok kendine has özellikleri var. İç seslerin bir alt satırda italik şekilde verilmesi, komplo teorileri sitesinin düşüncesi ve o şekilde verilmesi. Semboller, detaylar, betimlemeler… Neresinden bakılırsa bakılsın enfes!
Üstelik bu kadar hassas bir konuyu iki tarafı da üzmeyecek şekilde dengeleyerek ve mantıklı şekillerde açıklayarak yapmak ve bunu da okurun merakını sürekli körükleyerek yapmak… Eminim basılır basılmaz okusam etkisi çok daha büyük olurdu üzerimde (çünkü örneğin Winston neredeyse günlük hayatımızın bir parçası artık).