Bilimsel eğitim zihne rasyonellik, kuşkuculuk, deneysellik alışkanlıklarını kazandırmak anlamına gelmeli, öylesine bir sürü bilgiyi zihne yığmak değil.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yüzlerce yıldır haklı olanın sonunda mutlaka zafere ulaştığı bir edebiyat geleneğinden beslendiğimizden, kötülüğün uzun vadede hep yenilgiye uğrayacağına yarı içgüdüsel bir şekilde inanıyoruz. Örneğin pasifizmin temelinde büyük ölçüde bu inanç yer alıyor: kötülüğe direnmeyin, o bir şekilde kendini yok edecektir. Neden öyle olsun ki? Öyle olduğuna dair kanıt var mı? Modern, endüstriyel bir devletin askerî güçler tarafından dışarıdan işgal edilmeksizin kendi kendine çöktüğüne şahit olan var mı?
Talat Sait Halman harika bir çeviri yapmış. Okurken çevirisine ve dil yeteneğine hayran kalmamak elde değil. Bazı soneler tabii ki çok güzel ama özellikle sonlara doğru, bunları çağlar boyu onca yüceltilen Shakespeare'in yazdığına inanmakta zorlandığım oldu.
Çağına göre çokça müstehcen göndermelerin olduğunu ve dahi eşcinsel ilişkiye atıf yapıldığını gözlemledim. Bunlar çağına göre tutunması zor olan ve fakat Shakespeare'in nasıl benimsediğini düşününce günümüze bile umut olan gelişmelerdir. 20. Yüzyılda Oscar Wilde'ın muhteşem eserinde eşcinsellik nüveleri olduğu düşüncesi ile hapse bile girdiğini düşününce hele...
Shakespeare'in sanki yazdıklarının çağlar boyu yaşayacağını bilerek bazı ifadeler kullanması da bana çok ilginç geldi.
Belki Shakespeare üzerine daha çok okumak ve kendisi hakkında bilgi sahibi olmak bu cahil değerlendirmemi bertaraf eder. Fakat ilk okumamda edindiğim ilk izlenimler budur.
SonelerWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma