ve işte sınavdan sonra okuduğum ilk kitap. biraz uzun sürdü ama okuduğuma değdi. detaylı bir polisiye roman. benim için biraz yavaş ilerlediği için zaman zaman sıkıldım ama bırakamadım çünkü sonunu gerçekten merak ediyordum ve beklemediğim bir sonla karşılaştım. kafamda kurduğum onlarca teori çürüdü :( okuduğum ikinci john verdon kitabı ve sonuncu olmayacak. gerçekten zekice yazıyor kitaplarını.
dünyanın acılarından uzak tutmuş olabilirsin kendini, bu sana kalmış olup doğana uyar ama tam olarak bu uzak duruş belki kaçınabileceğin yegâne acıdır.
Bugün Ölü Ozanlar Derneğinden bahsetmek istiyorum. Çevremdeki çoğu kişinin bilmediği fakat benim inatla okumalarını istediğim bir kitap. Neden bu kadar seviyorsun diye soracak olursanız en temelinden aile baskısını çok iyi işlemiş. Hayatımızda birçok karar veriyoruz fakat bunlardan kaçı kendi istediğimiz şeyler oturup düşünmek lazım. Bu kitapta bir grup öğrencinin ailelerinin onlara "iyilikleri" için dayattığı şeyleri ve gençlerin özgürce hareket etme çabasını okuyoruz. Yeni hocaları olan John Keating öğrencilere sözcüklerin ve fikirlerin dünyayı değiştirebileceğini, hayatlarını heyecan verici yapmalarını öğütlüyor. Neil'in içindeki tiyatro sevgisini, Todd'un şair kişiliğini ortaya çıkaran John Keating bu öğrencilerin kendilerini bulabilmelerine yardımcı oluyor. Sonu içimi sızlatsa da Ölü Ozanlar Derneği beni değiştiren kitaplardan bir oldu. Uzun bir süre etkisinden çıkamadım. Kitabı gibi filmi de oldukça muazzam. Herkesin okuması gerektiğine inanıyorum.