Tilkinin Gösterdiği Yol
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:12
Elbis Saren, insanların cadı olarak andığı tuhaf bir şifacı kadınla birlikte yaşamaktadır. Bir gün yine her zamanki gibi Oro Ana için malzeme toplamak üzere ormana girmişken karşısına tam da listesinde bulunan bir tilki çıkar ve oğlan da doğal olarak onun peşine düşer. Tabii tüyleri tıpkı altından iplikler gibi parıldayan bu tilkinin peşindeki tek kişi o değildir. Kısa sürede biri büyücü, diğeriyse avcı olan iki kişiyle karşı karşıya kalan El, oradan kaçmak yerine kendini bile şaşırtarak zavallı hayvanın yardımına koşmaya karar verir. Elbette ki sadece saf amaçlar gütmüyordur ama olsun. Şimdilik elimizdeki en iyi şey bu. Bir noktada Elbis, kapandan kurtarmayı başardığı tilkiyle beraber kaçmaya başlar. Arkasından gelen düşmanlara rağmen ona yol gösteren küçük tilkinin rehberliğini kabul eden Elbis, bir süre sonra kendini bildiği ormanın çok ötesinde bulur. O andan sonra geri dönmek artık bir seçenek olmaktan çıktığı için de mecburen tilkinin peşinden ilerlemeye devam eder. Ve sonunda karşısına, bir dağın içindeki sıradışı gölün üzerinde yükselen devasa bir yapı çıkar. Özel varlıkların gittiği bir okul: Nyxhaven Akademisi. İşin kötü tarafı, Elbis bir insan olmasına ve bunu yapamayacak olmasına karşın akademi sınırları içerisine girmeyi başarır fakat aynı zamanda çıkış yolu da ardından kapanır. Çünkü akademi öğrencilerinin oradan ayrılabilmesinin yegâne yolu, öğretim yılını başarıyla tamamlamaları hâlinde mümkündür. Belki diğerleri için bu oldukça basit bir görevdir fakat Elbis, bu süre zarfında hayatta kalabilmek için hem kendi türüne karşı büyük bir nefret besleyen bu doğaüstü canlıların arasında kimliğini gizlemelidir hem de 1. sınıfı bitirene kadar canlı kalmayı başarmalıdır. Hikâyenin genel şekilde konusu bu şekildeydi. Öncelikle söylemeliyim ki fantastik
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202615 okunma
8/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:23
Kıymetlim Llosa "Ne yazsa okurum" dediğim, yazdıkları üzerine görüşümü söylerken de çok tarafsız olamayacağım bir yazar. Evet, kitap çok erotizm dolu. Belli yerler bazı okurlara rahatsız edici gelebilir. Şimdiye kadar okuduklarımdan çok farklı bir tarzı var. Tablolardan hareket edilerek oluşturulan kurgu bölümleri de ilginç. Okuyanlar da çok beğenmiş gibi durmuyor ama ben beğendim, o ne yazsa beğenirim:Çünkü o benim çok geç bulduğum ama çok erken kaybettiğim Llosa'm...
Üvey Anneye ÖvgüMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2020443 okunma
Reklam
Sadece "özel" insanlar için...
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
87 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:26
Beyninizi zonklatarak, döve döve genişleten ve kendi kendinize geceleri varoluşsal sorular sormanıza neden olan kitap. Birkaç alıntı: • Sen ve ben çoğu kimse gibi değiliz. Dünyada rahatlık aramıyoruz. • İnsan akılla şehvet arasındadır. Bu ikisinden birinin alanında kalanı artık insan diye adlandıramayız. İnsan “gidip-gelen”dir. (Benim tanımlamam) • Amellerimiz ile niyetlerimiz arasındaki boşluğu melekler doldurur. • Yazmaya kalkışanlar mağrur kimselerdir. • Ödev katlanmayı görev ise gözüpekliği gerektirir. • Düşkırıklığı dediğim zaman eskilerin "sukût-u hayâl" dedikleri şeyi kastetmiyorum. Hayal kurmakla başım hiç hoş değildir. Gelecekten beklediği nelerse onları kafada keyfince şekillendirip sonra onlara uymayan durumlarla karşılaşınca hayalleri yıkılan kimselerden değilim. Güvendiğim dağlara kar yağmış falan değil. Derinden bir düşkırıklığı benimkisi. Geçen her gecenin leyle-i kadir, karşılaştığım her kişinin Hızır olmadığını anladığım zaman kırılıyorum. Böylece kırılan bir düş haline dönüştüğümü görüyorum. Evet, bizzat kendim bir düşkırıklığıyım, kırık bir rüyayım ben. Ve hepimiz öyleyiz. • Hepimiz birer düş kırıklığıyız ve kırılmayanda hayır yoktur. • Ne olursa olsun bir ortamda "uyumsuz" bir unsur belirmişse, ortaya bir "uyumsuzluk" çıkmışsa, o noktada anlaşılmaya değer, üzerinde kafa yorma mecburiyeti duyduğumuz bir durum var demektir. • Panik bir dünyada yaşıyoruz. Öyle inanıyorum ki panik karşısında bir şeyler yapmanın yolu paniği önlemeye çalışmaktan geçmez. En doğrusu paniğe hiç katılmamak, yani üretken bir çabaya kendini bağlamaktır. o Ama bu kendini uyuşturmak. Belki de panik elzem! (bu benim yorumum) • Çağımızda sosyalleşme adı altında gerçekleşen sürüleşmeye… • Herkes kendini ikna etsin: Kendi bakış açımın doğru olduğuna birilerini ikna etmek benim
Tahrir Vazifeleriİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 20141,479 okunma
4/10
·600 syf.··
2026 55. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:30
Herkese merhaba! Evet, günler boyunca yazım yanlışlarından, anlatım bozukluklarından, garip cümlelerinden dem vurduğum o kitap: Phlebas'ı Hatırla. Arka kapak yazısını okuyup merak ederek ödünç aldığım bu kitapla da ne yazık ki anlaşamadık. Neden mi? Her şey bir tarafa, metin çok uzun ve bu uzunluk ne kurgusal evrenin ne de karakterlerin derinleşmesine imkân tanıyor. Kitabın içerisinde iki farklı yerde yaklaşık 30ar sayfalık kısımlar var. Sadece bu kısımlarda bu evrende ne var ne yok fikir ediniyoruz ama aşırı derecede üstel ve özet şeklinde... Bu da ancak uzayda farklı gezegenlere iniş yapıldığında karşılaşılan varlıklar ve yaşam türlerine dair. Kitabın başından sonuna kadar ne, neden olmuş hiçbir şekilde açıklanmıyor. Bu düzen neden ortaya çıktı? Kültür nedir? Hiçbir doğru düzgün açıklama yok, olmadığı gibi izini sürebileceğimiz ipuçları da yok. Sayfalar boyunca uzay gemisi, tayfa, ana karakter ve karakterler arasındaki konuşmalar ve olaylar... Ama bunlar da Kültür'ü açıklamaya yetmiyor. Kitabın sonunda yazarın kitaba dair kısa bir anlatısı var. Kitap burada gizlenmiş aslında. O kısım da yaklaşık 30 sayfa... Keşke orada aktarılanlar romana da yansımış olsaydı... Özetle bir hayal kırıklığını daha şuraya bıraktım. Bazen de olmaz. Kitaplarla kalın!
Edebiyat
Phlebas'ı HatırlaIain M. Banks · İthaki Yayınları · 201989 okunma
UZUN ZAMAN SONRA İLK KEZ BİR KİTABA AĞLADIM
Puan vermedi·352 syf.··
2026 15. kitabı
Her şeyden önce bütün incelemelerim gibi bunun da spoilerli olduğunu söyleyeyim. Sonrası biraz dağınık olacak çünkü objektif ve yararlı bir eleştiriden çok (ya da yorumlamadan )çok içimdeki hisleri döktüğüm bir inceleme olacak geri kalan bütün kitaplarda da yaptığım gibi. Öncelikle ben bu tarz psikolojik gerilim(?emin olamadim) ve Gizem içeren kitaplarda gizem'i çözmeyi bıraktım. Yani zaten hiçbir zaman nokta atışı bir şeyleri bulamıyorum bulduğum şeyler de bin tane ihtimali arasından tutan bir tane ihtimal falan oluyor. Ama en önemlisi bir süreden sonra gizemi bulmaktan çok karakterlere kahrolduğum için düşünemiyorum. Bu da öyle oldu. Bütün bir kitap boyunca helena'ya ve kate'e sarılmak istedim. (Kate ne alaka demeyin O benim anksiyeteli bebeğim). KİTABIN O KISIMLARI GELİNCE HER BATHANY İSMİ GEÇİNCE AĞLIYORDUM. Kitapta Helena'yı hiçbir zaman suçlayamadım açıkçası. Berbat anneliği veya manyak kontrolcü bir patron gibi davranması da dahil olmak üzere evet. Ben zaten konu annelik ve çocuk sahibi olmak denince çok hassas oluyorum. Onlarca kadının anne olmak istememesine rağmen sorumsuz kocaları ve toplum yüzünden evebeynlik gibi büyük bir yük almaları ve bu yolda gerek fiziki gerek ruhsal en büyük hasarı almaları BENİ KAHREDİYO. Bu kitapta da Helena'ya kocaman sarılmak istedim ve kitabın en basından beri Simon'a sövdüm. Evet Helena'nın anlatış biçiminden ne kadar iyi görünse de öyle olmadığını anlamıştık zaten ama yine de çok büyük bir öfke doluydum ona özellikle de çocuk isteme konusunda. TA Kİ PEDO TCVCÜ OLDUĞUNU ÖĞRENENE KADAR. BATHANY. YEMİN EDERİM YAZARA ULAŞIP SORASIM VAR O PİC KIZINA ÖYLE Bİ BOK YEDİ Mİ YA DA YEMEYİ DÜŞÜNDÜ MÜ DİYE. Mark'a gelirsek seni ve karına olan aşkını yerim öncelikle. Ya bu kitapta niye hiçbir çift mutlu olamadı yazık günah. Neyse Mark'tan
Hayalet YazarA. R. Torre · Martı Yayınları · 202497 okunma
Habibe ablanın Piraye si
Puan vermedi·431 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:05
Bir gün komşumuzun catsindaki tozlu bir çeyiz sandığından çıkıp geldi Piraye. Kitabı alabilirmiyim dediğimde dudu teyzem al oğlum , Habibe ablanın kitabıydı o dedi o an daha bir özenle aldım kitabı tozunu sildim Habibe ablanın hatırası mirası gibiydi evet Habibe abla 35 yıllık ömrünün büyük bir kısmına kanser tedavisi ve bunun yanında bir boşanma,yeni bir evlilik ve dünyalar güzeli iki çocuk sığdırdı iki öksüz Habibe; yani sevilen sevgiye layık olan zarif ve narin işte bu yüzden Habibe ve Piraye benim için aynı iki kadın hayatın yorduğu yıprattığı iki kadın. Habibe abla altını çizigin her satırda neler hissettiğini bilmeyi çok isterdim. Keşke sana sorabiseydim duam o dur ki cennete buluşmak dileğiyle vesselam.
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma
Reklam
Reklam