📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Biz bu iki zamandan sadece birini önemseriz. Doğumunuzdan önceki zamanı
düşünün. Var olmadığınız dönemi. Annenizin karnında geçirdiğiniz haftaları, hatta anne babanız için sadece bir ihtimal olduğunuz gebelik öncesi zamanı değil sadece, dünyaya gelmeden önceki trilyonlarca yılı... Doğumumuzdan önceki onca bin yıl boyunca var olmamakla ilgili endişemiz yoktur. Niye biri var olmadığı tüm o zamanı önemsesin ki? Fakat bu doğruysa, o zaman ölümden sonra var olmayacağımız tüm o sonsuz zamanı neden bu kadar çok düşünüyoruz ki?
Epikuros, kendi ölümümüzü hayal ettiğimizde, ölü bedene ne olursa olsun hissetmeye devam edecek bir parçamızın geride kalacağını düşünme hatası yaptığımızı söyler. Ancak bu, ne olduğumuza dair yanlış bir anlamadır. Belirli bir bedene, et ve kemiğe bağlıyız. Epikuros atomlardan (her ne kadar atomlarla kastettiği modern bilim insanlarının kastettiğinden bir parça farklı olsa da), oluştuğumuzu düşünür. Bir kez bu atomlar ölümle birbirinden ayrıldığında, artık bilince sahip bireyler olarak var olmayız. Eğer biri bu parçaları daha sonra tekrar dikkatli bir şekilde bir araya getirebilse ve yeniden yapılmış bu bedene hayat üfleyebilse bile, benimle ilgisi olmazdı. Bana benzer görünse de yaşayan yeni beden, ben olmazdım. Onun acılarını hissedemezdim, çünkü bir kez bedenin işleyişi durduğunda onu hiçbir şey hayata geri döndüremez, özdeşlik zinciri kırılmış olurdu.