Adı:
Üç Silahşörler
Baskı tarihi:
29 Kasım 2017
Sayfa sayısı:
685
Format:
Ciltli
ISBN:
9786051715902
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Kral XIII. Louis ve Kraliçe’ye hizmet etmek uğruna her şeyle mücadele eden üç soylu silahşör Athos, Porthos ve Aramis’in yolları kendileri gibi Kral uğruna mücadele etmek üzere yola çıkan D’Artagnan’la kesişir. Kardinal Richelieu’nün adamlarıyla sürekli boğaz boğaza gelen; ikiyüzlülük ve politik entirikalarla mücade eden dört arkadaş kendilerini bir anda Kardinal’in tehlikeli casusu, güzeller güzeli genç İngiliz Milady’nin karşısında bulurlar.

“Sizinle d’Artagnan, Monte Cristo ve Balsamo olduk, savaş meydanlarından, saraylardan ve kalelerden geçerek at üstünde Fransa yollarını katettik. Sizinle, elimizde meşalelerle, karanlık koridorlardan, yeraltındaki gizli geçitlerden geçtik. Sizinle birlikte hayal kurduk ve hâlâ da kurmaya devam ediyoruz.” –Jacques Chirac’ın 30 Kasım 2002’de, Alexandre Dumas’nın küllerinin Panthéon’a taşınması sırasında yaptığı konuşmadan

“Eğer kendim ve arkadaşlarım için erdemler belirleyecek olsam, bu hiç kuşkusuz d’Artagnan’ın erdemleri olurdu. Yalnızca gerçek değil aynı zamanda cana yakın; sadece ikna etmeyen adeta büyüleyen bir karakter. Bu yazarın zaferidir.” – Robert Louis Stevenson -
755 syf.
·16 günde·9/10 puan
Üç Silahşor
Sürekli bir heyecan söz konusu bir olaydan diğer bir olaya geçiyorsunuz. Kitabın tamamı bu şekilde ilerliyor diyebilirim. Bitmek bilmeyen bu heyacan ve merak duygusu okudukça sizi daha da içine çekiyor. Kitabı sevdiğim kadar sevmediğim yönleri de vardı. #Örneğin; Karakterlerin tümü Kraliçe de dahil olmak üzere ya evli birine aşıktı yada evli biriyle sevgiliydi. Silahşörler mert, yiğit, delikanlı, sözünün eri, güçlü kuvvetli dahası güvenilir karakterler olarak anlatılıyordu. Ama gel gör ki her birinin evli ve parasını yediği güzel bir sevgilisi vardı. :)) Bir diğer noktaysa silahşörler kendilerine tapar derecede sadık olan bir hizmetkâra görev veriliyorlar. Bu görevi canı pahasına yerine getireceğini bilmelerine rağmen her bir silahşör hiçte gerek yokken onu tek tek ölümle tehdit ediyor. Ancak bu kadar yersiz olabilirdi. :)) Bu da spoi olur mu bilmiyorum ama söylemeden edemeyeceğim. Bir kadını bir ordu zaptedemiyor desem yeri var.

Yinede ben bu kadar akıcı bir kitap görmedim. İnsanı inanılmaz sürüklüyor. O tuğla görüntüsü yanıltmasın bir çırpıda gidiyor. Kütüphanemde kesinlikle olmasını istediğim dedemin yıllar önce okumuş olduğu bir kitaptı. O nedenle çok başka duygularla ele aldığım bu kitap benim için çok ayrı, çok özel bir yere sahip. Alexandre Dumas
755 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Alexandre Dumas'ın Athos, Porthos ve Aramis isimli üç silahşör ile sonradan onlara katılan Dartanyan (D'Artagnan) isimli muhafızın kraliçe, kral ve kardinal arasındaki entrikalar arasında yaşadıkları maceraları anlatan romanı. Roman, dönemin sosyal ve sınıfsal ilişkileri ile ekonomik durumu ve politik hayatı hakkında fikir verici ipuçları içerir. Romanın adı neden dört silahşörler değil; çünkü Dartanyan bir hayli sonradan silahşör rütbesine nail oluyor, bu yüzden daha dakika bir gol bir kitabın isminde spoiler vermemek için olabilir. Aslında dört kişilerdir. Kitapta, ihtilalden hemen öncesindeki Fransa anlatılır. Eğer doğru düzgün bir çeviriden okursanız, o dönemin Paris'indeki gerginliği, alttan alta kaynayan bir halk hareketini, acımasız karanlık istibdat dönemini, birbirlerini ihbar eden komşuları, gecenin bir yarısı baskınla tutulup Bastille'e götürülen ve eşlerinin dahi bir daha haber alamadığı insanları okursunuz. Ellerinde taşlar ve sopalarla halkın daracık Paris sokaklarından akın akın neden çıkıp, tam teçhizatlı askerlerin üzerine yürüdüğünü, baskıcı aristokrasiye karşı acımasız hınçlarını çok daha iyi hissedersiniz. Silahşörler sadece bir ön hikayedir.
755 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Konusu tarihi gerçeklere dayanan roman, yazarın hayal gücüyle süslenmiş. Aşk, entrika, macera, dostluk, düşmanlık, kahramanlık gibi konularla harmanlanmış akıcı bir roman. Okuma listelerinin başına alınmalı.
755 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğum ikinci Alexandre Dumas kitabı. Monte Cristo Kontu’da çok etkilemişti beni. Doğruyu söylemek gerekirse üç silahşörden de bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim. Bilirsiniz her yazarın bir kült eseri vardır ve Dumas’ın ki de Monte Cristo Kontu diye düşünmüştüm. Bu kitabı da okumayı bu sebeple ve belki de yedi yüz elli beş sayfa olması da okumamı bu kadar ötelememde ki etkendir. Bu arada yıllar önce filmini seyretmiş olmam da diğer bir etkendi. Ancak okuyunca anladım ki kendimi çok güzel bir kitaptan sırf ön yargılarımdan dolayı mahrum etmişim. Şeytanın dünyada vücut bulmuş hali Milayd, Athos, Porthos, Aramis ve Dartanyan’ın maceraları eminim sizi de etkisinde bırakacak.
755 syf.
·Puan vermedi
Lise yıllarımda okumuş ve uzun süre etkisinden kurtulamamıştım. ''Birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için. ''Cümlesi uzun süre aklımda kalmıştı. Daha sonra filmini de izledim. Çok güzel bir kitap.
755 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10 puan
Alexandre Dumas, benim için çok önemli bir yazardır. Kitaplarını okurken sıkılmadığım, sayfalarını çevirmek için zaman yarattığım ender yazarlar arasındadır kendileri. “Üç Silahşörler” okuduğum ikinci kitabı. Hatta bir üçlemeymiş. Üçlemeymiş diyorum çünkü İş Bankası Kültür Yayınları devam kitaplarının telif hakkını almamış. Alfa Yayınları 2. Kitabın (Üç Şilahşörler – Yirmi Yıl Sonra) telif hakkını aldığı için basımını gerçekleştirmiş en kısa zamanda okumayı düşünüyorum.
Alexandre Dumas’ın bu eseri tarihi olaylara dayanmış olmakla beraber, bu tarihi olayları saptırarak ve hayal gücünün engin denizleriyle süsleyerek yazmıştır. “Üç Silahşörler”in tarihi olaylara değinen hayali ve kurmaca bir roman olduğunu söylemek daha doğru olur.  Dumas “Üç Silahşörler”‘i yazarken tarihi oldukça saptırdığı, olaylara fazlasıyla hayal gücünü kattığı söylentilerine şöyle bir cevap vermiştir:  “Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu.
Eser, Dumas’ın da en ünlü eseri olmuş, pek çok dile çevrilmiş, ilk yayımlandığı günden bu güne kadar pek çok ülkede defalarca kez basılmış, pek çok filme de konu olmuştur. Eser dünya klasikleri arasına girmiş, her zaman, en çok sevilen, en çok okunan, en çok baskı yapan eserler arasındaki yerini muhafaza etmiştir.  Binlerce kez film, çizgi film, vb... yan dallara uyarlaması yapılmış,  dünyada en çok tanınan eserler arasında yerini korumuştur.
Alexandre Dumas bambaşka bir yazardır. Çok büyük bir yazardır. Okunmalıdır. Okutulmalıdır.
755 syf.
·7 günde·10/10 puan
Dumas benim hayran olarak okumaya devam ettiğim bir yazar. Her kitabıyla ona olan sevgim pekişmeye devam ediyor. Üçyüzden fazla roman yazmış bir insan Dumas. Muazzam bir rakam gerçekten. Umarım daha fazla eserine ulaşma imkanını buluruz.

Önceden okuduğum kitaplarına ek bu kitabıyla birlikte de Dumas’nın tarihi olaylar etrafına örülü bir hikaye kurduğunu ve bunun onun tarzı olduğunu söyleyebilirim sanırım.

Üç Silahşor de Monte Cristo Kontu gibi ne ara başlayıp ne ara bittiğini anlayamadığım bir roman oldu. Sayfa sayıları ile okuma hızı resmen ters orantılı oluyor Dumas’nın kitaplarında. İçerisindeki entrikalar, maceralar, aşklar, savaşlar kitabın bir an olsun durulmasına müsaade etmedi. Evet zaman zaman sıkıldığım, uzatıldığını düşündüğüm anlar da oldu ama genele baktığımda çok sevdim.

Çocukluğumuzdan beri isimlerine aşina olduğumuz muhteşem dörtlü; Athos, Porthos, Aramis ve d’Artagnan’ın maceralarını okumak için bu kadar geç kaldığıma hayıflanmadan edemiyorum. Ama olsun. Neticede okudum ve iyi ki okudum diyorum.

Yine de bir seçim yapacak olsam ilk göz ağrım Monte Cristo Kontu’nu seçerim. Yalan yok.
755 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
"Birimiz hepimiz için ,hepimiz birimiz için" ne güzel bir dayanışma modelidir. Kütüphanede bulunmayı ve mutlaka okunması gerekenler listesinde olmayı hak eden bir kitap.
755 syf.
·5 günde
İçerisinde Dostluk, Arkadaşlık, Sevgi, Saygı, Sadakat, Onur, Görev Bilinci, Doğruluk, Güvenilirlilik, Zeka vs vs tonlarca iyi duygular ve ödevlerin bulunmasının yanı sıra Kurnazlık ve de İhanet gibi kötü duygulara da fazlasıyla yer verilen, her bir sayfasında sizi bu duygu sellerinden birine kaptıran, coşkunluk derecesinde bir okuma heyecanı sunan bir sürükleyiciliğe sahip bu roman tek kelime ile muhteşem bir eser.

Özellikle okuyan okumayan herkesin illa ki hayatında en az bir kere telaffuz edildiğine şahit olduğu

"Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için"

sözünün, 755 sayfadan oluşan bir macera romanın ana konusu olduğu bu roman ; birbirlerine muazzam derecede güven ve sadakat hisleriyle donanmış Athos, Porthos, Aramis ve D'Artagnan isimlerine sahip, her biri bambaşka bir karaktere sahip ama hepsi de birbirine sahip olan bu 4 gencin başından geçen olaylar silsilesini muazzam bir akıcılıkla kaleme alındığı şahane bir eser.

Sayfaların nasıl aktığını bilmiyorum ve herkesin illa okuması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle karakter gelişimi yeni yeni oturmaya başlayan genç zihinlerin bir an önce tanışmasını ve gerçek dostluğun ne derece önemli olduğunun kavranmasına yardımcı olacağını düşünüyorum.

Kısacası önce siz okuyun sonra da başkalarına okutun efendim. Pişman olmayacaksınız. :)
755 syf.
·7/10 puan
Alexandre Dumas’ın, Üç Silahşörler romanı tarihi olaylara dayansa da yazarın hayal gücüyle süslenmiştir. Kitapta anlatılan kardinali düşürmek için kurulan komployu anlatır. Sonrasında Kralın Muhafız Birliği silahşörlerinden Athos, Porthos ve Aramis'e ve  d'Artagnan ise kardinalin oyunlarının farkındadır. Silahşörler kralı ve ailesini korumak için canlarını ortaya koyar.

D’Artanyan silahşör olma isteğiyle yola düşer, pek çok macera atlatır ve bir şekilde kendini düello içinde bulur. Düello yapılacakken rakipleriyle muhabbete başlar ve birbirleriyle ne kadar kolay anlaştıklarını görürler ve arkadaş olurlar. Bu sırada kardinalin askerleri çıkagelir.
Kralın emriyle, La Rochelle Kalesi kuşatmasına şövalyeler de katılır.
Bir gün silahşörlar,   Kardinale denk gelmişler, Kardinal ise şövalyele­rin kendisini görmesinden hoşlanmamış, bu yüzden şövalyeleri de yanlarında götürmüştü.  Geldikleri handa, istirahatte iken Kardinal ile Milarf’nin konuşmalarını dinleyerek   Kardinal,  Birming­ham Dükü’nü öldürmesini istediğini duyarlar.    
Kardinal gittikten sonra, Athos, Mıladi’nin kaldığı odaya girer ve onun eski karısı olduğunu görüp öğrenmiş olur.  “Şeytan” diyerek  Kardinal’in imzasını taşıyan yazıyı elinden alır. Kardinal ‘in imzasını taşıyan kağıtta: “Bu kağıdı taşıyan kişi yaptığı işi benim emrimle ve devletin kurtuluşu için yapmıştır” diye yazmaktadır.  Miladi tutuklu bulunduğu cezae­vinden, kendisine aşık ettiği koruması yüzbaşı tarafından kaçırıl­ır. Yüzbaşı, Birmingham Dük’ünü de öldürmeyi de başarmış, Yüzbaşı, Miladi tarafından kullanıldığını anlayıncaya kadar, tutuklanmış ve hapse düşmüştür.

Silahşörler Miladi'nin peşindedir ve onu bir handa yakalarlar. Mahkemeye çıkarılan Miladi, idama mahkum edilir
798 syf.
·11 günde·Beğendi·Puan vermedi
Üç ama aslında 4 silahşor. 1600 yıl Fransası. Aşk, entrika, kahramanlık, düello ve adalet. 792 sayfa ama o dönemde yayınevlerinin sayfa sayısına göre yazara ücret ödediği için bu kadar uzatıldığı söyleniyor. Kitap asla bir savaş kitabı değil. aklınızda iç içe geçmiş tuzaklar ve kahramanlarımızın mert duruşlarıyla bunlarda galip geldiğini göreceksiniz.
27 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Oxunması lazım olan, çox həyəcanlı və bir o qədər də hadisələr qarışıq. Zövq almamaq mümkünsüz) Möhtəşəm və ötəsi bir əsərdi. Tarixi, real və eləcə də romantika dolu bir əsərdir. Diqqətimi daha çox bu iç-içə olan hadisələr çəkir, Dartanyan və möhtəşəm 3-lük öz idea xətləri ilə seçilən və sevilən obraz kimi yaddaşımda qalacaq.
Sabah dokuza kadar süren taşraya özgü bu uykudan uyandığında, giyinip babasına göre, krallığın en önemli üçüncü şahsiyeti olan Mösyö de Treville'i görmeye gitti.
Genç adam aynı gün on beş eku, bir at ve Mösyö de Treville'e yazılan mektuptan oluşan üç armaganla birlikte yola çıktı; tahmin edileceği gibi tavsiyeler armağanlara dahil değildi.
...yaşadığımız bu kötü dönemde, onurlu bir hayat sürdürmek, tartışılmaz bir erdeme sahip olmak, bir insanı hakaretlerden, işkencelerden muaf tutmuyor.
Bunun üzerine mızrağını uzağa fırlatan hancı, karısına ve usaklarina da ellerindeki sopaları ve süpürge sapını bırakmalarını söyledikten sonra, onlara örnek olmak için mektubu aramaya başladı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üç Silahşörler
Baskı tarihi:
29 Kasım 2017
Sayfa sayısı:
685
Format:
Ciltli
ISBN:
9786051715902
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Kral XIII. Louis ve Kraliçe’ye hizmet etmek uğruna her şeyle mücadele eden üç soylu silahşör Athos, Porthos ve Aramis’in yolları kendileri gibi Kral uğruna mücadele etmek üzere yola çıkan D’Artagnan’la kesişir. Kardinal Richelieu’nün adamlarıyla sürekli boğaz boğaza gelen; ikiyüzlülük ve politik entirikalarla mücade eden dört arkadaş kendilerini bir anda Kardinal’in tehlikeli casusu, güzeller güzeli genç İngiliz Milady’nin karşısında bulurlar.

“Sizinle d’Artagnan, Monte Cristo ve Balsamo olduk, savaş meydanlarından, saraylardan ve kalelerden geçerek at üstünde Fransa yollarını katettik. Sizinle, elimizde meşalelerle, karanlık koridorlardan, yeraltındaki gizli geçitlerden geçtik. Sizinle birlikte hayal kurduk ve hâlâ da kurmaya devam ediyoruz.” –Jacques Chirac’ın 30 Kasım 2002’de, Alexandre Dumas’nın küllerinin Panthéon’a taşınması sırasında yaptığı konuşmadan

“Eğer kendim ve arkadaşlarım için erdemler belirleyecek olsam, bu hiç kuşkusuz d’Artagnan’ın erdemleri olurdu. Yalnızca gerçek değil aynı zamanda cana yakın; sadece ikna etmeyen adeta büyüleyen bir karakter. Bu yazarın zaferidir.” – Robert Louis Stevenson -

Kitabı okuyanlar 4.575 okur

  • Burak
  • Şule çolak
  • Helbest
  • Ömer F. Bolat
  • Oğulcan KONAK
  • İ. Erdi KIZAN
  • Savaş Kırcan
  • Akif Polat
  • Mert Öztürk
  • miraç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.7 (7)
9
%0.5 (5)
8
%0.4 (4)
7
%0.2 (2)
6
%0.2 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları