Puan vermedi·208 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:30
Tuhaf Ev, aslen bir YouTube fenomeni olan Japon yazar Uketsu’nun acayip merak uyandıran bir korku-gerilim kitabı. Kitap tamamen bir evin gizemli çizimleri ve üç kişinin bu planlar üzerine yaptığı diyaloglar üzerinden ilerliyor. Siz de okurken elinizde olmadan o çizimleri yan yana koyup karşılaştırıyor, adeta evi kendiniz incelemeye başlıyorsunuz. Çok basit bir dille yazılmış olmasına rağmen müthiş bir merak unsuru barındırıyor. Elinizden bırakamıyorsunuz, su gibi akıp gidiyor. Özellikle uzun süredir kitap okuyamayan ve keyifli vakit geçirmek isteyenler için meraktan delirten, şahane bir hızı var. Gelgelelim, kitabın sonu benim için tüm o büyüleyici süreci mahvetti. Hikaye boyunca büyük bir ters köşe bekledim ama maalesef o gerilimin hakkını veren bir şaşırtmaca yoktu. Sonu o kadar ütopik ve zorlamaydı ki, kitabın başında o yaratılan harika gizemi ve atmosferi sonunda tamamen yok etmişler. Çok daha inandırıcı, "Vay be, demek böyleymiş!" dedirten bir finali hak ediyordu. Yine de sonunu bir kenara bırakırsam, sunduğu o bulmaca çözer gibi okuma keyfi için kesinlikle tavsiye edeceğim, çok eğlenceli bir deneyimdi.
1000Kitap
Tuhaf EvUketsu · Nox Yayınları · 2026974 okunma
10/10
·481 syf.··
2026 6. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:00
Bugün serenadı bitirdim. Tanışmak istediğim ama çekindiğim ve şans bulamadığım tayini çıkmış bir öğretmenimin tavsiyesiydi, hem bu yüzden hem de livanelinin okuduğum ilk kitabı olduğundan artık benim için özel bir yeri var. Çok beğendim hayatın aynı zamanda inanılmazlığını, aceleliğini,gündeliğini ve hamlığını çok güzel işliyor. Kitaplarda genellikle aşk hikayelerini birinci kişinin anlatımından dinlemeye alışkınım,böylesine derin bir aşkı üçüncü kişinin ağzından dinlesem de o duygu derinliğini sanki ben Maximilianmışım gibi hissettim. Anlatılan şeyler toplumsal bir gerçek, neredeyse her evin geçmişinde, hepimizin ailesinde yaşanmış ama anlatılmayan şeyler var.Bu yaşanmışlıklar bazılarımızda daha ağır, bazılarımızda daha gizli. Yalnız kumsaldaki son bana çok trajikomik geldi yaşanan onca şeyden sonra dalga geçiliyor gibi hissettim. Max'ın 24 Şubat'ta ölmediğine çok sevindim, hem bizin hem de Maya'nın onu tanıma şansı oldu.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·176 syf.··
2026 38. kitabı
Yazarın kimliği hakkında çok bilgi bulunmamaktadır. Sosyal medya hesapları, yok olmakla beraber hayran kitlesinin oluşturduklarından ibarettir. Gerçek bir hikâyeden esinlenerek yazılan eser, manevi yönden doyurucu. Varlık-yokluk-varlık üçgeninde şekilleniyor. Babasının gitmesiyle birden evin erkeği olan 22 yaşındaki Aslan’ın zorlu hayat mücadelesi başlar ve bu esnada Allah’a olan inancı onu yükselişe götürür. ‘Veren de Allah, alan da Allah’ bilinci, varken de yokken de aynı karaktere sahip olmasını sağlar. Yeni evlenen ablası, askerde olan kardeşi ve dul kalan annesi, hepsinin borcu Aslan’ın omuzlarındadır. Ve “Aslan düşerse ev de düşer”di. Yılmadı, ek işlere girdi. Asıl işinden kovuldu pes etmedi yeni işini kurdu. Borçlar nasıl ödenecek diye düşünürken yatırım yapmaya başlar hale geldi. Peki bütün bunlar nasıl mümkün oldu? Tasavvufta buna tevekkül denir. Kul, yapması gerekeni yapar ve Allah’a teslim olur. Aslan da öyle yaptı. Direndi, direncini duadan aldı. Sonum demedi hep yeni baştan başladı. Annesinin duaları da yolunu şaşırmasına engel oldu. Yalnızım demedi, Allah benimle dedi. Derdim çok demedi Allah büyük dedi. Rabbim bu bu sınavla sınadıysa bana güvendiği içindir dedi. Ne güzel dedi de biz de okuduk. Ve Aslan, mevsimlerin en güzeli Eylül’ü buldu. Ama bu konuda sürprizi bozmak istemiyorum. Onun tadı okumaktan geçiyor.
Dua Kader DeğiştirirEthem Emin Nemutlu · Olimpos Yayınları · 20182,937 okunma
JAMES JOYCE'UN ARABY'SİNE DAİR DÜŞÜNDÜRÜCÜ BİR BAKIŞ
9/10
·25 syf.··
2025 8. kitabı
İrlanda’nın Dublin şehrinde doğan ve çoğunlukla burayı eserlerinde olayın geçtiği yer olarak kullanan James Joyce, 20. yüzyılın en etkili yazarlarından biriydi. Eserlerinde sıklıkla İrlandalıların yaşam tarzına, özellikle de İngiliz kolonialismi ve Katolik muhafazakârlığı altında yaşayan insanların duygusal, ruhsal ve kültürel zorluklarına odaklandı. Araby’de, Joyce gencin duygusal yalnızlığını yansıtmak için karanlık ve bunaltıcı bir Dublin atmosferi kullandı. Joyce’un ve öykülerinde kullandığı ‘setting’in öykülerine etkisi üzerine araştırmalarıma göre çevrenin atmosferi sadece Joyce’un hayal kırıklığıyla şekillenmiyor; aynı zamanda fiziksel çevrenin nasıl derin bir şekilde arzularımızı ve algılarımızı etkileyebileceğini de hatırlatıyor. Öykü “kör” ve sessiz North Richmond Sokağı’nın tasviriyle başlıyor. Bu sokak Christian Brother’s School’un çocukları özgür bırakıldığı zaman dışında çıkmaz ve sessiz bir sokak. Bu durum durağan ve boğucu bir yeri sembolize ederken; evin küflü ve yaşama elverişsiz tasviri cansızlığı ve tekdüzeliği belirtiyor. Ayrıca, bu güçlü tasvirler çocuğun duygusal manzarasını yansıtıyor. Tüm bu tasvirler beni evimden aldı, sanki Dublin’e götürdü. Küçük çocuk anlatırken ben de o sokakta yürüyor gibiydim. Bahsetmek istediğim bir başka nokta da Joyce’un hikâyenin temalarını, özellikle de manevi felç, idealizm ve hayal kırıklığı temalarını derinleştirmede önemli rol oynayan bazı dini semboller kullandığıdır. Örneğin, çocuğun evinin eski kiracısı Katolik bir rahipti. Evde küflü bir atmosfer vardı ve rahibin sararmış kitapları mutfağın arkasındaki atık odasındaydı. Araştırmalarıma göre, rahip İrlanda’da dinin çürüyen etkisini simgeliyor. Ayrıca, rutubetli hava ve sararan kitaplar çürüme ve ruhsal boşluk uyandırır. Rahibin kitapları konuları açısından
1000Kitap
ArabyJames Joyce · 201475 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:12
Of! Bu nedir yahu! Bir insan polisiyeyi, psikolojiyi, hafızayı, edebiyatı nasıl bu kadar iyi harmanlayıp bir yapıt ortaya koyabilir. Mest oldum, elimden bırakamadım. Son sayfalara kadar kafamın içinde tek bir soru: “Hakikaten 17 Haziran 1986 günü ne oldu?” Kitabın özellikle son bölümlerinde sıkça düşündüğüm şey şu oldu; Yetişkinliğimiz bir halı gibi. Anne babamızın, iplerinin rengini seçtiği, desenlerini ilmek ilmek işledikleri bir halı. Onlar yaşarken de ölüyken de, yaşamımızın neredeyse tamamını kaplayan devasa bir halı. İşte bu kitap kökleri çocukluğa uzanan bir travmanın hikayesi. Hikaye iki şeritte ilerliyor, bir bugünde bir geçmişte. Romanın kahramanı Vidar ilkokulda bir tarih öğretmenidir. Bir öğrencisini darp ettiği iddiası ile hakkında bir soruşturma açılır ve soruşturma sonlanana kadar görevden uzaklaştırılır. Bir gün evde babasından kalan eski eşyaları karıştırırken eski yazlıklarının telefon numarasına rastlar. Bu eski yaz evi 30 yıl önce satılmıştır ve hatta bu numara kullanımda bile değildir artık fakat neden bunu yaptığını bilmeksizin Vidar numarayı çevirir. Karşı tarafta biri telefona cevap verir. Hattın diğer ucundaki aile kendi ailesidir ve tarih 17 Haziran 1986’dır. Vidar bu telefonla geçmişe, çocukluk günlerine bağlanmıştır. Sanki bir oyuna başlamış gibi Vidar aramalarına devam eder. Bir süre sonra o günde bir terslik olduğunu, o gün yaşanan bir olayın bütün hayatını etkilediği düşüncesine kapılır ve bunu çözümlemek için hergün farklı bir saatte yazlık evin telefonunu arayıp olayı çözmeye çalışır. Vidar haklıdır, o gün bir şey olmuştur ve bu şey bugün meslekten uzaklaştırılma meselesi ile de bağlantılıdır. Yani, ne diyeceğimi bilmiyorum. Gerçekten çok ama çok güzel bir kitaptı. Edebiyatta çok sevdiğim iki tema, hafıza ve çocukluk, muhteşem bir
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,545 okunma
Aile Hikayesi - Boş Tabak
Puan vermedi·240 syf.··
2026 1. kitabı
Aile hikayelerini her zaman sevdim. Güzel başladı aile içi hesaplaşmalar, yılların suskunlukları dile getirilemeyenler derken monolog verildiği kısımlar biraz okumayı yavaşlattı. . Son bölümde ki son bölümün adı kitabın adını taşıyordu Boş Tabak orda düğümler çözüldü. Sakin,akıcı anlatımını yanısıra iç seslerin fazlalığı evin büyük kızı Zehranın her şeyi içine atması ve yine kendine konuşması beni üzdü. Hiç kimse bu kadar yalnız olmamalı.
Roman
Boş TabakTuğçe Çakır · Timaş Yayınları · 20267 okunma