Aferin Necdet ! Aferin ! İşte böyle…
Leyla boynunu büktü: - Unuttun mu? Hani Pangaltı'da bir evin içinde, duvarları hep benim resimlerimle örtülü bir oda vardı. Hani, geniş ve yaylı sedirinde hep benim ismimi taşıyan yastıklar atılı duruyordu. Hani, geç kaldığımız akşamlar komodinin üstündeki koyu kırmızı abajurlu lambasını yaktığımız oda... Necdet’in böyle bir hislilik gösterisine hiç tahammülü yoktu. Suratını astı, dedi ki: - O odada, şimdi her şey değişti. Nesini göreceksin! Ben yatağımı kütüphaneye geçirdim.
Sayfa 293 - İletişim Yay.
Edebiyat
Evin bütün eşyalarını ateşe taşımaya devam ederken Nils bir insanı hayatta düşüşe götüren ne çok yol bulunabileceğini, bunun bazen ne kadar da kolay olabileceğini, gedik bir kez açılmayagörsün, kişinin kayıp düşmeye başlamasının nasıl da geri dönüşsüz olduğunu düşünüyordu.
Sayfa 77 - Metis Yayınları
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fahişelik hakkında Hıristiyanlığın çelişkili tutumu ta Aziz Augustinus'a dayanır. Hatırlayacağınız üzere, kendisi tüm cinsel arzuları kirli ve şeytani diye kınamıştı. Öte yandan erkeklerin cinsel organlarının çağrısına uyacağını da kabul ediyordu. Bir fahişeden daha kötüsü olamazdı ama Augustinus, eğer onların kökü kazınırsa, erkeklerin şehvetinin her yere sızıp dünyayı kirleteceğini biliyordu. Fahişeler lanetliydi ama toplumun iyiliği için onların ruhlarının feda edilmesi gerekiyordu. Augustinus'tan yaklaşık bin yıl sonra etkili olmuş teolog Aziz Thomas Aquinas aynı bakış açısını dile getiriyordu: "Saraydaki lağım çukurları neyse, şehirlerdeki fahişeler odur; lağım çukurlarını kaldırırsanız, saray pislenir ve leş gibi kokar." Bu düşünceyi bir adım ileri taşıyan kilise ve şehir otoriteleri, insanın pisliğini temizleme ihtiyacı olduğu sürece bu işten para kazanmaları gerektiği sonucuna vardılar. Böylece ruhsatlı genelevler, toplumun ortak faydasına hizmet eden kötülük fabrikaları doğdu. 1358'de Venedik Senatosu, fahişeliğin "dünya için kesinlikle vazgeçilmez" olduğunu ilan etti. Resmi genelevlerin yönetici sınıfların kasalarını doldurmasının yanı sıra, masum bakirelerin bekaretini koruduğu düşünülüyordu. Aynı şekilde, kadınlar da evlendikten sonra, kocalarının alışılmadık cinsel taleplerini evin dışında tatmin etmelerine izin vererek, evliliklerini temiz tutabiliyorlardı. Fahişelik ne kadar kurumlaştıysa, aile değerlerinin savunma kalesi olarak da o kadar övüldü. 1403'te Floransa, belediye genelevini kuran bir "Namus Ofisi" açtı. Pek çok erkek evlilik çağına gelmeden önce eşcinsellik deneyimi yaşadığı için doğum oranının düştüğüne inanılıyordu. Eğer erkekler çekici kadınlarla seks yapmaya alışırlarsa "livata ahlaksızlığı denen korkunç suçtan" uzak durabilecekleri ve hoş
Sayfa 157 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji
Ölenin ardından onun kişisel eşyalarının kaderini tayin edecek yegane kişi olmak, onun yaşamındaki noksanlığıyla baş etmek maratonunda koşması en zor kilometreymiş. Orhan'ın artık elini sürmeyeceği gözlüğüyle, masasının üzerindeki yarım kalmış romanla, ayağının izi çıkmış ev terlikleriyle, lavabonun kenarındaki tıraş takımıyla, portmantoda asılı, cebinde hala mendili duran hırkasıyla baş başa kalmak gidişinin en sert tokatlarından biri oldu bana. Hayatın yıllarca bir evin içinde biriktirip durduğu bu tortuyla ne yapacaktım? İçlerinden birini çeksem hepsi üstüme devrilecek koca bir hayatın istifiydi baş etmem gereken.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Alıntı