10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 248. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:06
19. yüzyılın başlarında geçen romanda, Heathcliff adlı bir evlatlık çocuk ile üvey kardeşi Catherine arasındaki sancılı aşk hikayesi anlatılıyor. Kitap, Heathcliff adlı bir çocuğun, zengin bir aile tarafından evlat edinilmesiyle başlar. Evlatlık anne-babasının kızı Catherine ile arkadaş olan Heathcliff, zamanla Catherine'e karşı derin bir aşk besler. Ancak Catherine, ailesinin bir üyesiyle evlenir ve Heathcliff'i reddeder. Bunun üzerine Heathcliff, Catherine'in ailesine karşı intikam yemini eder. Uğultulu Tepeler romanı; aşkın, kıskançlığın, acımasızlığın ve intikamın gücü üzerine derin bir karakter incelemesi sunar. Romanın ana fikri, insanların tutkularının, bağlılıklarının ve hırslarının hayatlarını nasıl etkileyebileceği ve bazen de yıkabileceği ile ilgilidir. Ayrıca sınıf farklılıklarının, aile bağları ve toplumsal normların insanların hayatlarını nasıl etkilediği de romanın önemli bir temasıdır.
Hayata Dair
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558,1bin okunma
Cengiz Aytmatov
10/10
·343 syf.··
2026 86. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:57
En büyük Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'dan,Bozkırın Kalbinden İnsan Hikayeleri... Aytmatov okumak adeta edebi bir tekâmül yolculuğu gibi.İçsel derinlik,sadakat,aşk ve dönemin acımasız siyasi çarkları içerisinde varoluşsal sancı.Her bir öykü bozkırın ortasından yükselen hem yerel hem de evrensel birer çığlık adeta. Kitapta 5 ayrı hikaye bekliyor bizi,başlayalım o halde. Elveda Gülsarı Gülsarı ve Tanabay'ın dostluğunu merak edenler şöyle buyurun lütfen. Kula at Gülsarı'nın ihtişamı ve çöküşü,aslına bakarsanız Tanabay'ın idealleri ve Sovyet rejiminin siyasi çarkları arasında ezilişinin bir aynası gibi. Dönemin acımasız siyasetinde,kolektif sistemin insanı ve doğayı nasıl öğüttüğüne şahit olmak isteyenler için harika bir hikaye. Yüz Yüze Seyde ve askerden firar eden kocası İsmail'in hikayesi üzerinden savaşın yıkıcılığını ve psikolojik çöküşü Aytmatov'un kaleminden dökülenlerle hissetmek isteyenlere. Cemile Güzeller güzeli Cemile,Danyar ve küçük Seyit... Savaşın ve katı geleneklerin gölgesinde ,Bozkırın ortasında yeşeren bir aşkın öyküsü. Danyarın içli türküleri, kısıtlı imkanlarla ama çocuksu bir heyecanla çizilmiş Seyit'in resimleri. Aşkın ve sanatın insanı nasıl özgür kıldığına tanık olmaya hazırsanız okuyun okutturun. Oğulla Görüşme ve Askerin Oğlu Oğul özlemiyle yollara düşen Çordon'un geçmişine ve oğlunu askere gönderdiği güne gidip,savaşın ayırdığı hayatları ve bir babanın bitmek bilmeyen umudunu Oğulla Görüşme, Sinemada gördüğü bir savaş filminde bir askeri canlandıran oyuncuyu , savaşta kaybettiği babası zanneden bir evladı Askerin Oğlu olarak iki kısa ama çarpıcı hikaye ile okuyoruz. Toplum gerçeklerini hem yerel hem evrensel, hem dönemsel hem de günümüzde hissetmek isteyenlerin mutlaka şans vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Elveda Gülsarı / Yüzyüze / Cemile / Oğulla Görüşme / Askerin OğluCengiz Aytmatov · Cem Yayınevi · 2000372 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çocukluğumu gençliğimde istiyorum sadece
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:09
Merhaba kitap dostlarım Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler Odası Umut Göksal nesnelerin sadece maddeden ibaret olmadığını, her birinin içine yaşanmamış çocuklukların, yutulmuş öfkelerin, gecikmiş itirafların ve en çok da "baba" figürünün gölgesinin doldurulduğunu çok güçlü bir dille işliyor. ​Kitabın içindeki o melankolik ve tekinsiz atmosfer, damalı zeminlerin ve ağzı sıkı sıkıya kapalı çöp poşetlerinin arasında adeta somutlaşıyor. Umut Göksal , bir babanın yokluğunun ya da varlığıyla yarattığı o devasa boşluğun, bir evlat tarafından nasıl bir biriktirme çılgınlığına ve ruhsal bir kambura dönüştüğünü psikolojik katmanlarıyla deşifre ediyor. Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler Odası kitap boyunca kendime sormadan edemedim. Sahi, hangimiz babamızdan ya da geçmişimizden kalan o ağır poşetleri ruhumuzun gizli odalarında saklamıyoruz ki? "İnsan unutmak için doğmuştur. " Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler Odası Toplumun, ailenin ve en çok da kendi kendimizin üzerimize yüklediği o "cüsseli" yükleri sorgulamak isteyen herkesin kitaplığına eklemesi gereken bir eser arkadaşlar Umut Göksal Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler Odası
Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler OdasıUmut Göksal · Tün Kitap · 202610 okunma
8/10
·293 syf.··
2026 21. kitabı
Shakespeare'in hayatına dair bildiğim tek bilgi, eşinin adının Anne Hathaway olması ve birbirlerine besledikleri derin sevgi; hatta bir söylentiye göre birbirlerine "Bir sonraki hayatta yine birbirimizi bulalım" demiş olmaları ve günümüzde ünlü oyuncu Anne Hathaway'in eşinin Shakespeare'in temsili resimlerine ne kadar benzediği idi. Lakin bu kitap, Shakespeare'in özel yaşamını daha derinden tanımamı sağladı. Kitap kesin gerçeklere dayanmıyor, kurgulanmış bir gerçeklik gibi diyebiliriz ama Shakespeare'in Hamlet'ini tekrar okumama ve bu büyük oyun yazarı adamın bir baba gözünden oğlu Hamnet'in kaybı ardından yaşadığı hisleri anlamlandırmaya çalışmama da oldukça etkisi oldu. Kitapta ve çoğu eski kaynakta Shakespeare'in eşi Agnes Hathaway diye geçiyor, üç çocukları var: Suzanne, Judith ve Hamnet. Hamnet ve Judith ikiz. Gerçek hayatta Hamnet, kesin bilinmeyen sebeplerden dolayı on bir yaşında hayata veda ediyor; kitapta ise daha dramatikleştirilip kurgu baharatıyla harmanlanmış haliyle Judith veba kapıyor, ölüm döşeğindeyken Hamnet yanına geliyor ve Azrail'i kandırmak için "Judith ile yer değiştiriyor", böylece Hamnet vefat ediyor ve Judith yaşıyor. Bu büyük kaybın ardından Agnes'in dünyası yerle bir olurken Shakespeare ise ailesinden iyice uzaklaşıyor. Londra'daki yaşamına iyice gömülüp Hamnet'i yazıyor. Ölümün geride kalanlara hissettirdikleri, yas duygusunun dışarıya yansımasının kişiden kişiye değiştiğini Agnes ve William (Shakespeare) üzerinden görüyoruz. Kitabı bitirdikten sonra filmi izledim. Genelde filmi çekilen kitaplara karşı önyargılı olurum ve eğer severek okuduğum bir kitapsa film, o kitaba hakaretmiş gibi gelir fakat bu sefer, filmi kitaptan daha çok beğendim. Agnes'i canlandıran Jessie Buckley rol yapmamış, Agnes'i yaşamış sanki. İzlemeyene tavsiye ederim.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2026 35. kitabı
𝗨Ç𝗨𝗣 𝗚İ𝗗𝗘𝗡 𝗕İ𝗥 𝗞𝗨Ş Tahran'ın fakir ve kalabalık mahallelerinden birine taşınan anlatıcı, Emir'in karısı, iki çocuk annesi bir kadındır. Kanada'ya gitme hayalleri kuran eşi, istekleri olan oğlu ve civardaki tehlikelerden korumaya çalıştığı küçük kızıyla sessiz bir hayat sürmektedir. Sessizliği içinde fırtınalar kopmasına engel değildir. Eş, anne, kız evlat ve kızkardeş rollerini oynarken zaman zaman kendi sesini kendisi de duyamaz olur. Bunda ardını bırakmayan bazı pişmanlıklar da etkili olmaktadır. Alışılageldik Ortadoğu'da kadın olmakla ilgili hikayelerden birini okuyacağımı düşünürken, evrensel bir kadın hikayesi okudum. Durumlar, hisler çok tanıdık, ait olma duygusu çok bilindik. Yazar anlatmak istediklerini Öyle güzel betimlemiş ki dupduru, yalın diliyle hikaye başını alıp gitti. Tüm okurlara, özellikle de kadınlara tavsiyem olsun 'Uçup Giden Bir Kuş'
Uçup Giden Bir KuşFeriba Vefi · Sel Yayıncılık · 2026247 okunma
Handan... Yine Handan... Yine Handan...
6/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:18
Bu bir buhran, bu bir ihanet bu bir cinayet... Güzel olan her şeyin ölümünü izliyorsunuz bu kitapta; Eş sevgisi, evlat sevgisi, okuma sevgisi, sanat sevgisi, güven, sadakat... Neriman'ın abartılı bir şov halini alan Handan sevgisi , Refik Cemalin basiretsizliği ve Handan' ın çalkantılı ruhu. Kim iyi kim kötü kim haklı kim haksız karışmış bir halde kitap bitti. Geriye nedenini bilmediğim bir öfke bıraktı. Neriman , hastalık halini almış Handan sevgisini ilk günden itibaren eşine bulaştırmıştır. O kadar Handan' ı övmüştür ki o kadar onu anlatmıştır ki Handan eşi ile arasında yaşıyor gibidir adeta. Handan dan bir duvar örmüştür aralarına. Neriman rahatsız edici bir saflıkla Handan ile Refik Cemal'i birbirine itmiş gibidir. Sürekli onları yalnız bırakır, gezmelere gönderir gece erken yatıp saatlerce sohbetlerine izin verir. E ne olacaktı sonunda Neriman ? Sonu baştan yazıldı bu işin. Refik Cemal ise karısını sevmiştir sevmesine ama kibar sözlerle onu yavan bulduğunu da inkar etmez. Güzeldir, safdır, temizdir falan filan ama fikirleri sığdır entelektüel anlamda ona yetmez. Onu sever güya ama karısını aldatmaktan da çekinmez. Kendi elleri ile adım adım ördüğü bu hapishane için kim ona acıyabilir ki. Güya kalbini Neriman ile aklını da Handan dolduruyormuş. Oldu paşam, başka? Handan... Yaşını sonradan öğrenince biraz ona acımadım desem yalan olacak. 17 yaşında evlenmiş. Sevdiği adamı reddederek ölümüne neden olmuş ve son zamanlarda tanıdığım en pislik en zampara adamlardan biri olduğu adının geçtiği ilk anda belli olan Hüsnü Paşa ile evlenmiş. Hüsnü Paşa onu aldatmalara doymamış, bunu açıkça anlatmaktan çekinmemiş. Hatta kadın sohbetlerini Handan ile bile yapmış. Handan bu kadar akıllı bu kadar kendini geliştirmiş bir kadın olmasına rağmen kocasına hep göz yummuş.
1000Kitap
HandanHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20197bin okunma