İnsan hep bir gün çok mutlu olacağına inanır. Şimdi değildir , henüz değildir ama bir gün muhakkak, hak edilen o mutluluk gelip kendisini bulacaktır. Gelecekte muğlak bir takvim yaprağına mühürlenmiş o günü, ufak tefek engellerin ayak altından çekileceği münasip bir zamana erteler durur insan. Okulu bitirince, işe girince, evlenince, çocuklar büyü-yünce... Sonra genellikle o gün gelemeden de ölür.
Hesabı yanlış yaptığını ölmeden kısa zaman önce anlar
aslında. Omrünün, adına yaşlılık denen o buruk zamanında.
Hem bekleyerek geçen yıllarına hem de artık gelemeyecek.