Ne hassas ölçüler üzerine yaşıyoruz. Küçük bir detay, bir hayat.
Eğer bunu kabul edersek, aynı şekilde “erkeklerin kalpsiz olduğunu da söylememiz gerekir. ​Bu bakış açısında, kadına yapılan haksızlık kadar erkeğe yapılmış bir haksızlık da söz konusudur. ​Allah Teâlâ, kadında duyguyu akıldan baskın kıldıysa, bu, onun yaratılış gayesinin gereği olan hayattaki rolü sebebiyledir. Çünkü onun nesilleri yetiştirme görevi ve rolü yargıçlıktan ve yönetimden daha yücedir. ​Erkeğin aklı baskın kılındıysa, bunun sebebi hayatın zorluğudur; çünkü birçok durumda hayatta sertlik, kararlılık ve metanet gerekir. ​Ve şunu bil: Başarılı evler, kadının yumuşak kalbiyle, erkeğin aklının inceldiği ve erkeğin aklının, kadının kalbini güçlü kıldığı evlerdir.
Sayfa 182 - Nida yayınları
1000Kitap
Annelik Ruhu
Son yirmi yıldır, kendi evlatlarını öldüren annelerle ilgili haberler daha sık duyulur oldu. Üstelik sadece yeni doğan bebeklerinin değil -bu Postpartum¹ depresyonunun anlaşılabilir patolojik sonucudur- altı, sekiz, on yaşlarındaki, doğum günü pastalarını pişirdikleri, yürümeyi öğrettikleri, arzularını paylaştıkları, gelecek hayallerini kurdukları çocuklarının canlarına kıyıyorlar. Faenza şehrinde, memur olarak çalışan, düzenli evliliği olan bir İtal-/yan kadın gebeliğinden haberi olmayan kocasının bilgisi dışında gece vakti banyoda doğurmuş, bebeğini çöpe atmak için naylon poşete koymuş. Rieti'de bir anne altı aylık bebeğini balkondan atmış, Vicenza'da bir başka kadın kendini terastan aşağı atmadan önce okula gitmeye hazırlanan 9 yaşındaki kızının üzerine makasla saldırmış. Venedik'te bir koca eve dönmüş ve altı yaşındaki oğlunu boğulmuş, karısını da kendini karyola başına asarak öldürmüş olarak bulmuş. Anneler öldürüyorlar, intihar ediyorlar ve ayrıca erkek arkadaşları ve kocaları tarafından öldürülüyorlar. Ayrılığı hazmedemeyen erkeklerin öldürdüğü karılarıyla ilgili haberlerin gelmediği bir gün kalmadı artık. Eski kocaların zulmü ya da takıntılı tacizi öylesine yaygınlaştı ve tehlikeli bir boyut aldı ki, bu konuda bir yasa gerekliliği doğdu. Çocuk katli ezelden beri var olmuştur, kız evlatların kurban edilmesinin bazı Doğu ülkelerinde sürüyor olması bunun kanıtlarından biridir. Geçmiş dönemlerde yoksul ve eğitimsiz ortamlara ait olan bir durumken, günümüzde haberleri işgal eden çocuk cinayetleri gayet zengin çevrelerde yaşanıyor. Açlık tehdidi çeken ya da yiyecek dilenerek yalvaran çocuklar, kendi toprağından tek başına uzak düşmüş, evladını isim belirtmeden hastaneye terk edebilmek için kültürel bilgiden yoksun zavallı kadınlar da söz konusu değil. Fonda Ikea
Sayfa 73 - Postpartum¹: Doğum sonrası depresyon·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Saçma, keyfî hukuk tatbikatları
“Sizin bu yanlış mantığınıza göre, kibritlerle de yangın çıkarılıp evler yakılabilir; onun için bütün kibritlerin yok edilmesini sağlamanız gerekir.”
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Hukuk
Evler Üzerine
Şehrin surları içinde bir ev inşa etmeden önce, hayal ettiğiniz bakir doğada bir kulübe yapın. Nasıl ki gün batarken yuvanıza dönmek istersiniz, içinizdeki yalnız ve uzak gezgin de yuvasını özler. Eviniz sizi yansıtan daha büyük bir bedendir güneşte yetişir ve gecenin sükûnetinde uyur.
1000Kitap
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer – Ah! sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın ** kırışır seni beklemekle geçen zaman belki hiç gelmezsin! ** yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı: bir renksiz kanatlı kelebek olmak! neyin temrinisin ey hayat? kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı? ** kıyam et! bağrımdan alıp da yürü sesimin şeriki olmuş bu çocuk bir çocuk bezmi elestten beri yürürlüğe konulmuş temsili bir pak. ** al işte bedenimden söküp de çıkar bulamadım nerede saklıdır o dert? ** güneş gözlerine bandı mı ışığı vakit aydınlıktır renginle o sıra ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki... ** tozu dumana katmanın becerisinde: “yine hangi rüzgârın emrine amadesin?” ** bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz dertler giderek silahlanıyor
DERGAH
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı susamıyorum sevgilim çünkü havada sesimi doğuran bir esir var bütün çilingirleri sofralara çekerek kapıda kalanlarla konuşmak istiyorum kapısında kaldıkları sahiden evleri mi? bir kilidi açmak kolay değil o kadar hırsızın belki de yoktur kabahati! ** selam ile insan insana iliklenir başında ortasında ve sonunda yine selam çünkü aranızda selamı yayın demiş efendim ** bu sonucu beğenmedim sebebi neyse kov! kes iplerini gel beraber vuralım kuklacıları vuralım ve bir tren yırtsın dünyanın perdelerini devrilsin ışık ve gerçek rengini giyinsin gül ** ben trenin içindeyim git kendine bir istasyon bak bırak onlar kendi koydukları kurallara inansınlar ** çektirdiğin fotoğraf neden hiç konuşmuyor ** bütün randevulara düzenli olarak geç kalmakta haklıydım gök bana göre değildi yeri zaten hiç sorma gök de kendine göreydi yerde zaten hiç durma çıktım bir kapısını bulup yaşadıklarımdan vardım ki seni sevdim seni sevdim evler arasından bir evdin
DERGAH