Güzel bir klasik
Puan vermedi·175 syf.··
2026 47. kitabı
Siyah İnci, sadece çocuklara hayvan sevgisi aşılamak için yazılmış basit bir çocuk kitabı değildir. Yetişkinlerin de mutlaka okuması gereken, adaleti, merhameti ve vicdanı sorgulayan evrensel bir manifestodur. Nitekim kitap yayımlandıktan sonra İngiltere ve Amerika'da atlara yönelik muamelelerle ilgili yasal düzenlemeler yapılmış, yani bir roman kelimenin tam anlamıyla dünyayı değiştirmeyi başarmıştır.
Siyah İnciEmir Asaf Sarıışık · Lida Yayınevi · 202010 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 47. kitabı
Kitap, beynimizdeki mikroskobik nöron ağlarının aslında tüm evreni kavrayacak ve yansıtacak kadar büyük olduğunu, devasa kâinatın ise insan zihninin (beynin) kapasitesi karşısında aslında ne kadar küçük kaldığını vurgular.Frekanslar ve Kuantum: Maddenin ve bilincin özünde titreşimler ve frekanslar yattığına dikkat çeker. Düşüncelerin ve algıların evrensel frekanslarla olan etkileşimi ele alınıyor.
Frekanslar Aleminde Kainat Beyne Küçük, Nöron Kainata Büyükİsmail Hakkı Aydın · Girdap Kitap · 202424 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·124 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:46
Âlemlerin Efendisi(sav)’in “ Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim. ” İlkesini kendine şiar edinen ve bunu insanlara açıklamaya çalışırken her türlü yöntemi kullanan Büyük Âlim’in, İmam- Gazâli’nin ‘İhya’ kitabının kısa bir bölümünü antalan ‘Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirme’ kitabı, ahlâk ve ahlâkla ilgili aklınıza gelebilecek her türlü soruya ustalıkla cevap veriyor. Kitap, birçok ayet ve hadisten alıntılar yaparak ahlâkın tanımından nasıl güzelleştirilebileceğine, doğru ahlâkın nasıl olmasına kadar anlatıyor. Verilen örneklerle geçmişteki âlimlerin ya da bazı insanların özellikle nefisleriyle nasıl mücadele ettiklerini görünce dönüp kendinizi sorguluyor, onlar müslümansa bizim yaşadığımız nedir diye düşünmede edemiyorsunuz. Sadece dini anlamda değil, güzel insan olmanın, kabul gören evrensel insani değerleri taşımanın da ahlâkın en güzel yanlarını olduğunu, bunu insanın kendi ruh sağlığı için inanılmaz derecede önemli olduğunu anlıyorsunuz. Kalbin hastalıklarının ruha ne derecede etki ettiğini, yerine göre bedeni nasıl hasta düşürdüğünü derin düşünceler eşliğinde okuyorsunuz. İmam-ı Gazali’ye verdiği eserlerden ve insanlara doğru yolu bulma konusunda yardımcı olduğu için Allah kendisine rahmet, merhamet ve güzelliklerle muamele etsin. Elimden gelmiş olsaydı bu kitabı bütün insanlığa okutmak isterdim. Mutlaka herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm nadir eserlerdendir. Lütfen okuyunuz, okutunuz…
Düşünce
Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirmeİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20214,627 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 6. kitabı
Kırmızı Pazartesi Gabriel Garcia Marquez Gabriel García Márquez’in Büyülü Gerçekçilik akımının dışına taşan, gazetecilik geçmişinden beslenen ve adeta bir adli tıp raporu titizliğiyle kaleme aldığı Kırmızı Pazartesi , edebiyat tarihinin en sıra dışı kurgularından birine sahiptir. Kitap, geleneksel polisiye romanların aksine, daha ilk cümlesinde bize maktulü, katilleri ve cinayetin işleneceğini söyleyerek tüm gizemi ortadan kaldırır. "Santiago Nasar, öldürüleceği gün, piskoposun geleceği gemiyi beklemek için sabah saat 05.30'da kalkmıştı" ifadesiyle başlayan roman, okuyucuya "Katil kim?" sorusunu değil, "Herkesin bildiği bu cinayet neden engellenmedi?" sorusunu sordurur. Tarafsız bir gözle incelendiğinde bu eser, bir cinayetin anatomisinden ziyade, kolektif suçluluk psikolojisinin, toplumsal ahlak ikilemlerinin ve kader algısının derin bir analizidir. Romanın merkezindeki olay örgüsü oldukça trajik ve absürttür. Zengin ve gizemli bir yabancı olan Bayardo San Román, kasabaya gelir ve güzelliğiyle bilinen Angela Vicario ile görkemli bir düğünle evlenir. Ancak düğün gecesi, Angela’nın bakire olmadığı ortaya çıkar. Toplumsal namus baskısını üzerinde hisseden Bayardo, kadını aynı gece ailesinin evine geri bırakır. Angela’nın ikiz kardeşleri Pedro ve Pablo Vicario, kız kardeşlerine bu "lekeyi" süren kişinin kim olduğunu sorduklarında, Angela neredeyse rastgele bir şekilde kasabanın varlıklı, genç ve çekici sakini Santiago Nasar’ın adını verir. Bu noktadan itibaren ikizler için namusu temizlemek kaçınılmaz bir görev haline gelir. Ancak kardeşler bu cinayeti işlemek konusunda aslında isteksizdir. Cinayet planlarını kasabadaki hemen hemen herkese kasaplara, polise, rahibe ve sıradan insanlaraaçıkça ilan ederler. Buradaki amaçları, birilerinin kendilerini durdurması ve bu sayede hem namus görevlerini
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 34. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 21:02
Paulo Coelho'nun en bilinen eseri olan Simyacı, yüzeyde bir çobanın hazine arayışını anlatıyor gibi görünse de aslında insanın kendini bulma yolculuğunu konu alan alegorik bir romandır. Kitabın başkahramanı Santiago, gördüğü bir rüyanın peşinden giderek İspanya'dan Mısır'a uzanan bir yolculuğa çıkar. Ancak bu yolculukta aradığı şey yalnızca bir hazine değil, kendi kaderi, cesareti ve hayatın anlamıdır. Coelho'nun dili oldukça sade ve akıcıdır. Bu sadelik, kitabın felsefi yönünü daha ulaşılabilir hâle getirir. Eserde kader, aşk, cesaret, umut ve insanın iç sesini dinlemesi gibi temalar ön plandadır. Özellikle "Kişisel Menkıbe" kavramı, yani insanın hayattaki gerçek amacı, kitabın merkezinde yer alır. Simyacı'nın en güçlü yanı, her okuyucunun kendinden bir şeyler bulabileceği evrensel mesajlar taşımasıdır. Ancak bazı okurlar için bu mesajlar zaman zaman fazla idealist veya tekrarlayıcı gelebilir. Kitap derin bir felsefe sunmaktan çok, okuru düşünmeye ve kendi yaşamını sorgulamaya davet eder. Genel olarak Simyacı, insanın hayallerinin peşinden gitmesi gerektiğini anlatan, umut verici ve ilham dolu bir eser. Özellikle hayatının bir dönemecinde olan, yönünü arayan veya yeni başlangıçlar yapmak isteyen okuyucular üzerinde güçlü bir etki bırakabilecek bir kitap.
Alıntı
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 51. kitabı
Annie Ernaux’nun dilimize son çevrilen metni Işıklara Bak Canım, yazarın market günlüklerinden oluşan kısacık bir kitap. Evet, yanlış okumadınız market günlükleri. Biz markete gidince en fazla indirim kovalar, kasanın neden bu kadar yavaş ilerlediğine söyleniriz. Ernaux ise bir köşeye çekilip insanları gözlemliyor, alışveriş sepetlerinden hayat hikâyeleri çıkarıyor, tüketim alışkanlıklarından sınıfsal farklılıkları okuyor, bir market reyonunu toplumsal hayatın küçük bir modeli gibi ele alıyor. Ve bunu yaparken de gündelik olanın içindeki görünmez ayrıntıları yakalıyor. Fakat tam da bu noktada kitapla yollarımız biraz ayrılıyor. Çünkü metin yerel ayrıntılara fazlasıyla gömülüyor. Belirli bir bölgedeki belirli bir marketin işleyişi, fiyat politikaları, otopark düzeni ya da müşteri profili üzerine yapılan gözlemler zaman zaman fazlasıyla spesifik kalıyor. Bu nedenle kitap, evrensel bir noktaya ulaşamadan yerel ayrıntıların arasında sıkışıp kalıyor gibi hissettirdi. Şu ana kadar Ernaux’dan on kitap okudum. En sevdiğim kitabı hâlâ Olay. Bu kitabı ise üzülerek söylüyorum ki listenin sonuna yerleştiriyorum. Velhasıl, ne yazsa okuduğum o biricik yazarın bu kez beni çok da heyecanlandıramayan bir kitabıyla karşı karşıyayız. Üzgünüm efenim.
Işıklara Bak CanımAnnie Ernaux · Can Yayınları · 202665 okunma