Elif Zeynep Köse

Elif Zeynep Köse
@evvelahir
avakado
çukurova üniversitesi
1 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
"Kur'an, insanı, ruh ve beden şeklinde ayıran bir insan anlayışını telkin etmemiştir. Böyle bir ikili anlayış, İslam'a Yunan felsefesinden geçmiştir."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İnsanoğlunun biyolojik iç güdülerini insan ırkına adayabilmesi istenirdi ama bütün insanlık yeni bir hastalık ya da evrensel kıtlık gibi büyük bir dış tehlike tarafından tehdit edilmedikçe, bu, psikolojik bakımdan desteklenecek bir durum değildir. Bu gibi şeyler olasılık dışı olduğundan, dünya hükümetinin kurulmasını sağlayacak psikolojik bir mekanizma düşünemiyorum." Russel'ın bu kısımda bahsettiği "yeni bir hastalık" kavramıyla tam olarak nasıl bir hastalıktan bahsettiğini düşündüm. Çünkü yaşadığımız dönem gösterdi ki, ölümcül bulaşıcı hastalıklar ve virüsler dünya hükümetinin kurulmasını sağlamadı, yahut buna yönelik bir çabanın içine girmedi hiçbir devlet. Hatta tam tersine, Irakta, Ukraynada savaş patlak verirken konumu sebebiyle makus kaderi savaş olan Afganistan, Suriye, Filistin gibi Orta Doğu devletlerinde savaş hız kesmeden devam etti. Bu bölgelerde insan, hastalıktan daha ölümcüldü. Öyleyse Russel yanıldı mı? Russel'ın tespiti hatalı değil fakat eksikti. Yaşadığı dönemde, 1. 2. Dünya Savaşını, Sovyet Rusyanın dağılmasını, Mao ve Hitler yönetimini gören hatta beğenmediği rejimler yüzünden ülke değiştiren yazar, kapitalizmin şimdiki kadar yükselişe geçtiği dönemi görmemişti. Öyleki, tespitinden bu durumu tahmin dahi edemediğini görüyoruz. Kitapta bahsedilen evrensel kıtlık ve ölümcül hastalık sebebiyle harekete geçecek olan psikolojik mekanizma ancak iktisadi eşitliğin bulunduğu bir dünyada mümkün olabilirdi. Dünya bunalımının, geniş ölçüde iktisadi bozukluklardan doğduğu 21. yüzyılda ortak psikolojik bir mekanizmanın bulunması elbette mümkün değildi.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Fanatizmden şiddet doğduğu ne kadar doğruysa, şiddetin de fanatizm doğurduğu muhtemelen o kadar doğrudur. Çok defa hangisinin önce başladığını anlamak imkansızdır. Gerek şiddet kullananların gerekse şiddete maruz kalanların fanatik bir düşünce tarzı içine girmeleri mümkündür. Ferrero, Fransız Devrimi'nin teröristlerinden şöyle bahsetmektedir: "Döktükleri kan arttıkça, kendi ilkelerinin mutlak ilke olduğuna inanma ihtiyaçları da artmaktaydı. Onları kendi gözlerinde temize çıkarabilecek ve canhıraş enerjilerini sürdürmelerini sağlayabilecek yegane şey mutlak olandı. Onlar o kadar kanı, dini bir hakikat olarak halk egemenliği fikrine inandıkları için dökmediler; halkın egemenliğine dini bir hakikat olarak inanmaya çalıştılar çünkü korkuları bunca kan dökmelerine sebep olmuştu."
Sayfa 137 - Ferrero, Principles of Power, 1942.·Kitabı okudu
Çağımızın çalışma yüzyılı olduğu söyleniyor; aslında acının, sefaletin ve çürümenin yüzyılı.