Maintenant encore, si j'avais le temps... Je n'aurais qu'à me laisser aller. Tout ce qui m'arriverait par surcroît, eh bien, c'est comme la
pluie sur un caillou. Ça le rafraîchit et c'est déjà très beau. Un autre
jour, il sera brûlant de soleil. Il m'a toujours semblé que c'est exactement ça, le bonheur.
“Schrödinger’in hayat anlayışı. Kendi zihninin içinde hem ölü hem de hayatta olmak.”
“Exactement! Bu pişmanlıklar beynimize her ne yapmışsa, orada -nasıl desem- ne çeşit bir nörokimyasal tepkime olmuşsa, aynı anda hem ölümü hem de yaşamı istemenin karmaşası bizi bir şekilde arada bırakmaya yetmiş olmalı.”
Pişmanlıkları vardı. Kimileri uzun zamandır ölümü tercih edeceklerini düşünmüşlerdi ama aynı zamanda kendilerinin farkhı bir versiyonu olarak yaşamayı da istemişlerdi"
hem de hayatta olmak.*
"Schrödinger'in hayat anlayışı. Kendi zihninin içinde hem ölü
"Exactement! Bu pişmanlıklar beynimize her ne yapmışsa, orada -nasıl desem- ne çeşit bir nörokimyasal tepkime olmuşsa, aymı anda hem ölümü hem de yaşamı istemenin karmaşası bizi bir şekilde arada bırakmaya yetmiş olmalı."
"Exactement! Bu pişmanlıklar beynimize her ne yapmışsa, orada -nasıl desem- ne çeşit bir nörokimyasal tepkime olmuşsa, aynı anda hem ölümü hem de yaşamı istemenin karmaşası bizi bir şekil de arada bırakmaya yetmiş olmalı:'
“Exactement! Bu pişmanlıklar beynimize her ne yapmışsa, orada nasıl desem ne çeşit bir nörokimyasal tepkime olmuşsa, aynı anda hem ölümü hem de yaşamı istemenin karmaşası bizi bir şekilde arada bırakmaya yetmiş olmalı.”