Musa Can Uyar

Musa Can Uyar
@exlibrismcu
Hayat yolculuğunun sınır taşları kitaplar olan bir okur...
Türkçe Öğretmeni
Yıldız Teknik Üniversitesi
İstanbul
93 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Düşünen Okur ve Yazar
Puan vermedi·144 syf.··
2022 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 14:31
Kitap, beş bölümden oluşmaktadır. İlk olarak sunuş yazısıyla başlar. “Okumak İnsana Ne Kazandırır?” başlığı altında okumakla ilgili birçok soru sorulur. Okumak aslında bir araya getirme ve toplama ameliyesidir. Boş zamanları okuma ile değerlendirmek sizce nasıl bir olgudur? Sizce okuma bir boş zaman etkinliği midir? Bu sorunun cevabı kesinlikle hayırdır. Çünkü “okumak” bir boş zaman meşgalesi değildir. Bu bölümde aynı zamanda insan yetiştirmenin öneminden de bahsedilir. Hatta şu çarpıcı ifade de geçer: “İnsan olmak ve insan olarak kalmak giderek zorlaşıyor.” Bu bölümde dikkatimi çeken bir ifade de şu oldu: “En iyi öğretmen iyi bir kitaptır.” Gerçekten bu söze katılmamak elde değil. Kitabın ne kadar değerli olduğunu gözler önüne seren bir cümledir. Bu bölümün sonunda ise çeviriden söz edilir. Çevirinin zahmetli bir uğraş olduğu ve iyi bir çeviri için gerekli olan meziyetlerden bahsedilir. İkinci bölüm, “İnsan Mutluluğunun İki Temel Düşmanı: Istırap ve Can Sıkıntısı” konuludur. Bu bölüm beni Schopenhauer’in “Mutlu Olma Sanatı” eserine götürdü. O kitabında da 45 hayat kuralından söz eder. Bu bölümde dikkatimi çeken ifade şu oldu: “Sıradan insanlar sadece zamanlarını nasıl harcayacaklarını düşünürler; herhangi bir yeteneğe sahip insan zamanını nasıl kullanacağıyla meşgul olur.” O yüzden zamanı iyi planlamak gerekir. En mutlu insanın tabiatın zihinsel zenginlikle donattığı insandır. Bu bölümde mutluluğun kendi kendine yeter olmaktan geçtiği sürekli vurgulanır. Hatta bunu destekleyen bir ifade vardır: “En mutlu insan, kendisine yeterli olan ve varlığını sürdürmek için dışarıdan çok az veya hiçbir şeye ihtiyaç duymayan insandır.” Yine bu sözden sonra aklıma Anton Çehov’un Altıncı Koğuş eserinde geçen bir pasaj geldi: “ - İnsanın huzuru ve memnuniyeti dışarıda değil,
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,827 okunma
Reklam
Türkistan’ın İstiklâli Vaadi
Puan vermedi·256 syf.··
2022 7. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2022 00:03
Öncelikle bu kitabı okumadan önce yapılması gerekenler vardır. İlk husus, Cengiz Dağcı’nın hayat hikâyesini okumak lâzımdır. Zor bir esirlik dönemi geçirmiştir. Bunu da bu eserine bütün doğallığı ile yansıtmıştır. “Türkçe bana anamın konuştuğu dil” diyerek yazı dili olarak Türkçeyi kabul eder. Dağcı, romanlarında Kırım Türklerinin yaşadığı acıları hüzünlü ama berrak bir üslûpla aksettirir. Hatta hatıralarında “Ben yalnızca Kırım’ın yazarı değilim ama Kırım’ın faciasını bütün gerçeği ve içtenliğiyle yalnız ben yazabilirdim” der. Romanlarındaki karakterler, aslında içerisinde bulunduğu -bizzat kendi yaşadığı- olayları yansıtan karakterlerdir. Kendinden hep bir parça taşır. İkinci bir husus ise, bu kitap aslında Dağcı’nın “Korkunç Yıllar” kitabının devamı -nehir roman- niteliğindedir. Kitap aslında romanın içinde günceler barındıran bir eserdir. Hep bir geriye dönüş şeklinde ilerlemektedir. Geriye dönüşlerle anılar hatırlanmaktadır. Bu da eserin dikkat çekici bir özelliğidir. Kitaptaki baş karakter olan Sadık Turan aslında Cengiz Dağcı’nın hemen hemen kendisidir. İkinci Dünya Savaşı’nda hem Ruslar hem de Almanlar tarafından zulme uğrayan Kırım Türklerinin anlatıldığı, hiç Türkiye’de bulunmadığı hâlde Türkiye Türkçesi ile kaleme alınmış çok başarılı bir eserdir. Korkunç Yıllar eserinden tanıdığımız Sadık Turan ve beraberindeki Türkler, Nazi Almanya'sının Türklerden kurulu bir ordu kurması ve sözde, Türkistan'ın istiklâli vaadi verilmesi üzerine, esir kampından çıkmış ve Almanya saflarında Ruslara karşı savaşmışlardır. Sadık Turan, Türkistan davası için Alman üniforması giyip Ruslara karşı direnmektedir. Romanda Gamalı Haç ile Kızılhaç arasında kalan Kırım-Tatar-Özbek-Kazak Türklerinin yaşadığı dram, Türk’ün Türk’e kırdırılması politikaları etkili bir şekilde ele
Edebiyat
Yurdunu Kaybeden AdamCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 20201,913 okunma
Çağımızın Eğitim Düzeneği
Puan vermedi·144 syf.··
2022 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2022 20:31
Kitap, Ricardo Mazzeo ve Bauman arasında geçen bir söyleşiden oluşur. 143 sayfadan oluşan bu eser, 20 kısa bölümden meydana gelmektedir. Kısa ama oldukça yoğun düşünceler barındıran bu kitap, dikkat çekici metaforlara parmak basar. Kitap konu itibariyle; göç, göçmenlik, kapitalizm, tüketimcilik ve küreselleşmenin eğitim üzerindeki etkilerini konu alır. Özellikle güncel sorunlara değinmesi açısından ayrıca değerli bir kitaptır. Üstüne düşünülmesi gereken birçok satır arası vardır.
Eğitim ÜzerineZygmunt Bauman · Ayrıntı Yayınları · 2020195 okunma
Yükte Hafif Pahada Ağır Bir Roman
Puan vermedi·108 syf.··
2022 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2022 23:05
Norveç'te Fagerborg Lisesinde bir edebiyat öğretmeni (Elias Rukla/ adı ilerleyen bölümlerde geçmektedir.), Klasik Norveç Edebiyatı dersi için sınıfa gelir. Derste, Henrik Ibsen'in "Yaban Ördeği" dramını konu alır. Bu eser, öğrencilerin seviyesine -olgunluk düzeyine- uygun olmasa da işler. Öğrenciler de dersten sıkılırlar. Hatta zamanında -lisede- öğretmenin bile bu eserden sıkıldığı olmuştur. Elias Rukla, öğrencilerin sıkılıp sıkılmadığına bakmayarak kültür mirası olan bu eserin bir bölümünü dersinde işlemektedir. Kendini huzursuz hisseder ve şemsiyesini yerden yere vurur ve okuldan uzaklaşmaya karar verir. Evet, şemsiyesini kırdıktan sonra bizleri hayatında derin izler bırakmış bir dostluğun hatırasına dönmesine, evliliğine, kendisini ve içinde yaşadığı toplumu sorgulamasına kadar götürür. Haydi hep birlikte bu yolculuğa gidelim... Elias Rukla, en yakın arkadaşı olan Johan ile başından geçen olayları anlatır. Sonrasında Johan, Elias'ı eşiyle tanıştırır. Eşinin adı Eva Linde'dir. Eva Linde, "kelimelerle anlatılamaz" bir güzelliktedir. Bu güzellik övgüsü sürekli tekrarlanmaktadır. Johan, felsefe alanında çalışmalarına hız kesmeden devam eder. Bu arada Johan'ın Camilla adında bir kız çocuğu olur. Elias, Eva Linde'ye âdeta gıpta ile bakar. Johan, sonrasında eşini ve kızını Elias'a emanet edip Amerika'ya gider. Elias, Eva'nın uykucu yönünden söz eder hep. Elias ve Eva arasındaki ilişki imkânsız bir aşk acısıdır. Johan'ın Eva'yı terk etmesi Elias'ın aklını epey bir karıştırır. Eva ve Johan boşanırlar. Elias ve Eva birlikte yemek yerler. Sonrasında Eva, Elias'ın evine taşınır. Eva ve Elias evlenirler. Elias, Eva'yı yavaş yavaş tanımaya başlar. Eva'nın Elias'a bir kere bile "seni seviyorum" dememesi Elias'ı bir hâyli üzer. Camilla için Elias üvey bir
Mahcubiyet ve HaysiyetDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 20253,464 okunma
Bireyin Okuma Yolculuğu
Puan vermedi·71 syf.··
2022 4. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2022 17:30
Kitabın ilk bölümleri uzun uzun cümlelerden oluşmasına karşın gayet akıcı bir üslûpla devam etmiştir. 71 sayfadan oluşan bu kitabı bir çırpıda okuyabilirsiniz. Proust, kitabın başlarında odasını derin bir şekilde tasvir etmiştir. Kitapta bir ara cümlede şöyle diyor: "Bu okumalardan bize kalan şey, özellikle bizim bu kitapları okuduğumuz yerlerin ve günlerin imgesidir." Yani Proust, bu ifadede okuduğumuz kitapların mekânına ve zamanına dikkat çekmiştir. "Güzel kitapların yazarları, bize söyleyebilecekleri her şeyi söyledikleri an, hâlâ bir şey söylememiş oldukları duygusunu verirler." İyi okumalar...
Okumak
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma
Reklam