"Elbette hayır," dedi Lupin, "ama Ölüm Yiyen'ler - doğruyu söylemek gerekirse, insanların çoğunluğu! - senin saldırıya saldırıyla karşılık vermeni beklerdi! Expelliarmus yararlı bir büyü, Harry, ama Ölüm Yiyen'ler onun senin damgan olduğunu düşünüyor ve rica ediyorum, o hâle gelmesine izin verme!"
"Bir-iki-üç -"
İkisi de asalarını havaya ve omuzlarından arkaya salladılar. Snape, "EXPELLİARMUS !!!" diye bağırdı. Göz kamaştırıcı bir kırmızı ışık patladı ve Lockhart havaya fırladı, geriye doğru uçarak sahneden uzaklaştı, duvara çarptı ve kayarak yere yayılıp kaldı.
Göz kamaştıran güneşin kenarı en yakındaki pencerenin pervazında görününce tepelerindeki sihirli gökyüzünde âniden kırmızı-altın rengi bir ışıltı patladı. Işık ikisinin yüzüne de aynı anda vurdu ve Voldemort’un yüzü âniden alev alev yanan bir leke oldu. Harry tiz sesin feryat ettiğini duyarkan, kendisi de Draco’nun asasını doğrultarak semalara en büyük umudunu haykırdı:
“Avada Kedavra!”
“Expelliarmus!”
Gümbürtü, top patlaması gibiydi ve aralarında, çizdikleri dairenin tam ortasından fışkıran altın alevler, büyülerin çarpıştığı noktayı işaretledi. Harry Voldemort’un yeşil ışığının kendi büyüsüyle buluşmasını gördü, Mürver Asa’nın gündoğumunun önünde bir karaltı halinde yükseğe uçtuğunu, sihirli tavanın altında Nagini’nin başı gibi dönerek yükseldiğini, öldürmeyeceği efendiye, nihayet ona tam anlamıyla sahip olmak için gelen efendiye doğru havada fırıl fırıl döndüğünü gördü. Ve Voldemort kolları iki yana açık halde arkaya düşer, kıpkırmızı gözlerin ince birer çizgiye benzeyen gözbebekleri yukarı kayarken, Harry bir Arayıcı’nın şaşmaz becerisiyle boştaki eliyle asayı yakaladı. Tom Riddle döşemeye dünyevi bir nihailikle vurdu, bedeni zayıftı, büzülmüştü, beyaz elleri boştu, yılana benzeyen yüzü ifadesizdi ve bilinçsizdi. Voldemort ölmüştü, geri tepen kendi lanetiyle öldürülmüştü ve Harry elinde iki asayla durmuş, düşmanının kabuğuna bakıyordu.
Snape, "Expelliarmus!" diye bağırdı. Göz kamaştırıcı bir kırmızı ışık patladı ve Lockhart havaya fırladı, geriye doğru uçarak sahneden uzaklaştı, duvara çarptı ve kayarak yere yayılıp kaldı.
Sayfa 145 - Yapı Kredi Yayınları -özel baskı-·Kitabı okudu
Harry tiz sesin feryat ettiğini duyarken,kendisi de Draco'nun asasını doğrultarak semalara en büyük umudunu haykırdı:
''Avada Kedavra!''
''Expelliarmus!''
Gümbürtü, top patlaması gibiydi ve aralarında, çizdikleri dairenin tam ortasından fışkıran altın alevler, büyülerin çarpıştığı noktayı işaretledi.Harry Voldemort'un yeşil ışığının kendi büyüsüyle buluşmasını gördü, Mürver Asa'nın gündoğumunun önünde bir karaltı halinde yükseğe uçtuğunu, sihirli tavanın altında Nagini'nin başı gibi dönerek yükseldiğini, öldürmeyeceği efendiye, nihayet ona tam anlamıyla sahip olmak için gelen efendiye doğru havada fırıl fırıl döndüğünü gördü.