"Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği bu blucinli ey Türk gençliği, giderek kendine ve çevresine yabancılaşarak, başına buyruk amaçsız bir yaşama biçimini kanıksayarak, herkese ve olaylara tepeden bakarak, bu ülkenin sorunlarıyla hiç ilgilenmeyerek insanın sinirini bozuyor."
Ey Türk Gençliği !
Şöyle diyordu kitapta:
Sakın onlara gitme yavrum! Onların zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şey yok. Zaten karanlıktan gelmişlerdi yine karanlığa gidiyorlar. Bir sürü çok kalabalık denizdeki dalgalar gibi sayısız. Geçmişi yok bu sürünün. Sakın bunlara kapılıp gitme yavrum. Bunların yıldızlardan haberi yok. Bunlar yürüyen koşan ama beyinlerinden habersiz olan bir sürü... Hepsinin hayatını anlatmaya kalksan üç kelimeyi geçmez. Bunlar yapma çiçeklere benzer. Kokuları, renkleri yoktur. Sakın bu harami kervanına katılma! Son cümleden sonra sanki binlerce kandırılmaya hazır çocuk önündeymiş gibi okudu. Sonra kafasını koydu, uyudu.
Sayfa 227Kitabı okudu
EY TÜRK GENÇLIĞI
EY TÜRK GENÇLIĞI BIRINCI VAZIFE IÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ VE SEÇIM HAKKINI SONSUZA DEK KORUMAK VE SAVUNMAKTIR. VARLIĞIN VE GELECEĞIN SADECE BUNA BAĞLIDIR BU TEMEL SENIN EN DEĞERLI HAZINENDIR GELECEKTE ÖNÜNE BU ÖZGÜRLÜĞÜNÜ VE SEÇIMI HAKKINI KULLANIP KULLANMAYACAĞINI TEST EDECEK DERSLER VE SINAVLAR ÇIKACAKTIR EĞER BIR GÜN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ VE DEĞERLERINI VE DOĞRULUĞUNA INANDIĞIN ŞEYLERI SAVUNMAK ZORUNDA KALIRSAN VE DURUMUN MÜSAIT OLMADIĞINI ÖNE SÜRERSEN GARANTILER ARARSAN VEYA BIR GÜN DIYE BEKLERSEN YARATACAĞIN SONUÇLARDAN TAMAMEN SEN SORUMLUSUN....
Sayfa 116 - Placebo yayın eviKitabı okudu
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir....
... O kadar ki, bindiğim THY uçaklarında ön sağ duvardaki K. Atatürk imzalı İstikbal Göklerdedir yazısına ne zaman gözüm takılsa, aklıma hep anneannemin çocukken öğrenip bana da öğrettiği o şarkı gelirdi: Ey türk gençliği kanatlan havalarda dalgalan Çünkü bak, hiç durmadan kanatlanıyor cihan! Ayağı kalkıp uçağın ön sağ tarafına baktım. Yazı yoktu! Kaldırmışlar! Ne zaman kalkmış hiç fark etmemiştim. Anneanneme söylemedim üzülmesin diye. Atatürk' ün denizin üzerinde uzaklaşan bir yelkenli gibi usul usul hayatımızdan süzülüp gitmekte olduğunu hangimiz fark ettik ki, anneannemden başka! Bir tek şu yaşlı kadın gördü tüm değerlerimizin içinin boşaltıldığını. Biz gençler hayatlarımızın günlük dertleriyle boğuşurken bastığımız zeminin kaydığını, bizi bir başka anlayışa evirmek üzere müthiş bir toplum mühendisliği yapılmakta olduğunu göremedik. Oysa o uyardı durdu, en azından öğrencilerini ve annemle beni. Öğrencilerini bilemem ama annemle ben, gülüp geçmiştik.
Sayfa 267Kitabı okudu
Ey Türk gençliği! Birinci görevin Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti'ni sonsuza kadar korumak ve savunmaktır.
Sayfa 144 - https://www.youtube.com/@SesliKitapaiKitabı okudu
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. Mustafa Kemal Atatürk
“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk Bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti’ni, sonsuza dek korumak ve savunmaktır. Varlığının ve bağımsızlığının biricik temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. Gelecekte dahi, seni bu hazineden yoksun etmek isteyecek iç ve dış kötülük isteyenler olacaktır. Bir gün, Bağımsızlık ve Cumhuriyet’i savunma mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şartları düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şartlar çok uygunsuz bir özellikte ortaya çıkabilir. Bağımsızlık ve Cumhuriyetine yönelecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler. Zorla ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri alınmış, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şarttan daha acı ve daha kötü olmak üzere, memleketin içinde, iktidara sahip olanlar uyuşukluk ve delalet ve hattâ hainlik içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, kişisel çıkarlarını, işgalcilerin siyasî gayeleriyle birleşebilirler. Millet, yoksulluk çaresizliği içinde harap ve çaresiz düşmüş olabilir. Ey Türk geleceğinin evlâdı! İşte, bu durum ve kurallar içinde dahi vazifen, Türk bağımsızlık ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır! İhtiyaç duyduğun güç damarlarındaki soylu kanda mevcuttur!
250 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.