"Hiç amok koşucusu duymuş muydunuz?"
-"Evet,sanırım.Sarhoş,çılgın malaylı demek değil mi?"dedim.
"Sarhoştan daha fazlası.Çılgından daha fazlası.
Bir insanı deli bir köpeğe çeviren,onu cani bir manyağa dönüştüren bir durumdur.Tuhaf ve korkunç bir akıl bozukluğudur..."
Açıkçası ilk incelememi yapacak olmanın heyecanını yaşıyorum.Biliyorum ki burada bunu en usta biçimde yapan birçok okuyucu var.Doğrusu onların incelemeleri yanında benimkisi bir inceleme denemesi olur anca:)
Son ada Livaneli'nin okuduğum 3. eseri huzursuzluk ve kardeşimin hikayesini okuduktan sonra elimin hep Livaneli'nin eserlerine gittiğini fark ettim.(keşke birkaç kitabını stoklasaymışım malum çoğumuz evlerimizde karantinadayız)Çok uzatmadan incelemeye geçiyorum.
Zülfü Livaneli'nin kelime oyunu yapmadan anlatmak istediğini açık bir şekilde ifade ettiği bir kitap.Kitapta,yazarın "son sığınak ,son insani köşe" olarak tanımladığı bu cennet kadar güzel adaya diktatör bir başkanın gelip yerleşmesi ve ada yönetimini eline almasıyla ada sakinlerinin mutlu ve huzur içinde yaşadığı bu adanın nasıl bir cehenneme dönüştüğüne şahit oluyoruz.
Eserin 2008 yılında yazılmasına rağmen günümüzün ideolojisine ayna tuttuğunu düşünüyorum şahsen.
George Orwell'in "Hayvan Çiftliği"ni okuyanlar bu kitabıda okumalı bence.
Vaktinizi ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim:)