Eylo

“Ilık suyun içinde süzülüyorum. Sessiz ve sükûnetli. Benim kim olduğum, burasının neresi olduğu. Boşluğun içinde hafif bir esinti var. Ben orada nihayetsizce yüzüyorum. Ne kadar yüzsem de buradan kurtuluşum yok. Sesin ve titreşimin olmadığı bu dünya gitgide küçülüyor. Durmadan küçülüyor. Böylelikle bir nokta halini alıyor. Uzayda toz oluyor. Yok, o bile yok oluyor.”
Sayfa 140·Kitabı okudu
“Yine de insan kaybettiğinde en kötü alışkanlıklarını bile özlüyor; hatta en çok onları özlüyor. Alışkanlıklar insanın benliğinin ayrılmaz parçası.”
Sayfa 244·Kitabı okudu
“Eskiden, doğan güneş beni coşturur, batan güneş dinlendirirdi. Geçti o günler. O güzel ışık aydınlatmıyor artık beni. Her güzellik bir sıkıntı benim için, çünkü hiçbir şeyden tat almaz oldum artık. Anlama gücüm arttıkça arttı; tat alma gücüm ise yok oldu büsbütün.”
Sayfa 228·Kitabı okudu
“Neden insanlar bu denli yalnız olmak zorundalar? Neden bu denli yalnız olunmak zorunda? Bu dünyada bu kadar çok insan yaşarken, her birimiz bir başkasından bir şeyler beklerken, neden bu kadar yalnızız? Ne için? Yoksa gezegenimiz, insanların yalnızlığından beslenerek mi sağlıyor dönüşünü?”
Sayfa 193·Kitabı okudu
“kaderi kafeste yazılan kuş önüne ne konarsa onu yermiş, unutma tanrı ona bir çift kanat sana da uçman için mutluluk vermiş”
Sayfa 281·Kitabı okudu