8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
1970’li yılların sonu… Türkiye siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan büyük bir karmaşanın içindedir. Üniversitelerde, sokaklarda ve mahallelerde çatışmalar yaşanırken toplum giderek daha keskin çizgilerle ayrılmaya başlar. İnsanlar farkında olmadan büyük bir kırılmaya doğru sürüklenmektedir.Roman, bu atmosferi Çorum Olayları ekseninde anlatıyor. Alevi-Sünni çatışmasının nasıl körüklendiğini, yıllardır bir arada yaşayan insanların nasıl birbirine düşman hâline getirildiğini ve yaşanan olayların arkasındaki görünmeyen güçleri gözler önüne seriyor. Yazar, yalnızca sokakta yaşananları değil devlet içindeki yapılanmaları, istihbarat faaliyetlerini, darbe hazırlıklarını ve uluslararası güçlerin Türkiye üzerindeki hesaplarını da hikâyeye dâhil ediyor. Hikâyede CIA ajanı Peck’in faaliyetleri, Türkiye’de oluşturulmaya çalışılan kaos ortamı ve ülkenin adım adım 12 Eylül Darbesi’ne götürülüşü önemli bir yer tutuyor. Bir yandan siyasi hesaplar yapılırken diğer yandan Metin ve Ceren de kendilerini Çorum’da yaşanan olayların tam merkezinde buluyor. Bakalım bu çalkantılı günler onların hayatını nasıl etkileyecek? Osman Balcıgil’den okuduğum ikinci kitap oldu. Daha önce Nahit Hanım’ı okuduğum için yazarın kalemine ve tarihî olayları kurguyla bir araya getirişine az çok aşinaydım. Bu kitap da beklentimi karşılayan bir okuma oldu. Kitapta birçok tarihî olay ve bilgiye yer verilmesine rağmen anlatımın akıcılığı hiç kaybolmuyor. Sayfalar ilerledikçe hem yaşanan olayları hem de olayların arka planını daha net görmeye başlıyoruz. Yazar, o yılların gerginliğini, belirsizliğini ve karmaşasını oldukça başarılı bir şekilde aktarmış. Tarih, casusluk, macera ve aşkı aynı hikâyede buluşturan bu romanı keyifle okudum. Yakın tarihe ilgi duyanların da severek okuyacağını düşünüyorum.
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,107 okunma
9/10
·286 syf.··
2026 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:58
​Mehmed Rauf’un Türk edebiyatına kazandırdığı ve ilk psikolojik roman olma özelliği taşıyan Eylül’ü nihayet bitirdim. Kitap, hareketli bir olay örgüsünden ziyade, insan ruhunun derinliklerine, çıkmazlarına ve hislerin ağırlığına odaklanan muazzam bir analiz sunuyor.​ Roman; Suat, Süreyya ve Necip üçgeninde gelişen, ancak bildiğimiz "yasak aşk" kalıplarının çok ötesine geçen bir hikayeyi anlatıyor. Süreyya’nın monotonluğundan ve hayat karşısındaki çocuksu heyecanlarından bunalan Suat ile onun tam zıttı bir derinliğe sahip olan Necip arasındaki çekim, kitabın merkezini oluşturuyor. ​Ancak bu aşk, eylemlerle değil; bakışlarla, susuşlarla, müzikle ve içsel hesaplaşmalarla yaşanıyor. Mehmed Rauf, karakterlerin vicdan azaplarını ve toplumsal baskılar altındaki ezilişlerini o kadar başarılı aktarıyor ki, okuyucu olarak kendinizi bir aşk hikayesinden ziyade bir "bunalım ve sadakat" sorgulamasının içinde buluyorsunuz. Benim romanda asıl beklediğim ve iz sürdüğüm şey; bakışlarda saklanan o yoğun hislerin ne zaman ortaya çıkacağı ve ne zaman iki insanın "ortak derdi" haline geleceğiydi. O yüzden çok severek ve huşu içinde okudum hiç bir olay örgüsü beklemeden . Kesinlikle tavsiyemdir.
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 050bin okunma
Reklam
6/10
·174 syf.··
2026 31. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:00
Metin Sevil sosyal medyada paylaştığı denemeleri bir kitapta toplamış. . Asr Suresi çok kısa ama bu kısalığının yanında az kelam ile çok şeyin anlatıldığı, derin anlam yüklü bir suredir. İnsanların çoğunu ziyanda olduğu, bundan sadece iman edip salih amel işleyenlerin ve birbirini hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin müstahsına olduğunu bildirir. sayfa 13 . Bu kısa denemelerini dokuz başlıkta toplamış. Ekim 2015 de başlayan sosyal medya paylaşımları Kutlu Yayınevi nden ikiyüzdoksaniki tanesini paylaşmış kitabında. . Gençliğinde; yoğunken, sağlıklıyken, koştururken, telaşeliyken, ölüm uzak gözükürken Allah'ı an, ölümü/kabiri/hesabı hatırla, günahlardan kaç, namazını ve diğer ibadetlerini aksatma! Böyle yap ki piri ifade olup da bunları sürekli yapar olduğunda bir nebze olsun teselli bulasın. sayfa 57 . Oradan buradan başlığında seksenaltı denemesini paylaşmış. Bir alıntısı aşağıya bırakıyorum. . Artık birisi/birileri de çıkıp; "Domuz eti haram değildir, o ayetin tercümesi hep yanlış yapılmıştır, gerçek manası o değildir, yanlış okuyor, yanlış yorumluyorsunuz, orada asıl anlatılmak istenen..." derse hiç şaşırmayacağım sayfa 129 . Yazarın diğer kitapları Cevap Bekleyen Sorular, Dini Hurafesiz Yaşamak, Düşün Korkma Sor ve 12 Eylül Müdahalesi Ezberler ve Gerçekler . Kısa Kısa Metin Sevil
Kısa KısaMetin Sevil · Kutlu · 09 okunma
"Tenlerin ayrılığı, canlara ayrılık getirmez."
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
157 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:28
Bayram Ali Öztürk... Hayatını Allah ve Resulü'nün (s.a.v.) yoluna adamış bir Allah kulu. Kendisini Allah'ın yoluna kurban etmiş mübarek bir hoca. Gelin size de hayatını kısaca anlatayım. Bayram hoca, Sakarya Karasu'nun Konacık köyünde doğmuştur. Henüz 5 aylık iken babasını kaybeder. İki yıl sonra tekrar evlenip evden ayrılan annesi de onu bırakınca 2-3 yaşından itibaren halası ve babaannesi'nin himayesi altına girmiştir. 12-13 yaşına basınca şehirde okumak için amcasının yanına yerleşir. Evlenene kadar amcasıyla kalan Bayram hoca, yüreğinde ki yetimlik duygusunu her daim taşır. Bu yüzden sakin bir mizaca sahiptir. Başı bükük, kendi hâlinde, suskun... Okuduğu için hep ders çalışırmış. Kendisine "Kütüphane mi olacaksın" derlermiş. Gerçekten de dedikleri gibi oldu hocamız... Evlenip askerliğini yapan Bayram hoca, üniversiteyi bitirmeye yakın Mahmut Ustaosmanoğlu'na (k.s.) danışarak bundan sonra nasıl bir yol izlemesi gerektiğini sorar ve böylece İstanbul'a gelir. Bir süre imamlık yaparak, sonrasında ise kadrolu olarak göreve başlar. Çektiği yokluk bir yana, marul-ekmek yiyerek hafızlığını tamamlar. Emekli olana kadar da camii görevine devam eder. İlköğretimden itibaren okuduğu kitapları biriktirir. Okuma, ilim, kitap aşkı ile 20.000 ciltlik bir kütüphanesi vardır. Bu kütüphane ile hoca ve öğrencilerin müracaat kaynağı olmuştur. Kendisine "Kürsüde kükreyen, sokakta kedi gibi olan" lakabı takılmıştır. Canım hocam... Verdiği sohbetler içime işledi okurken. İnsanlara karşı koruduğu mizacı ise çok başka... O ise bu cümlenin ezikliğini hep hissetmiştir. Kitapta ise hocamızın hayatı, notları (bu kısımda çok güzel bilgiler vardı), sevdiği şiirler, beyitler, onu tanıyanların gözünde ki yeri ,albüm (şehadet elbiselerinin resmi de dahil) bölüm bölüm aktarılır. Sağolsunlar,
İnceleme
Şehid Bayram Ali Öztürk Hoca 1 (Hayatı ve Hatıraları)Bayram Ali Öztürk · Kubbe Yayınevi · 201892 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 4. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:19
Mehmet Rauf’un Eylül adlı eserini okuduktan sonra, Türk edebiyatında neden bu kadar önemli bir yere sahip olduğunu daha iyi anladım. Roman, ilk bakışta sade bir olay örgüsüne sahip gibi görünse de aslında insanların duygularını, düşüncelerini ve iç dünyalarını oldukça derin bir şekilde ele alıyor. Bu yönüyle okurken sadece olayları takip etmiyor, aynı zamanda karakterlerin hissettiklerini anlamaya ve onların yaşadığı duygusal süreçleri hissetmeye çalışıyorsunuz. Kitapta en çok dikkatimi çeken unsur, karakterlerin psikolojik yönlerinin ayrıntılı olarak işlenmesiydi. Yazar, karakterlerin yaşadıkları olaylardan çok bu olayların onların üzerinde bıraktığı etkileri anlatmaya önem vermiş. Bu nedenle eser, hareketli ve sürekli olayların yaşandığı bir roman olmaktan çok, duyguların ve düşüncelerin ön planda olduğu bir eser olarak karşımıza çıkıyor. Karakterlerin yaşadıkları ikilemler, iç çatışmalar ve duygusal değişimler oldukça gerçekçi bir şekilde aktarılmış. Bu durum, onları daha yakından tanımamı ve bazı noktalarda kendimi onların yerine koyabilmemi sağladı. Mehmet Rauf’un anlatım tarzını da başarılı buldum. Her ne kadar kullanılan dil günümüz Türkçesine göre biraz ağır olsa da yazarın kurduğu cümleler ve yaptığı tasvirler eserin etkileyiciliğini artırıyor. Özellikle mekân ve duygu betimlemeleri sayesinde kitabın atmosferini güçlü bir şekilde hissedebildim. Bazı bölümlerde olaylardan çok karakterlerin düşüncelerine yer verilmesi nedeniyle okuma temposu yavaşlasa da bu durum eserin vermek istediği duyguyu daha iyi anlamama yardımcı oldu. Romanı okurken insanların ilişkilerinde yaşadıkları duygusal karmaşıklıkların aslında zaman geçse de çok fazla değişmediğini düşündüm. Eserde ele alınan sevgi, özlem, mutluluk, hayal kırıklığı ve kararsızlık gibi duygular günümüzde de
İnceleme
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
Tsunocima'da yer alan mavi köşk adlı ongen yapıda geçen yıl eylül ayında mimar bir adam karısı ve karı koca olan hizmetçileri öldürülmüştür. Bu ailenin yanında kalan Çiori adlı kız da geçen yıl ocak ayında polisiye kulübünün yeni yıl partisinde akut alkol zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Üniversitenin polisiye kulübünde yer alan yedi genç bu mavi köşke bir haftalığına tatile giderler. Polisiye kulübündeki bu kişilere esrarengiz bir mektup gelir içeriği ise Çiori'nin öldürüldüğü yönündedir. Mektup mimar olan ve mavi köşkün sahibi ölen Seici'ye aittir... Eğer hayaletler yoksa göndermesi imkansızdır peki bu eşek şakasını kim yapmıştır? Malikanede çıkan yangının sebebi nedir? Ortadan kaybolan malikanenin bahçıvanı mı bu işin içindedir? Dahası üzerinden bir yıl geçmesine rağmen neden şimdi böylesi bir mektuplaşma olmuştur? Zengin olan Seici malikaneyi gizli odalar, dolaplar, kasalarla donatmıştır ve bunların yerini düzeneği bilen tek kişi Seicidir. Bir sabah bu bir grup gencin bulunduğu malikanede 7 adet plastik levhaya yazılı birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, sonuncu kurban, dedektif, katil yazıları bulunur. Orczy, Agatha, Ellery, Van, Poe, Leroux, Carr bu gençleri nasıl bir son bekliyor, adaya gelen giden olmadığına göre katil içlerinden biri mi? Geçen yedi günde her gün bir kayıp, kurtulan olacak mı? Eser sonunda ters köşe oldum, sıradaki kitabım Dövme Cinayetleri olacak listeye eklendi. Tavsiye ederim, reklam değil. @domingo_yayinevi #ongenevcinayetleri
Ongen Ev CinayetleriYukito Ayatsuji · Domingo Yayınevi · 2025289 okunma
Reklam
Reklam