Ezgi

Sessizlikte geçmişi, bugünü ve geleceği görürüz. Konuşma sırasında, her şeyi zaman içine ve genellikle de içinde bulunduğumuz ana oturturuz. Konuşmak, "geçici bir ölümsüzlük" peşinde boşu boşuna koşmaktır. "Ben varım" çığlığıdır bu. Sessizlik, zamanla ve sonsuzlukla olan ilişkimizin bilincidir. Aynı zamanda hem sonsuzluktur, hem de bir toz zerreciği.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Ezgi

, bir kitap okudu
Puan vermedi·132 syf.·
2025 4. kitabı
Mihail Bulgakov
7.6/10 · 25,8bin okunma
‘Acele etmeyen her yere yetişir.’ dedi ev sahibi öğretmen edasıyla. ‘Asıl işimle uğraşmak yerine toplantıdan toplantıya koşmaya ve tüm gün bülbül misali şarkı söylemeye başlasaydım, hiçbir yere yetişemezdim elbette.’
Her şeyi doğru yapmış gibi görünen birinin yine de ölebileceğini düşünmek korku verir. Bir gün bizim de aynı durumda olabileceğimizi bilirken yastan perişan olmuş bir insanı görmek korkunçtur. Bunun gibi kayıplar yaşamın zayıf doğasını vurgular. Hayat ne kadar kolay ve ne ladar çabuk değişebilmektedir
Gerçek hayatta ve kurgusal anlatılarımızda gerçeği söyleme konusunda bir konuşma yasağı vardır. Bir kültür olarak düzelti- lemeyecek şeylerin olduğunu duymak istemiyoruz. Kültürümüz, telafisi olmayan bir acıyı duymayı reddediyor. Bazı şeylerle birlikte yaşamayı öğreniriz ve bu, sonunda her şeyin yoluna girmesiyle aynı şey değildir. Anlatınıza ne kadar çok gökkuşağı ve kelebek yapıştırırsanız yapıştırın, bazı hikâyelerde işler yoluna girmez.
Sayfa 56