Sessizlikte geçmişi, bugünü ve geleceği görürüz. Konuşma sırasında, her şeyi zaman içine ve genellikle de içinde bulunduğumuz ana oturturuz. Konuşmak, "geçici bir ölümsüzlük"
peşinde boşu boşuna koşmaktır. "Ben
varım" çığlığıdır bu. Sessizlik, zamanla ve sonsuzlukla olan ilişkimizin
bilincidir. Aynı zamanda hem sonsuzluktur, hem de bir toz zerreciği.