Ezgi Tekin

9/10
·400 syf.··
2022 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2022 00:00
Ahmet Ümit her zaman severek takip ettiğim bir yazar. Kitabın akıcı üslubu ve ayrıntılı içeriğine çok fazla girmeyeceğim, yeterince detaylı incelemeler mevcut. Kısacası, İstanbul'da geçen olay, Nevzat komiser, seri katil vakası... Ancak pedofili, Suriyeli mülteciler, organ kaçakçılığı gibi güncel sorunları tek bir pencereden toplumun "etiketlediği" haliyle değil de farklı açılardan tekrar düşünmemiz gerektiğini hatırlatıyor... (Tabi biraz da sosyolojik okumalar ve suç sosyolojisi üzerinde ön okumalarımdan sonra bu kitaptaki sorgulamalar çok anlamlı geldi) Suçlu, evet suçlu ama aynı zamanda kurban... Mültecilerle ilgili olarak evet çok ciddi toplumsal sorunlarımız var, ancak onların penceresinden de hayat bir cehennem.. Bunu oldukça çarpıcı ve dokunaklı şekilde gözler önüne seriyor. Bazı metaforlar da var... Mesela 'hava durumu'. Bunu bir ipucu olarak bırakıp, dikkat çekmek istedim, detayları okurken yakalamak isteyenler için minik bir dipnot olsun... Ahmet Ümit her zaman okunmaya değer yazarlar listesinde benim için.. Her kitabından sonra aynı hislerle...
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·256 syf.··
2022 11. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2022 00:00
Howard Becker, son zamanlarda büyük ilgiyle takip ettiğim bir yazar oldu. Başta, sosyolojinin belki de ilk dönemlerinde ihmal edilen sanat ve müzik alanlarına özel bir ilgi göstermesiyle dikkatimi çekmişti. Kitabın önsözünde sosyal bilimlerin ağır ve anlaşılması zor bir dili olmak zorunda kalmadan da yazılabileceğine dikkat çekiyordu. Okuduktan sonra bunun nasıl mümkün olabildiğini de kanıtlıyor diye düşündüm. Hakikaten onu anlamak için illa ki sosyoloji okumak ya da alandan biri olmak zorunda değilsiniz. Toplumsal sorunları ele alırken yeni bir soluk getirdiği etkileşimci yaklaşım, hatta etnografik yönteme başvurarak söz konusu eylemi eyleyenin gözünden görmeye olanak tanıması da beni çok cezb etti. Nitekim çoğu kez sosyologlar etnografik yönteme başvurma gereği duymazlar. Becker, Haricîler kitabında 'etiketleme' (yaftalama) kuramıyla katkı koyuyor. Sorunu toplumun 'sapkın' olarak nitelediği davranışı gerçekleştiren kişilerin kendisinde arayan anlayıştan farklı olarak, toplum ne zaman, hangi durumlarda hangi tür davranışları 'sapkın' olarak etiketler sorusunu yönelterek daha geniş bir perspektiften ele alıyor. Burada ise sapkın davranış olarak esrar kullanımını dans müzisyenleri örneği üzerinden etnografik yöntemden de yararlanarak inceliyor. Haliyle olayın asıl inceleme konusu olan dans müzisyenlerinin bakış açısını kendi jargonlarını görebilmemize olanak tanıyor. Elbette müzisyenin kendi yapmak istediği müzikle yapmak zorunda kaldığı müziği (ticari müzisyen) yapmak arasında nasıl bir içsel çatışma yaşadığına da dikkat çekiyor. Büyük bir dikkatle okuduğum bu kitabından sonra Becker'ın "birlikte yapılan bir iş olarak" sanat (sanatın toplumsal üretimi) düşüncesine dayanan "Sanat Dünyaları" kitabını okumayı düşünüyorum... Becker'ı kesinlikle favori yazarlarım
Sosyoloji
Hariciler (Outsiders)Howard S. Becker · Heretik Yayınları · 2015104 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2022 9. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2022 00:00
Son yıllarda, kendi alanım müzikolojinin yanı sıra sosyolojiye olan artan ilgimle birlikte bir süredir müzik sosyolojisinin kurucu sayılabilecek metinleri ve incelemelerine yoğunlaştım. Sanatçının sosyolojisi diyebilecegimiz bir inceleme. Yani sanatı kutsal, sanatçıyı dâhi konumuna yerleştiren 'idealist' bir sanat kuramının 'deha' kavramını sorguluyor Elias. Bunu yaparken de adeta sanatın üzerindeki o kutsal haleyi daha insani, daha toplumun içinde ve sanatçının yetiştiği çağın koşulları ve sanat anlayışı içinde ele alıyor. Aslında, kitabı okuduktan sonra genel olarak o muhteşem, 'yaratıcı', 'dâhi' sanatçı imgesini bir kez daha gözden geçirmeniz gerektiğini hissediyorsunuz. Neticede Mozart da oldukça insani ihtiyaçları olan, bireysel olarak toplum tarafından belirlenmiş belirli sınırları aşmanın zor olduğu bir dönemde o sınırları taşarak hayallerine ulaşmak arzusu duyan, kendi içinde mücadele veren biriydi. O da bir çocuk oldu, babasının yakın himayesinde yetişti. Her şey onun içindi, gelecekte iyi bir konum edinebilsin diye didinip duran onun yerine karar veren ona hep kol kanat geren bir babanın yanında büyüdü. Gerek babası, gerekse sanatçının sipariş usulü eser bestelediği ve sınırları da bir hayli belirli olan bir sanat kanonunun izin verdiği ölçüde hareket alanı vardı. Hem bireyin iç dünyasının bir nevi psikolojik çözümlemesi hem de dönemin toplumsal koşulları içinde sanattan ve sanatçıdan beklenen ve beklenmeyen özellikleri birlikte değerlendiriyor Elias. Ben okurken büyük bir dikkatle ve ilgiyle takip ettim. Meraklı okurlara bir sosyolojik metin olarak dilinin de ağır olmadığını söyleyebilirim.
Mozart - Bir Dahinin Sosyolojisi ÜzerineNorbert Elias · Kabalcı Yayınevi · 201073 okunma
Yunan Mitolojisi
Puan vermedi·144 syf.··
2021 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 00:00
Mitolojiye ilgisi olanlar için Antik Yunan Tanrıları ve kahramanlarının en meşhur söylenceleri oldukça anlaşılır ve akıcı bir şekilde anlatılmış. Ancak dinler tarihi ve mitler konusunda kapsamlı araştırma yapmak isteyenler için yeterli gelmeyecektir. Yine de meraklı okuyucu için okuması keyifli bir kitap. Bu kitabı "Ben Kirke" ile aynı sırada okumuştum ve karakterleri, onlarla ilgili anlatıları ilişkilendirme noktasında çok tamamlayıcı olmuştu.
Mitoloji
Yunan MitolojisiMichael Ford · Akılçelen Kitaplar Yayınları · 202285 okunma
9/10
·352 syf.··
2022 7. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2022 00:00
Kemal Karpat'ın okuduğum ikinci kitabıydı. Daha önce "Bir Ömrün İnsanları"nı okumuştum. Kendisine olan ilgim de bu kitabıyla uyanmıştır. Özellikle 1938 sonrası döneme ilişkin okulda hiç ders görmediğim ve yakın tarihe dair çok fazla okuma yapmadığım için ilgimi çekti bu kitap. Elbette çok detaya girilmemekle birlikte Abdülhamid döneminden 2012 yılında kadar olan süreci ama hatlarıyla ele alıyor. Daha önce bu dönem hakkında okuma yapmadığım için ciddi bir eleştiri yapmamayı tercih ederim. Ancak yazarın dili ve tarafsızlığı konusunda oldukça olumlu bir izlenim edindim. Yine de kendi yaşadığım ve tanıklık ettiğim dönemlere gelindiğinde açıkçası baştaki bazı olumlu düşüncelerimi bir kez daha sorguladım. Ya da en azından hayatta olsa ve daha yakın bir tarihte bu kitabı yazsa son dönemi nasıl değerlendirirdi acaba diye merak etmedim değil. Nitekim darbe dönemlerinin Türk halkı üzerindeki etkilerine yönelik önemli değerlendirmeleri söz konusu. Rahatlıkla söyleyebilirim ki, anlatım dili bakımından özellikle de tarih okumakta zorlananlar için önerilecek bir kitap. Yazarın diğer kitapları da aynı ilgi ve merakla kitaplığımda okunmayı bekliyor.. ️
Tarih
Kısa Türkiye TarihiKemal H. Karpat · Timaş Yayınları · 2021334 okunma