Gerçeklik, her bir beynin ulaştırdığı işlemden geçmiş uyaranlar olduğuna göre, ortak bir gerçekliğin, farklı beyinlerin özdeş proseslerinden geçmiş uyaranlardan oluşmasını gerektirecektir ki böyle bir durumun kendisi gerçek dışıdır. Alfred Adler de vaktiyle şöyle demişti: "Önemli olan, hasta ile doktorun bir yorum üzerinde görüş birliğinde olmalarıdır, yorum yanlış da olsa."
Batı kültürü etkisindeki düşünce tarzında bize dikkatimizi incelediğimiz konu üzerine yoğunlaştırmamız ve bu konu dışındaki şeylere dikkatimizi yönelterek dağıtmamamız öğretilir. Krishnamurti'ye göre ' bundan çok farklı bir dikkat vardır ki bu tür dikkatte zihin hiçbir şeyi dışlamaz, dışarıda bırakmaz. Bu sayede zihin dışlamaya çalıştığı şeylerin direnci ile karşılaşmayacağı için daha güçlü bir dikkat gerçekleşir. Başka düşüncelerin zihninize girmesini önlemek için bilerek ya da bilmeyerek zihnin çevresinde bir direnç duvarı ördüğünüzde zihninizin bütünü değil bir bölümü çalışıyor demektir. ' Krishnamurti'nin bu sözleri bazen hayat yanı başımızdan geçip giderken nasıl olup da göremediğimizi açıklar nitelikte.Çünkü hayat, ayrıntı olarak bakmaya şartlandırıldığımız için göz ardı ettiğimiz yerlerde aslında.