Bu onun talebesi Belkıs’tı.
Nebatî bir güzellik.
Yemek yemeden iyodu, azotu alan kesafetsiz, berrak, nebatî bir güzellik!… Altından gözbebekleri, hem etli, hem etsiz vücudu, uzun ellerinin ve parmaklarının katî çizgileri, üstü biraz kabarık olan ve küçük olmayan ayaklarıyla mermere son şeklini, beyaza en mahrem rengini veren Belkıs, kanepenin ucuna üst üste kilitlendiği bacaklarında iki tek çizgiyle oturdu. Elinin maddileşen beyazlığı büyün vücudunun çıplak olduğu hissini veriyordu. Biraz kısa eteğinin gergin şekillerle sardığı bacaklarının ince topuk kemiklerinde çorabını geren, ustura keskinliğinde narin, ince kemik çizgi vardı. Çorabından görünen hafif damarlar mermerin canlı olduğunu hatırlatıyordu.