Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'ın Bugün doğum günü (20 Haziran 1914) İYİ Kİ DOĞDUN MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ... 1914 doğumlu, çok değerli Muazzez ilmiye Çığ'ın bir konuşmasından... -Kurtuluş savaşını yaşadık. Lozan'ın heyecanını, yokluğun rezaletini. Sonra Cumhuriyet ilan edildi. Ve ülke, bambaşka bir çehreye bürünmeye başladı. Hepimizin arzusu bir an evvel, adam olup memlekete yardım etmekti. Çünkü çok ihtiyacı vardı. Hiçbir şey yoktu. Yol yok, fabrika yok, okul yok. O 15 yıl içinde yapılanları hatırladıkça, şaşkınlığa düşüyorum. -O gittiğiniz okullardaki gençlere de bunları mı anlatıyorsunuz? -Evet, çünkü anlamıyorsunuz. Çünkü sizler, var olana doğdunuz. Sümer çocukları gibi. Onlar da, ''Bu şehirleri Tanrı'lar kurmuş, biz de buralarda yaşayalım'' demiş, aynen sizin gibi. Herkes atıp tutuyor şimdi. O zaman yaşanan sıkıntıları bilmeden. Bizler kazandığımız şeylerin değerini biliyoruz çünkü zor elde ettik. Siz bunu ancak kaybettiğinizde anlayacaksınız. Yaşamı boyunca 1 İspanyol Gribi 2 dünya savaşı, 3 askeri darbe, 1 kurtuluş savaşı ve son olarak da Koronavirüs'e denk gelen Muazzez İlmiye Çığ Anısına Saygıyla
Vatan Haini
Vatan sevgisi mi bu hergelelerde? Hangi vatan sevgisi? Sandalya, depo, fabrika, çiftlik, apartman sevgisi. Mülkünü sermayesini al sandalyasını çek altından, heriflerde düşman toprağı olur vatan Nazım Hikmet Ran
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Duyduğunuz anda sizde spesifik bir duyguyu çağrıştıran kelimeler vardır. Keza aynı şekilde bazı yerli yazarlara karşı aynı şeyi hissediyorum. Kitaplarını okumayı geçtim, kitapçıda çok satanlarda görmek bile irkilmeme sebep oluyor. Bunun sebebi bir fabrika gibi seri üretime geçmeleri sanırım. Yani cidden insanın araştırması, incelemesi gerekmez mi? Hiçbir şey yazmadığım halde hayal dünyamdaki bir kurguda bile beni araştırmaya iten bir sürü detay oluyor. Her sene raflarda aynı isimleri aynı kurgularla görmekten bunaldım.
hadi bu sefer böyle olsun
Ne demek akıllı saatim için bir uygulama yapmak mümkün değilmiş gemini ? hımm? ben ne hevesle oturup özel bir şey yapmak için uğraşacaktım...bir de detay veriyor bileklik kategorisindeymiş de fabrika çıkışı yazılımı dışında dışarıdan uygulama yüklemek veya üretmek mümkün değilmiş..bak bak sen... biraz daha eğitil göreyim ben seni. Wear OS için utanmazsan beni de kenara çekip apk vereceksin. bilekliğe gelince yok olmaz diyip köşelere kaçmacalar..

denizhan

@denizhannnn
·
teknolojiye dair olsun
....
"Aşk bir bakakalma hâlidir. Sonsuz bir şaşkınlık hâli... Soğuk bir aralık sabahında, uyanır uyanmaz üzerinde ince pijamalarınla bahçeye çıkıp üşümenin ötesinde bir titreme hâlidir. Aşk, bütün gün oyun oynayıp öğle uykusu için annenizin sizi serin bir odada, yün yorganın altına sokup alnınıza bir öpücük kondurmasının ardından, odadan çıkar çıkmaz ve kapıyı kapatır kapatmaz, uyku ile karışmış bir uyanıklık hâlidir. Aşk, insanın fabrika ayarıdır. Odanın serinliği, yorganın yoğunlaşmakta olan sıcaklığına yerini bırakırken farkına vardığın bedenindeki huzur, kalbindeki güven hâlidir. Aşk, onun sesi, onun kokusu, onun varlığı, senin bunları yaşamaktan duyduğun ayrıcalık hâlidir. Aşk, maddenin koklaşma hâlidir." ✨️ "Hangi inanç sistemi ayıracaktı onu bu pisliğin ayak yolundan? Etrafında birçok safsatacı, onurlu bir yaşamdan bahsederken, görünen o ki kendi tahlillerini pek de iyi yapamıyorlardı. Devlet arazilerini satın alıp, imara açılması için avanta dağıtıp, elli yüz katı rant kazananlarla mücadele etmişti mesleğinin ilk yıllarında. Hatta o kadar komik paralara kamu arazilerini, halkın malını yağmalanlarla yüz göz olmuştu ki her geçen gün içi hınçla dolmuştu. Fabrikatör bozması, mafya olamayacak kadar korkak, basiretsiz bir yüzdecinin yaptığı usulsüzlükleri deşifre etmek için gecesini gündüzüne katmıştı ki iş yüksek mevkilere kadar gitmişti. Muhatap olduğu kişilerin elinin kolunun nasıl bağlandığını görünce, içinde bulunduğu durumun acziyetini hemen kavramıştı. Bir yol seçmeliydi ya öğrencilik yılları gibi direnecekti ya da zalimin zulmüne susup, kendi yoluna devam edecekti."
Çarlık Rusyası’nın devrim öncesindeki sanayi durumu, Lenin’in en büyük teorik kumarı ve Sovyetler’in sonraki tüm trajedilerinin kök nedenidir. Çünkü Marx’ın teorisine göre devrim; sanayileşmesini tamamlamış, işçi sınıfı (proletarya) devasa boyutlara ulaşmış İngiltere veya Almanya gibi gelişmiş kapitalist ülkelerde başlamalıydı. Rusya ise nüfusunun %80’inden fazlası köylü olan, feodalizmden yeni çıkmaya çalışan bir tarım imparatorluğuydu. Ancak Çarlık Rusyası’nın sanayisi hakkında tek bir cümle kurmak imkansızdır; çünkü ülke muazzam bir tezatlar ülkesiydi. Bir tarafta Orta Çağ’ı yaşayan kara sabanlı milyonlarca köylü, diğer tarafta ise dünyanın en modern ve en konsantre sanayi havzaları vardı. Deli Petro ile başlayan batılılaşma hamlesi, 19. yüzyılın sonunda Çar III. Aleksandr ve II. Nikolay’ın efsanevi Maliye Bakanı Sergei Witte ile zirveye çıkmıştı. Rusya, Batı’nın 100 yılda geçtiği sanayi aşamalarını, devlet zoruyla 20-30 yıla sığdırmaya çalıştı. Yabancı Sermaye Bağımlılığı: Rus sanayisi Çarlığın kendi sermayesiyle değil; Fransız, İngiliz, Alman ve Belçika sermayesiyle kurulmuştu. Madenlerin, demiryollarının ve ağır sanayinin neredeyse yarısı yabancı bankaların kontrolündeydi. Dünya Beşinciliği: Devrim öncesinde Rusya; ABD, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın ardından dünyanın en büyük 5. sanayi ekonomisi haline gelmişti. Kömür, demir ve petrol (özellikle Bakü petrolleri) üretiminde küresel bir devdi. Rusya’da sanayi ülkenin geneline yayılmamıştı. Sadece birkaç büyük merkezde (Petrograd, Moskova, Donbass ve Bakü) devasa adalar halinde toplanmıştı. Dünyanın En Büyük Fabrikaları: Petrograd’daki Putilov Demir Çelik Fabrikası, bünyesinde 40 binden fazla işçi barındırıyordu. O dönem Batı Avrupa'da bile bu kadar çok işçinin tek bir çatı altında çalıştığı fabrika sayısı
Tarih