Ölüme kürtaj, fahişelik yapmaya kıçını savunmak diyen, bir orospunun ve bir pezevengin çocuğu olan ama Yahudi soykırımında hayatta kalabilmiş ve Fransa'ya sığınmış Yahudi bir orosbunun büyüttüğü, kendini 10 yaşında sanarken aslında 14 yaşında olduğunu öğrenen sevgi dolu, minnettar ve fedakar Cezayirli Müslüman Momonun hikayesi bu. Yaşının birden büyümesi ufak bir detay aslında. Çünkü Momo hiç çocukluk yaşamadan büyümek zorunda kalanlardan.
Fahişelerin çocuk sahibi olması yasak, devlet ellerinden alıyor. Eski fahişe Madam Rosa para karşılığı bu çocukları saklıyor, büyütüyor. Yahudi'nin evine bırakılan her çocuk, kendi adı, veriliş tarihi ve dini kayıt edilerek alınıyor. Hepsi kendi dinini öğrenerek büyüyor. Halbuki bu evde din ne gereksiz..Bu evde dinler ötesi bir sevgi, sabır ve bağlılık var..
Momo, alt kattaki travesti komşusunun dünyanın en iyi annesi olabilecegine emin mesela. Çünkü o bir iyilik meleği. Para veriyor, yemek yapıyor, sebzeye dönmeye başlayan Madam Rosa'ya yardım ediyor.
Bir çocuğun masumiyetiyle, bir çocuğun çocukça cümleleriyle yazılmış . Ve bu çocuk acısını da sevgisini de öyle sıradan cümlelerle dile getirmiş ki belki de sarsıcı olmasının sebebi cümlelerin böyle olmasındandır..
Kitabın sonunda göğsüme öküz oturdu resmen. Hiç bir çocuk bunu yaşamamalı..