Sana bakmak efendim,
Yaseminlerin hep birden dallara yürümesiydi
Ben sana bakmayı bir şeylere benzetmek istedim
Kiraz çiçeklerinin rüzgarda uçmalarına
O yok yere ağlamalara
Sabah erken vakitlerin
Çocukların yanaklarında biraz daha oyalanmasına
Çok zaman oldu sen gideli
Dünya her gün biraz daha sensiz
Dünya biraz daha unutuyor biraz daha habersiz
Desem ki çok zaman oldu sen gideli
Bu sözü hemen yalanlıyor kalbimiz
Az önce kalktınız yerinizden efendim
Az önce kuru et yiyen yetimiydiniz bir annenin
Az önce ateş çıkaran gürzü
Parçalanan kayanın yanına bıraktınız
Zorla çıkarıldığınızda dönüp bakmıştınız o şehre
Şimdi benim içim de o şehir gibi
Zorbaları çok, taşkınlıkları, putları
Sanki hiç ölmeyecek gibi yaşayışları
Ama efendim yine de o şehir gibiyim işte
Bir Ali bıraktınız kalbimde, korku nedir bilmez
Aşinadır kuyuların şivesine
Dönüp bir kez baktınız ya o harabeye
Seni asla bırakmazdım bakışıyla
Bakmaz mısınız benim de o kapkaranlık kalbime
Özlerim çok bastığın yerleri
Mustafa Kutlu ile tanıştığım ilk romandı küçüktüm o zamanlar. Bi ablam "oku bakalım" diye emanet vermişti sonra ne anladın diye sordu hiç bişey anlamamıştım. Sevincini bulduğunu sanan ama sonu hazin olan 2 kadın konuşup duruyordu :) yıllar sonra başka bir ablam hediye olarak aldı. Şimdi bitti ve diyorum ki "Hayatta ne çok sınav var değil mi, sınanmadığımız sınavın kahramanı değilmişiz. Hee insanın sevincini aramakdan da vaz geçmemesi lazım. Hayat sınavı bu. Sorular aynı olsada hepimizin cevabı parmak izlerimiz gibi farklı farklı."
Vay be büyümüşüm :)
zeyneب...Sevincini BulmakMustafa Kutlu
Ene'den sonra bir Üftade ve Hüdayi sevdası oluşmuştu gönlümde önce Bursa'ya gitmeliydim koymuştum kafaya. Fatih Duman'ın birçok kitabını aldım ama Âsâ'yı almamıştım. Bursa' ya gitmeden 1 ay önce kardeşime hediye etmişler. Aldım okumaya başladım ama yarım kaldı. Sonra bi Bursa serüvenim oldu orda da okuyamadım. O sürede Bursa'da heryeri gezdim ama Emir Sultanın çok yakınlarına gitmeme rağmen ona gidemedim, Peygamberimiz(s.a.v)'in torunu olduğunu biliyordum Medine' ye gidemiyorum içim yanıyor bari orda biraz içim rahatlasın dedim ama vuslata eremedim.
Sultanları bilip tanıyınca insan farklı bir lezzet alıyor o eşikte. Edep ile geçiyor o eşikten. O an dedim Emir Sultan Hazretleri önce kendisini bilmemi istiyor. Ben onu bilmeden o beni kabul etmeyecek.
Uzunca bi süre sonra içimde bi yangınla bi an da televizyon başından kalktım ve başladığım bu kitabı bitirmek şimdi nasip oldu. Buhara'dan Medine'ye Medine'den Bursa'ya sadece Allah için, dedesi güzeller güzeli Hz. Muhammed(s.a.v)'in işareti ile gelen Uludağ' ın eteğine yerleşen ömrünü burda geçiren bir seyyid. Medine ve Buhara' yı Bursa da bir eden Sultan. Toprağı işlediği gibi kendi nefsini de, ona gelen nefisleri de işleyen Emir Külal oğlu Emir Sultan. Sanırım şimdi gidebilirim Sultan'a. Edep, hayranlık, aşk, dua ile. Ve sanırım vuslat ne demek ben o gün gerçekten idrak edeceğim
zeyneب...Âsa - Bir Emir Sultan RomanıFatih Duman .