Su

2/10
·192 syf.··
2026 29. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 22:56
Kitap kağıt üstünde Türkiye’nin yakın tarihine, cezaevi süreçlerine ve sürgün yıllarına dair sarsıcı bir tanıklık sunmayı vadetse de, ne yazık ki son dönem Türk edebiyatının en aceleye getirilmiş, üstünkörü işlerinden biri olmaktan öteye gidemiyor. Kitap, iyi kurgulanmış edebi bir eserden ziyade, yazarın kafasındaki politik mesajları ve sloganları aktarmak için karakterleri araç olarak kullandığı yapay bir metne dönüşüyor. Romandaki en büyük fiyasko, hikayenin ve duyguların tamamen kopuk olması. Merkezde yer alması gereken Selim ve Leyla’nın aşkı o kadar ruhsuz ve mekanik işlenmiş ki, okur olarak ne yaşanan acılara ortak olabiliyorsunuz ne de o büyük bekleyişin dramını hissedebiliyorsunuz. Livaneli, araya sıkıştırdığı dünyaca ünlü yazarlardan alıntılarla romana dışarıdan zorlama bir derinlik katmaya çalışsa da, bu parçalı ve aceleci yapı okuyucuyu sürekli hikayenin dışına fırlatıyor. Kitabın Stockholm’de biten finali ise tam bir hayal kırıklığı. Sürgün hayatının ve vatan hasretinin getirdiği o derin psikolojik yıkım, edebiyatın vurucu gücüyle anlatılmak yerine, ülkeyi kötüleme tonunda sığ bir "bizi bu hale getirenler utansın" mesajına indirgeniyor. Özetle; yaşayan insan hikayelerinden yoksun, göze parmak sokan politik mesaj kaygısıyla yazılmış bu roman, ne yazık ki tam anlamıyla bir kağıt israfı.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Su

, bir kitap okudu
2/10
·192 syf.··
2 saatte okudu
·
2026 29. kitabı
Zülfü Livaneli
6.8/10 · 18,2bin okunma
5/10
·392 syf.··
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 19:17
İskender Pala’nın kalemine, divan edebiyatı birikimine ve tarihi kurgularına oldukça aşina bir okuyucuyum; öyle ki bu kitap onun okuduğum 18. eseri oldu. Ancak açıkça söylemeliyim ki bu zamana kadar beni okurken en çok zorlayan, en çok yoran kitabı kesinlikle Efsane oldu. Barbaros Hayreddin Paşa gibi muazzam bir tarihi figürü ve o dönemin Akdeniz dünyasını okuma heyecanıyla başladığım roman, maalesef edebi bir mesaiye ve sabır testine dönüştü. Kitabın en büyük handikaplarından biri, okuma ritmini tamamen baltalayan sözlük düzeni. Denizcilik gibi tamamen yabancı ve ağır bir jargona sahip bir alanda, terimlerin sayfa altında verilmek yerine kitabın en arkasına saklanması çok büyük bir hata. Sürekli arkaya bakmaya çalışmak hikayeden koparıyor, bakmasanız metin eksik kalıyor; bu durum okuyucu için tam bir işkence. Üstelik yazar, dönemi yansıtma çabasıyla metni hikayeden rol çalan teknik bir denizcilik kılavuzu haline getirmiş. Yelken türleri, rüzgarlar ve gemi parçaları arasında olay örgüsü tamamen gölgede kalıyor. Bunun da ötesinde, romanda olaylar değil, durumlar üzerine söz uzatıldıkça uzatılmış. Yazarın o divan edebiyatından gelen betimleme ve içsel durumları sayfalarca sürdürme alışkanlığı metni fazlasıyla hantallaştırmış. Karakterler birbirleriyle konuşmuyor, adeta karşılıklı edebi manifestolar ve ağdalı beyitler fırlatıyorlar. Bir karakterin sitemindeki o can alıcı ihanet veya acı duygusunu hissetmek yerine, günlük konuşma dilinden tamamen uzak, yapay cümleleri çözmeye çalışırken yoruluyorsunuz. İnsan okurken ister istemez "Ne diyorsun sen?" diye isyan etmekten kendini alamıyor. İskender Pala’nın o alışık olduğum, hikayeyi ön plana alan ve dili yormadan akıtan tarzından sonra bu kitap, bunca kelime kalabalığının arasında boğulmuş ve çok daha kısa, net olabilecekken
1000Kitap
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 202016,5bin okunma

Su

, bir kitap okudu
5/10
·392 syf.··
6 günde okudu
·
2026 28. kitabı
İskender Pala
8.5/10 · 16,5bin okunma
O Tanrının kudretinden çoğu zaman "delidir ne yapsa yeridir" şeklinde bir keyfe keder davranma hâlini anlıyor. Oysa biz her işi hikmetli olan bir Allaha iman ediyoruz.