Ebru

Puan vermedi·141 syf.··
2024 3. kitabı
Sırça Köşk, Sabahattin Ali'nin toplumsal eleştirileri mizahi ve alegorik bir dille sunduğu, kısa hikayeler ve masallardan oluşan bir eserdir. Kitapta, insan doğası, sosyal adaletsizlikler, iktidar ilişkileri ve sınıf farklılıkları gibi evrensel temalar işlenir. Örneğin, "Sırça Köşk" adlı hikaye, halktan kopuk bir şekilde lüks içinde yaşayan bir grup zengin insanı anlatır. Sırça bir köşkte yaşayan bu kişiler, halkın ihtiyaçlarına ve sorunlarına duyarsızdır. Sonunda, halk köşkü yıkarak adaleti sağlar. Bu masal, toplumda var olan sınıf farklılıklarını ve adaletsizlikleri alegorik bir dille anlatır. Aynı zamanda güç ve iktidar sahiplerinin halktan kopukluğunu anlatırken, "Açlar" ve "Köpek" gibi hikayeler insanın ahlaki çelişkilerini ve toplumsal duyarsızlıkları gözler önüne serer. Sabahattin Ali'nin keskin gözlemleri ve zengin anlatım tarzı, okuyucuya derinlemesine düşünme fırsatı sunar. Kitap, evrensel ve zamansız temaları sayesinde her dönemde güncelliğini koruyan önemli bir eser olarak okunmaya değerdir. Beni en çok etkileyen hikayeleri; Sırça Köşk, Devlerin Ölümü, Açlar ve Köpek olmuştur.
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,7bin okunma
Reklam
“Kurtlukta düşeni yemek kanundur.”
Puan vermedi·304 syf.··
2024 2. kitabı
Kurt Kanunu okuduğum en güzel romanlardan biridir. 1926 yılında Mustafa Kemal’e suikast girişimini konu alır. Yani gerçek olaydan ve kişilerden esinlenilerek kurgulanan bir eserdir. Eski Ankara valisi olan Abdülkerim; Mustafa Kemal’i vurdurmak için Ziya Hurşit, Gürcü Yusuf ve Laz İsmail’i ikna eder. Her şey plana uygun olursa sarı paşa ölecek Abdülkerim de hükümeti kurup ülkenin idaresini eline alacaktır. Plan başarısız olursa Ziya Hurşit tüm sorumluluğu üzerine alacak böylece Abdülkerim de kurtulacaktır. Sarı paşanın İzmir’de olduğu gazeteden öğrenilince bu planın içinde olan Lazistan Mebusu Ziya Hurşitle adamları 1926 Temmuz’unda İstanbul’dan İzmir’e geçerler. Birkaç gün sonra İzmir Suikastinin başarısız olduğu ve tertip edenlerin yakalandığı öğrenilir. Üstelik gazeteler azmettiricilerin de aranmakta olduğunu yazar. Baytar Rasim, Abdülkerim’in yanına gelerek işin içinde olmamasına rağmen Kara Kemal’inde suikaste dahil edildiğini söyler. Bunun üzerinde Abdülkerim, Kara Kemal’in haksız yere yakalanmasını önlemek için onu uzaklaştırmaya karar verir. Eski ittihat ve terakki arkadaşı olan Kara Kemal’i evinde bulur ama bu işe onu nasıl bulaştırdıklarını nasıl anlatacağını bilemez. Laf arasında buralardan gidelim dediği anda Kara Kemal’in adamı polisin onu aramaya geldiğini haber verir. Sarı paşaya suikast işine karıştırıldığından ve tüm sorumluluğun kendi üzerine yıkılacağından haberdar olur. Kara Kemal saklanmanın suçu kabul etmek olacağını söylese de başka çaresi olmadığını anlayınca Abdülkerimle kaçmaya ikna olur. Sonunda Belgrad Ormanlarındaki bir çiftlikte gizlenirler. Ama Abdülkerim bu çiftliğinde basılacağının haberini alır. Baskıncılara pusu kurarak kaçmayı başarırlar ve tek başına hareket etmek daha doğru olacağından yolda ayrılmaya karar verirler. Kara Kemal,
Kurt KanunuKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20266,5bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2024 1. kitabı
Mekan üzerinden Osmanlı’nın nasıl çöktüğü bir kuşağın yerini kendinden sonra gelen riyakar kuşağa nasıl bıraktığının temsili haline gelen bir eserdir. Osmanlı’da gösterişli evler konak olarak adlandırılırdı. Yakup Kadri üç kuşağın çatışmasını Naim Efendi (dede), Servet Bey(damat), Seniha Hanım (torun) üzerinden anlatma girişiminde bulunur. Naim Efendi tahmin edileceği üzere muhafazakar olan taraftır ve kendinden sonra gelen kuşağın (Servet Bey ve Seniha Hanım) Batılılaşma uğruna hareketlerinde gelen değişimler onu oldukça rahatsız etmektedir. Milli edebiyatın önemli eserlerinden olan Kiralık Konak oldukça sürükleyici, etkileyici bir kitaptı. Osmanlı’nın çürümüşlüğünün ve kuşaklar arası çatışmanın simgelendiği eşsiz eserlerden birisidir. Tavsiye ederim.
Kiralık KonakYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202321,8bin okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2023 17. kitabı
Bauman bu kitabında değişen yeni koşullar dahilinde ortaya çıkan çalışma etiği kavramı ile insanların “çalışmazsam mahvolursun” şiarına nasıl kurban gittiklerini anlatmaktadır. Kapitalizmin gelişmesiyle beraber çalışma etiğinden tüketim estetiğine geçiş aşaması sonrasında refah devletinin yükseliş ve düşüş aşamalarıyla birlikte yeni yoksulların ortaya çıkışını ele almaktadır. Yeni yoksulluk biçimini artık birtakım temel kaynaklara sahip olamamak üzerinden değil “tüketememek” olarak nitelendirmektedir Bauman. Modern tarih boyunca meydana gelen yoksulluk içinde yaşamanın ve bu sefaletten kurtulmanın umut ve olanaklarında geçen aşamaları göstermeye ve bu değişimin toplumsal sonuçlarının dökümünü yapmaya çalışmaktadır. Bunu yaparken artan yoksulluğu yenmek ve sıkıntılarını dindirmek için bulunan sınanmış ve iyi bilinen çarelerin, günümüzdeki yoksulluğun sorunlarını kavramaya ve çözmeye ne ölçüde uygun olduğunu (ya da olmadığını) dikkate almayı amaçlamaktadır. Sosyoloji ve siyaset meraklıları için bu eser sürmekte olan toplumsal bir sorunun değişen anlam ve önemi üzerine paha biçilmez değere sahiptir.
Çalışma, Tüketicilik ve Yeni YoksullarZygmunt Bauman · Sarmal Yayınları · 199946 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2023 16. kitabı
Gargantua isimli bir dev ve onun ironik, gülünç ve destansı yaşamı üzerinden insanı insana anlatma çabasındadır yazar. Orta çağa bok atıp Rönesans güzellemesi yapan insanlara güzel bir eleştiri niteliğindedir Rabelais’nin kitabı. Gargantua bir çişiyle koca bir orduyu yerle bir edebilir. Küçük yaştan itibaren babası sofistlerden eğitim alması için Gargantua’yı yönlendirir ancak Gargantua bu eğitimlerin hiçbirinden memnun kalmaz ve kendisini beslediğini düşünmez, eğitmenleriyle dalga geçer. Burada aslında Rabelias’nin okurlara bir eğitim modeli sunduğunu da görmekteyiz. Rabelias kitapta sadece Gargantua üzerinden insanlığa değil kendi yaşamına da projeksiyonlar tutmaktadır. Fransızca aslını okumayı dilerdim çünkü söylenene göre dili öyle bir kullanıp süslüyormuş ki bu dil üzerinde yapılan akrobasiyi gördükçe zekasına hayran kalmamak elde değilmiş. Hasan Ali Yücel’in çevirisi ile kimi noktalarda bu oyunları dipnotlarda görme imkanı bulsam da aslından okumakla bir olmadığının farkındayım. Yine de beni oldukça tatmin eden bir kitap oldu. Gargantua isimli absürd bir dev üzerinden insana ve insanlığa ilişkin koca bir eleştiri kitabıdır Gargantua ve bunun yanı sıra yazarın mükemmel üslubu, farklı kurgusu ile kitap oldukça eğlenceliydi.
GargantuaFrançois Rabelais · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,433 okunma
Reklam