en

en
@falsoluz
there is no comfort, you just choose your burden. 20 ୨ৎ infj ୨ৎ
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2024 00:00
yalan yok, kitabın ilk 70 sayfası boyunca kendi kendime ne okuyorum ben böyle diye defalarca kez sordum. belki benim algılarım kapalıydı o ara bilmiyorum ancak evrene alışmam biraz uzun sürdü diyebilirim. bir puan kırma nedenlerimden biri bu. yüz sayfa okuduktan sonra zaten kitabı bırakamadım, 300 sayfayı yutmuşum bir günde. o yüzden evrene alışmakta zorluk çekip bırakmazlık yapmayın derim kesinlikle. çünkü sihir sistemi başta kafamı karıştırsa dahi ilerleyen zamanda çok hoşuma gitti. tüm kartların ne işe yaradığını fark etmeden de ezberliyorsunuz zaten. onun dışında, bu seriye bir nevi found family diyebiliriz bence? ihanet ve yalanlar orada bir yerde olsa dahi gelecekte ravyn'in ailesi ile elspeth'in yakınlaşması muhtemel gözüküyor benim için. belki bu da elm'i çok sevdiğimden kaynaklanıyordur. elm ile elspeth ikilisini okumayı özellikle sevdim mesela. hayattan, gerçekçi bir ilişki gibi hissettirdiler bana. ione ile elm'in sinyallerini de çakıyordu yazar alttan alttan, o sebepten ötürü elspeth ile dost, ione ile de romantik bir ilişki geliştirmesini bekliyorum dört gözle. elspeth'i de karakter yazımı olarak genel anlamda sevdiğimi söyleyebilirim. kitabın başında başka, sonunda bambaşka olan karakterleri okumak hoşuma gidiyor. ayrıca elspeth'in on bir yılını kabus ile geçirmiş olması daha sağlam yapıyor karakter gelişimini fikrimce. bir anda neydim ne oldum tarzı yazım şeklini hoş bulmuyorum. temelleri çoktan atılmış bir başrol olması çok daha iyi. sanırım bazı insanlar duygularının pek de düzgün yansıtılmadığını düşünmüş. buna hak verebilirim ancak genel anlamda donuk bir karakter zaten elspeth, yazarın da tamamen o donukluğa odaklanmak istediği fikrindeyim. ravyn ise garip bir şekilde nefret etmediğim nadir erkek başroller listesine girdi. kabadayı, klişe badboy
Bir Karanlık PencereRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20232,047 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

en

, bir kitap okudu
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2024 00:00
·
2024 16. kitabı
Rachel Gillig
8.6/10 · 2.047 okunma
6/10
·312 syf.··
2024 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 04:00
bu kitabı 'hayalkırıklığı' kelimesiyle sınırlandırmak çok isterdim ancak bir şekilde tanımlayacaksam sanırım açıklama yapmam gerekiyor. ikinci kitabına 10/10 puan verirken asla tereddüt etmemiştim, ancak bu kitaba altı puan verirken dahi pek emin olamadım yaptığımdan. diğer okurların rahatsız olduğu şeyleri gözden geçirdim de, genel anlamda herkes apollo'nun bakış açısıyla yazılan bölümlerin çokluğundan şikayetçi. bu beni kitaptan uzaklaştırmadı aslında. çünkü apollo'nun iyi yazılmış bir villain olduğunu düşünüyorum. serinin başından beri aldığımız karakter gelişimi ve yavaş yavaş kendini açığa çıkarması hoşuma gitti. benim kitapla ilgili asıl sorunum jacks'i hiç görmemiş olmamız. kötü karakteri başrolden daha fazla okumak ne kadar mantıklı bilmiyorum. ayrıca jacks'i gördüğümüz o çok nadir anlarda da diyalogları bayat geldi bana. hani ikinci kitapla üçüncü kitabı tamamen farklı biri yazmış gibi. jacks'i hiç okumamış biri. evreni sevdiğimden dolayı sıkıldığımı söyleyemem fakat yazarın son dakika aklına gelmiş gibi bir şeyler sıkıştırmasından bıktım açıkçası. bu aslında şuymuş, şu aslında buymuş... konumuz onlar mı gerçekten? valor hikayeleri beni asla kendine çekmedi misal, okurken göz devirdim hep. 300 sayfalık bir kitap zaten, yazar da sanki "acaba başrolleri ne kadar az gösterebilirim," diye düşünerek yazmış. YINE DE. yine de apollo gibi güzel bir villaini okumak zevkliydi. bir ara kitabı fırlatmak istediğimi hatırlıyorum, bunu hissettirebilmesi bile bir şeydir sanırım. lala ve kaos sahnelerini jacks ve eva sahnelerinden daha çok sevmiş olmak beni utandırıyor açıkçası. aurora'nın da gereksiz bir eklenti olduğu kanaatindeyim. ne kazandırdı, ne kaybettirdi...
Gerçek Aşkın LanetiStephanie Garber · Dex Kitap · 2023790 okunma
9/10
·664 syf.··
2024 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2024 04:05
"O gün havada umut kokusu vardı, tüm Oxford bir ışık kaynağı gibi parlıyordu ve Robin aşık oluyordu." Bu cümle sabahtan beri zihnimin içinde yankılanıyor. Kendi ülkesinden, kendi isminden, hatta kendi dilinden vazgeçmek zorunda bırakılan Robin'in nihayet ölümün kıyısına geldiğinde kaybettiği her şeye yeniden kavuşması çok güzeldi. Kitabın her kıyısında ırkçılığı, cinsiyetçiliği hissettim ancak Robin'in asıl adını bilmemek benim için trajediydi maalesef. Çünkü yazarın ırkçılığı isim detayıyla ustaca bağdaştırdığını düşünüyorum. İngilizce bir isim kullanmak Robin'i daha az Çinli yapar mıydı mı? Peki İngiliz olmak Letty'yi daha az kadın yaptı mı? Hayır. Karakterlerin işlenişi her ne kadar donuk hissettirse de, Letty'ye empati kurabildiğimin altını çizmek isterim. İhanet edeceğinin çanlarını daha en başında çalıyordu yazar zaten ama bunu "ondan nefret edin," şeklinde değil, "neden ihanet ettiğini anlamaya çalışın," şeklinde okuyucuya sunmak istediğini düşünüyorum. Kuang'ın hiçbir karakterini siyah ya da beyaz olarak görmeyi doğru bulmuyorum açıkçası. Dengeyi kurmayı iyi biliyor. Onlar hakkında rahatsız olduğum tek konu, Haşhaş Savaşı karakterleriyle -neredeyse- aynı olmalarıydı. Robin'in kitap başındaki kişiliği ile sonundaki aynı değil ve hayır, bu karakter gelişimi değil. Kuang, başrollerinin duygularını aktarırken histeri krizlerini ve öfkelerini sona saklamayı seviyor. Yine de bir zaman sonra baydığını söyleyebilirim. Rin ve Robin'i benzetmeye çalışması hoşuma gitmedi. Çünkü Griffin ve Altan da benziyorlar, Letty ile Nezha da öyle. Hatta Victorie ve Kitay. Sürekli aynı ruhları kullanması okuyucunun gözüne batar, eminim. Belki benim dışımda kimseyi rahatsız eden bir mesele değildir ancak kitapları birbiri ardına okuyan herkes bunu fark edebilir. Karakterleri kenarı
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,938 okunma