"Taşındığımdan beri sevdiğim ve Ben yanıma taşındıktan sonra 'bizim' olan bu daire ansızın bana ihanet etmişti. Ben öldüğünden beri bir santim bile yerinden oynamamıştı. Sanki olanları umursamıyor gibiydi. Ben'in, holün orta yerinde duran ayakkabılarını kaldırıp bir köşeye koymamıştı. Onun artık kullanamayacağı battaniyeyi katlamamıştı. Diş fırçasını gözden uzak bir yere götürmeye bile zahmet etmemişti. Daire sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Ama her şey değişmişti. Duvarlara onun gittiğini söyledim. "O öldü. Artık eve dönmeyecek."